21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,07 ₺EUR/TRY:56,25 ₺ALTIN:7.005,11 ₺Bandırma:23,3 C
Sağlık

“Disleksili çocuklar harfleri ve heceleri karıştırıyor, yanlış yazıyor”

Uzman Psikolog Deniz Erden, disleksi olarak bilinen okuma ve yazma güçlüğünün çocuklarda çok erken dönemlerde başladığına dikkat çekti. Erden, bu çocukların harf ve hece karışıklıkları yaşayabileceğini, zaman zaman sağ ve sol yönlendirmeleri...

Velhasıl Gazetesi
Uzman Psikolog Deniz Erden, disleksi olarak bilinen okuma ve yazma güçlüğünün çocuklarda çok erken dönemlerde başladığına dikkat çekti. Erden, bu çocukların harf ve hece karışıklıkları yaşayabileceğini, zaman zaman sağ ve sol yönlendirmeleri karıştırabileceğini ve imla ile noktalama hataları yapabileceğini ifade etti. Bu tür durumların çocukların geleceğini olumsuz etkilememesi için ebeveynlerin ve öğretmenlerin belirtileri yakından takip etmelerini tavsiye etti.

Uzman Psikolog Deniz Erden, disleksi olarak bilinen okuma ve yazma güçlüğünün çocuklarda çok erken dönemlerde başladığına dikkat çekti. Erden, bu çocukların harf ve hece karışıklıkları yaşayabileceğini, zaman zaman sağ ve sol yönlendirmeleri karıştırabileceğini ve imla ile noktalama hataları yapabileceğini ifade etti. Bu tür durumların çocukların geleceğini olumsuz etkilememesi için ebeveynlerin ve öğretmenlerin belirtileri yakından takip etmelerini tavsiye etti.

Acıbadem Bursa Hastanesi Uzman Psikolog Deniz Erden, toplumda oldukça sık rastlanılan, normal zekaya rağmen okuma ve yazma gibi konularda öğrenme güçlüğü olarak bilinen “disleksi” hakkında önemli bilgiler verdi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre disleksinin “yeterli zekâ, sosyokültürel fırsatlar ve bireye uygulanan eğitime rağmen verimli okuma becerisi kazanmada meydana gelen beklenmedik ve kalıcı başarısızlık” olarak tanımlandığını belirten Psikolog Erden nedenleri tam olarak aydınlatılmamış olmakla birlikte genelde doğum öncesi ve doğum sonrası beyin gelişimi sırasında etkili faktörlere göre ortaya çıktığını söyledi.

Bu faktörleri de “Genetik yatkınlık, yetersiz ve dengesiz beslenme, gebelik sırasında geçirilen bazı hastalıklar ve bilinçsiz ilaç kullanımı, uzun ve zor doğum, plasenta anomalileri, doğumdan sonra bebeğin nefes almasındaki gecikme, geçirdiği ateşli hastalıklar” olarak ifade etti.

Psikolog Erden, okul öncesi dönemdeki dislektik çocuklarda görülen belirtilere dair “Konuşmada gecikme görülebilir. Birbirine yakın heceli kelimelerde sesler karıştırılır ('Su' yerine 'bu' gibi). Ayakkabıların bağlanmasında başarısızlık yaşanır. Sağ-sol karıştırılır. Bir iş yapılırken her iki el de kullanılır, kullanılacak el konusunda belirgin bir seçim yapılamaz. Alfabedeki harf ve seslerin öğrenilmesinde zorluk yaşanır. Zaman ve yön kavramları birbirine karıştırılır” diye konuştu.

“Genellikle d ile b ve p ile b gibi harfler birbirine karıştırılır”

Erden, okul dönemine gelmiş çocuklarda ise şu belirtilerin gözlemlendiğini söyledi: “Okuma geç ve zor öğrenilir. Yavaş ve hatalı okunur. Yazı bozuklukları çok sık görülür. Matematikte güçlük çekilir. Çarpım tablosunu öğrenememe görülür. İmla ve noktalama hataları yapılır. D ile b, p ile b harfleri karıştırılır. Okuduğunu anlamada sorun yaşanır. Okurken sık sık harfler karıştırılır ('dağ' yerine 'bağ', 'sal' yerine 'şal' vb.) Harflerin sırası karıştırılır (kız yerine 'zık' veya 'ızk' vb.).

