21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,06 ₺EUR/TRY:56,18 ₺ALTIN:7.124,33 ₺Bandırma:23,8 C
Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Meliha ATEŞ
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Türkiye’nin kurucu belgesi niteliğindeki 1923 Lozan Barış Antlaşması, Fener Rum Patrikhanesi’nin hukuki konumunu ve yetki alanını net kurallarla bağlamıştır. Antlaşma hükümlerine ve devletin resmi tezine göre söz konusu kurum, Türkiye’de yaşayan Rum azınlığın dini ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı bir Türk kurumu statüsündedir. Ancak son yıllarda kuruma "ekümenik" evrensel bir nitelik kazandırılması, İstanbul dışındaki Ege coğrafyasında fiili idari unvanlar ihdas edilerek yetki alanının genişletilmeye çalışılması, uluslararası hukuk açısından çok ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
​Uluslararası basın ve Batı medyası çerçevesinden bakıldığında, bu süreç genellikle "dini özgürlükler", "tarihi mirasın korunması" veya "Ege’de komşuluk diplomasisi" gibi sempatik başlıklar altında sunulmaktadır. Peki, madalyonun diğer yüzü ne söylüyor? Yerleşik Ortodoks nüfusun neredeyse hiç bulunmadığı bölgelerde tarihi yapılar üzerinden yürütülen gayrimenkul, restorasyon ve temsil faaliyetleri masum bir kültürel diplomasi midir, yoksa zamanla hukuki ve fiili zemin kazanmayı hedefleyen bir "yumuşak güç" soft power stratejisi mi?
​Tam da bu noktada çuvaldızı kendimize batırmak ve şu temel soruyu sormak gerekiyor: Türkiye, bölgesel diplomaside "iyi komşu" imajı çizme ya da uluslararası arenada esneklik gösterme adına bu tür adımlara alan açarken gerçekte ne kazanıyor?
​Görünen o ki, bu tür esnekliklerin Türkiye’ye sağladığı somut bir diplomatik veya stratejik getiri bulunmadığını düşünüyorum. Aksine; tarihsel ve hukuki statünün aşama aşama esnetilmesi, kısa vadede zararsız görünen sembolik adımların orta ve uzun vadede emsal teşkil etmesine yol açabilir. Zararı faydasından katbekat fazla olabilecek bu süreç, devletin Lozan ile perçinlediği egemenlik haklarının zamana yayılarak sorgulanabilir hale gelmesi riskini barındırabilirmi?
​Ege’de barış, istikrar ve ticari canlılık şüphesiz her iki taraf için de kıymetlidir. Ancak diplomatik jestler ile milli egemenlik çizgisi arasındaki sınırın nerede çekileceği hayati önem taşır. Bölgedeki her sembolik adımın, mülkiyet hareketinin ve unvan kullanımının arkasındaki stratejik hesabı görmek; "iyi niyet" adı altında atılan adımların Türkiye’nin tarihsel haklarından neyi eksilttiğini sorgulamak gazetecilik görevinin de ötesinde stratejik bir zorunluluktur.
YAZAR: Meliha ATEŞ

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

"KATRANI KAYNATSAN OLMAZKİ ŞEKER, CİNSİNİ SEVDİĞİM CİNSİNE ÇEKER"

Atalarımız her zaman ki gibi gördükleri yaşadıkları, karşılaştıkları birbirine benzer durumları anlatacak ne kadarda anlamlı bir sözde bulunmuş.

31 Temmuz 2026 02:18