CHP, CHP'DEN AYRILDI
Mutlak butlanla genel başkanlığa oturan KK, şimdi CHP'ye yönetici arıyor. Birileri de her fırsatta CHP'li olduğunu vurgulayarak CHP'den asla ayrılmayacağını haykırıyor. Amaç koltuk.

Farkında değil. Asıl gerçek şu: CHP, CHP'den zaten ayrıldı.
Bugün ayrılanlar ve yarın Yeni Parti'de buluşacak olanlar ise tam da şu bilinçle hareket ediyor:
Parti amaç değildir, araçtır.
Tıpkı bir çekicin, bir kalemin, bir geminin araç olması gibi. Çekiç tek başına ne kutsaldır ne de lanetlidir. Önemli olan o çekicin kimin elinde olduğu ve ne için kullanıldığıdır. Duvar yıkmak için mi, ev yapmak için mi?
Siyasi partiler de böyledir.
Bir partinin ismi, logosu, rengi, tarihi ve marşı elbette önemlidir. İnsana aidiyet verir. Ama o aidiyet aklın önüne geçtiği an tehlikeli bir hal alır. Partiyi sorgulanamaz, eleştirilemez bir kimliğe, bir futbol takımına dönüştürdüğümüz an asıl soruyu sormayı bırakırız:
Bu araç kime hizmet ediyor?
Yıllarca siyasete bu soruyla bakmayı unuttuk. "Bizim için doğru olan ne?" diye değil, "Bizim parti ne diyor?" diye sorduk.
Ona göre karar verdik.
Partinin söylediği her şeyi doğru kabul ettik, karşı tarafın söylediği her şeyi peşinen yanlış ilan ettik. Böylece partiler bizi değil, biz partileri sırtımızda taşıdık. Yani pusulayı ters tuttuk.
Şimdi ise şunu söylüyoruz: Bu politika, bu karar, bu yasa kime yarıyor? Çiftçiye mi, kiracıya mı, esnafa mı, sanayiciye mi, gence mi, emekliye mi? Yoksa sadece koltuğunu korumaya çalışan dar bir zümreye mi?
Bir parti yoksulun sofrasındaki ekmeği büyütüyorsa, gencin umudunu bu topraklarda tutuyorsa, adaleti herkes için eşit kılıyorsa görevini yapıyordur. İsmi ne olursa olsun.
Ama aynı parti halktan kopmuşsa, sadece kendi etrafındaki üç beş kişiyi zengin ediyorsa, sesi çok çıkanı koruyup sesi çıkmayanı eziyorsa o aracın direksiyonu kırılmış demektir. O zaman en afili logonun da en heyecanlı sloganın da bir anlamı kalmaz.
Tarihe bakın. Bu ülkede tabelalar değişti, partiler kapandı, yenileri açıldı. Ama milletin vicdanında kalanlar hep bir zümreye değil, millete hizmet edenler oldu.
Onun için gelin ezberimizi bozalım. Siyasetçilerin rozetine değil, rotasına bakalım. Hangi partiden olduğuna değil, hangi dertten yana olduğuna bakalım.
Çünkü partiler gelir ve geçer. Kalıcı olan memlekettir, millettir, insandır.
Ve araç ancak sahibine sadık kaldığı sürece değerlidir.
Ne yazık ki butlan CHP'si sahibine sadık kalmamıştır.
Sahibi de onu bir kaç koltuk meraklısı ile başbaşa bırakmıştır, bırakacaktır.
YAAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
MADRA DAĞI'NIN AHI: KAÇ GRAM ALTIN BİR NEFES EDER?
Balıkesir'in göğsüne yine bir hançer mi saplanıyor?Gündeme düşen iddialar ve paylaşılan veriler, kan donduran cinsten. Madra Dağı'ndaki altın madeni kapasite artırımı projesi için tam 66 bin ağacın kesilmesi gündemde. 66 bin... Rakamla yazınca kolay geliyor, değil mi? Ama o rakamın arkasında onlarca yıllık bir ekosistem, binlerce canlı türü, toprağın tutunduğu kökler ve Balıkesir'in ciğerleri yatıyor.

Köşe Yazısı
TTM' DE GÜNEŞ ALTINDA KALAN SADECE VATANDAŞ DEĞİL, YEREL YÖNETİM ANLAYIŞIDIR!
Yazın kavurucu sıcağında Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi’ne TTM'ye yolunuz düştü mü hiç? Düşmediyse çok şey kaybetmediniz derdim ama aslında çok şey kaçırıyorsunuz.Halkın nasıl bir çileye terk edildiğini gözlerinizle görme fırsatını!

Köşe Yazısı