Benzer kelimeler birbirine karıştırılır (incir yerine zincir, 'en' yerine 'ne' vb.) Ayna görüntüsü ile ters olarak yazmaya rastlanır. Bazı kelimeler yanlış hecelenir, hece atlanır, heceler tersten okunur - yazılır. Sesli okuma sırasında vurgulamalar inişli - çıkışlı olur ve noktalama işaretleri görülmez. Dil sorunları görülür. Sayfa yanlış ve düzensiz kullanılır, çizgiler arasında yazmada zorluk yaşanır. Kelimeler çok yer kaplayacak şekilde aralıklı veya birbirine çok bitişik yazılır. Yuvarlak ve düz çizgiden oluşan harfleri yazmada zorluk yaşanır.”

Yanlış bilinenler

Disleksi hakkında çok fazla yanlış bilginin yayıldığına değinen Psikolog Erden, bu yanlışları “Disleksili bireyler ‘geriye okuma’ yaparlar. Erkeklerin kızlara oranla disleksi olma durumu fazladır. Sol el kullananların disleksili olma oranı daha fazladır. Başarılı bireylerin disleksili olma ihtimali yoktur. Disleksili bireylerin hepsi özel yetenekli bireylerdir. Zekâ ile disleksi arasında doğrusal bir ilişki vardır. Disleksi toplumlarda nadir görülen bir durumdur. Bir birey okuyabiliyorsa o disleksili olamaz. Okuma eğitimi başlamadan önce bireydeki disleksi teşhis edilemez. Disleksi çocuklarda bulunur, yetişkinlerde bulunmaz. Disleksi yalnız medikal tedavi yöntemleri ile tedavi edilebilir” şeklinde sıraladı.

“Anne babalar geç konuşma durumuna dikkat etmeli”

Okul ortamına gelmeden ve okuma deneyimi ile tanışmadan önce disleksinin teşhis edilemeyeceği konusundaki inanışların da yanlış olduğunu belirten Psikolog Erden, sözlü dil becerileri kazanımlarında sıkıntı yaşayan çocukların sonrası için disleksi riski taşıdığını söyledi. 12 aylık çocuklarda görülen zayıf kelime alımı ve 18 ayda görülen zayıf kelime üretiminin ileriki yaşlarda görülecek dil gecikmesine işaret ettiğini vurgulayan Psikolog Erden, disleksili bireylerin ailelerindeki okuma güçlükleri araştırılarak bireylerin konuşmalarındaki gecikmeye; tekerlemeleri hatırlama ve konuşurken sıklıkla kelimeleri karıştırma gibi konuşma problemlerine, zaman ve mekân kavramlarını kullanmada, sayma ve rakamsal işlemleri öğrenmede sıkıntı yaşamalarına dikkat ve yoğunlaşma problemleri çekmelerine ve düşük benlik algısının varlığına bakılarak erken teşhis yapılabileceği konusunda anne babaları uyardı.

“Öğretmenin de velinin de farkındalığı çok önemli”

Erken tanının bu çocukların geleceğini etkileme açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Psikolog Erden, bu durumun çocukların sadece akademik hayatlarını değil, akademik başarısızlık nedeniyle psikososyal gelişimlerini de olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Erken tanının, veli ve öğretmenlerdeki farkındalık ile mümkün olduğunun altını çizen Psikolog Erden, “Soruna yaklaşımda okul, aile, psikolog, psikiyatrist ve özel eğitim uzmanı işbirliği gereklidir. Çocuğun güçlük çektiği alana özel sözel, işitsel ve görsel eğitim metotları seçilmeli, özel geliştirilmiş bilgisayar programlarından yararlanabilir, yazarken klavye kullanımı gibi yöntemler kullanılmalı, ayrıca bilgiyi ölçmede yazılı yerine sözlü sınav, çoktan seçmeli test gibi uygulamalara yer verilmelidir” dedi.

(İHA)

”Tek tek serum fizyolojik içeren flakonlar varsa kullanmayalım”

Devamı

İlginizi Çekebilir

NOMOFOBİ: CEP TELEFONUNDAN UZAK KALMA KORKUSU GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

Sağlık

NOMOFOBİ: CEP TELEFONUNDAN UZAK KALMA KORKUSU GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

Uzmanlar, akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte nomofobi vakalarının özellikle gençler arasında dikkat çekici seviyelere ulaştığını belirtiyor.

11 Haziran 2026 10:58
Planlı Sezaryen Yasaklandı (2)

Sağlık

Planlı Sezaryen Yasaklandı

Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesine göre, özel hastanelerde tıbbi gerekçe olmadan planlı sezaryen doğum yapılması artık yasak. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, doğum yapacak merkezlerde yeni kriterler de belirlendi. Özel Hastanelerde Planlı...

