MADRA DAĞI'NIN AHI: KAÇ GRAM ALTIN BİR NEFES EDER?
Balıkesir'in göğsüne yine bir hançer mi saplanıyor?Gündeme düşen iddialar ve paylaşılan veriler, kan donduran cinsten. Madra Dağı'ndaki altın madeni kapasite artırımı projesi için tam 66 bin ağacın kesilmesi gündemde. 66 bin... Rakamla yazınca kolay geliyor, değil mi? Ama o rakamın arkasında onlarca yıllık bir ekosistem, binlerce canlı türü, toprağın tutunduğu kökler ve Balıkesir'in ciğerleri yatıyor.

Sanayileşmeye, üretime ya da ülkenin maden zenginliklerinin değerlendirilmesine kimse karşı değil. Ancak asıl soru şurada düğümleniyor: Maliyet, sadece bilançodaki rakamlar mıdır?Bir dağın ekosistemini bozmanın, yer altı sularını zehirleme riskini göze almanın ve binlerce ağacı yok etmenin bedelini hangi maden şirketi ödeyebilir?
Topraktan çıkarılacak birkaç ton altının parıltısı, yarın çocuklarımızın soluyacağı temiz havanın ya da içeceği bir bardak berrak suyun yerini tutabilir mi? Ekoloji biliminin şaşmaz bir kuralı vardır: Doğadan çaldığınız her şeyi doğa, sizden fırtınayla, kuraklıkla ve felaketle geri alır. Anayasa'nın 56. maddesi açıkça der ki: "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek, devletin ve vatandaşların ödevidir. "Bizler bugün burada ne kimseyi suçluyoruz ne de provoke ediyoruz.
Biz sadece Anayasa'nın bize verdiği o ödevi yerine getiriyor ve kamuoyu adına soruyoruz: Bu kapasite artırımı kararı verilirken yerel halkın, köylünün ve doğanın sesi yeterince dinlendi mi? Balıkesir'in geleceği, kısa vadeli maden kârlarına kurban edilecek kadar ucuz mu? Madra'ya Kıymayın! Yetkililere, karar vericilere ve vicdan sahibi herkese açık çağrımızdır: "Bu kararı yeniden inceleyin".
Madra Dağı'nın sessiz çığlığına kulak verin. Ağaçlar konuşamaz, geyikler dilekçe veremez, kuşlar mahkemeye başvuramaz. Onların sesi olmak, bu topraklarda yaşayan her bir vatandaşın borcudur.Geleceğimizi kesip baltalamayın. Madra Dağı nefessiz kalırsa, Balıkesir boğulur!
YAZAR: Meliha ATEŞ
Baglantilar
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
TTM' DE GÜNEŞ ALTINDA KALAN SADECE VATANDAŞ DEĞİL, YEREL YÖNETİM ANLAYIŞIDIR!
Yazın kavurucu sıcağında Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi’ne TTM'ye yolunuz düştü mü hiç? Düşmediyse çok şey kaybetmediniz derdim ama aslında çok şey kaçırıyorsunuz.Halkın nasıl bir çileye terk edildiğini gözlerinizle görme fırsatını!

Köşe Yazısı
FERİBOTSUZ GEÇEN 5 YIL

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 3
Busbecq’in mektuplarında Türklerin zamanla olan imtihanına değinir. Türk zaman ölçüm aracı bilmez. Sabah oldu, öğlen oldu, akşam oldu gibi mefhumları vardır. Ama batıdan gelen kurmalı saatlere hayrandır. Bu saatlerin zamanı şaşmaz biçimde göstermesi Türk için hayret-i şayan bir durumdu. Türklerin parayı çok sevdiğini de ayrıca belirtir. “Türklerin katı yüreklerini yumuşatmanın tek yolu buymuş”. Ama gene de Türklerin askeri disiplini ve ahlaklarını çok beğendiğini de söyler. Sokak hayvanlarına çok düşkün olduklarını bunları dövenlere hemen tepki verdiklerini de ekler. Yani gözlemleri oldukça objektif denilebilir.