20 Nisan 2025 16:53
Hipertrikozis, vücutta aşırı kıl büyümesiyle karakterize nadir bir hastalıktır. Doğumda var olan ya da sonradan gelişen iki ana formda görülür. Genellikle "kurt adam sendromu" olarak bilinen bu durum, vücutta her bölgede ya da belirli alanlarda aşırı kıllanma ile kendini gösterir.

Sağlık

Hipertrikozis Nedir?

Hipertrikozis, vücutta aşırı kıl büyümesiyle karakterize nadir bir hastalıktır. Doğumda var olan ya da sonradan gelişen iki ana formda görülür. Genellikle "kurt adam sendromu" olarak bilinen bu durum, vücutta her bölgede ya da belirli alanlarda aşırı kıllanma...

18 Aralık 2024 14:07
Kış Mevsiminde Sağlıklı Kalmanın Yolları

Sağlık

Kış Mevsiminde Sağlıklı Kalmanın Yolları

Kış mevsiminde sağlıklı kalmak için bağışıklığı güçlendirme, beslenme, egzersiz ve cilt bakımı ipuçlarını keşfedin. Kış mevsimi, soğuk havanın getirdiği zorluklarla beraber sağlığımız üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Bu dönemde bağışıklık sistemimizi...

16 Ekim 2024 04:11
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Alirıza Erbay, sağlıklı bir kalp için atılabilecek adımlara dikkat çekerek, 'Kalp sağlığınızı korumanın ilk adımı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmektir. Düşük yağlı, düşük tuzlu ve lif açısından zengin yiyecekleri tercih edin. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren bir diyet kalbinizi korur' şeklinde konuştu.

Sağlık

“Kalp sağlığını korumak 5 adımda mümkün”

Kalp hastalıkları, günümüzde en yaygın sağlık problemlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta ve yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Ancak, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Alirıza Erbay'ın da belirttiği gibi, sağlıklı bir kalbe sahip olmak için atılacak...

11 Ekim 2024 05:16
diyabet, sensör teknolojisi, Tip 1 diyabet, sürekli glukoz takibi, çocuk diyabet yönetimi, okul başarısı, Prof. Dr. Şükrü Hatun

Sağlık

Sensör Teknolojisi Diyabetli Çocukların Okul ve Sosyal Hayatını Kolaylaştırıyor

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabetli çocuklar için sensör teknolojisinin okul ve sosyal hayatlarını normalleştirdiğini vurguladı. Sürekli glukoz takibi sağlayan bu teknoloji, Tip 1 diyabetli çocukların günlük hayatlarını kolaylaştırırken, ailelerin endişelerini azaltıyor ve çocukların eğitim başarısını olumlu yönde etkiliyor.

11 Eylül 2024 12:25
Aşırı şeker tüketimi, vücutta birçok olumsuz durumu beraberinde getirirken, insülin direncini artırması nedeniyle bir türlü doygunluk hissinin sağlanamamasına neden olabiliyor. “Şekerin; ağız ve diş sağlığından, cilt sağlığına, mide sorunlarına ve hafıza gibi birçok bölgeye zararları göz ardı edilmemelidir.” diye açıklamada bulunan Diyetisyen Yasemin Polat, Susurluklulara süreli ve aralıklı perhizler yaparak değil hayatı perhizleştirerek yaşamının daha sağlıklı olacağı uyarısında bulundu.

Sağlık

Bol Su İç; Hayatını Kurtar !

Sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi açısından önemine dikkat çeken Diyetisyen Yasemin Polat, bol su tüketimini ve hareketli bir yaşam benimsemenin önemine dikkat çekti.

07 Eylül 2024 22:05
kalp krizi, sağlıksız beslenme, doymuş yağ, Yasemin Polat, Susurluk, kolesterol

Sağlık

Sağlıksız Besinlerle “Krizi Tetiklemeyin”

Diyetisyen Yasemin Polat, sağlıksız beslenmenin kalp krizi riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle doymuş yağlar konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurguladı. Polat, ağır ve tuzlu yemeklerden, aşırı alkol tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtti ve kalp krizi riskini azaltmak için uzak durulması gereken yiyecekleri sıraladı.

28 Temmuz 2024 13:32
Yakup Türkel _“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”

Sağlık

“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”

ALS hastalığı hakkında açıklamada bulunan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, “İyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir. Günümüzde hastalıkla baş edebilmek için pek çok imkân bulunmaktadır. Bu imkânlar, her hastanın ihtiyacına göre belirlenir” dedi.

21 Haziran 2024 13:48