3 GOL 3 ALTIN PUAN
Bandırmaspor’un geçen hafta Giresunspor karşısındaki olumlu futbolunu görenler Sakaryaspor karşısındaki özelikle ilk 20 dakikadaki yavan oyununu görünce “hayırdır inşallah” demeye kalmadı 19’uncu dakikada golü kalesinde görüverdi. Maç başlar başlamaz topla...

Bandırmaspor’un geçen hafta Giresunspor karşısındaki olumlu futbolunu görenler Sakaryaspor karşısındaki özelikle ilk 20 dakikadaki yavan oyununu görünce “hayırdır inşallah” demeye kalmadı 19’uncu dakikada golü kalesinde görüverdi. Maç başlar başlamaz topla kalesi önünde “al gülüm- ver gülüm” şeklindeki oynayınca karşı takımın üstlerine gelmesini bekleyen Bandırmaspor bunu çok fazla yapınca Sakarya bunu yemedi!.. Yemediği gibi yapılan hatalar fazla olunca top bir anda rakip oyuncunun ayağından kalemizde görüverdik.
Sanki gol yemek için karşı takıma yalvarıyorduk. Devre ortada ve yavan geçti ama devrenin ikinci uzatma dakikasında Mücahit ile attığımız gol ile soyunma odasına moralli giden Teksüt Bandırmaspor ikinci yarıda gereğini yaptı. İkinci yarıda beraberlik golüyle kendine gelen Borda-beyazlı takım maça ağırlığını koyunca seyri zevkli bir karşılaşma izledik. Dijitte’nin attığı ikinci gol ise takımı iyice rahatlatınca doğrusu üçüncü golü bekler olduk. Vasat bir takım görüntüsündeki Sakaryaspor zaman zaman tehlikeli olmasına rağmen geçen haftanın golcüsü Jozefoon 90 artı 9 da son sözü söyledi. Jozefoon’u geçen hafta Giresunspor karşısındaki attı gol nedeniyle övmüştüm. Aynı fırsatçılığını Sakarya karşısında da gösterdi. Soldan ortalanan topu çok iyi takip etmiş ve fırsatçılığını göstermişti. 3 gol 3 altın puan; tebrikler Bandırmaspor…
Maç hem sahada hem tribünlerde dostane şeklinde geçti. Başkan Onur Göçmez’in Sakaryaspor taraftarlarının maça gelmeleri için verdiği izin çok olumluydu. Geçen hafta olay çıkaran Giresunspor idarecilerinin kulakları çınlamıştır herhalde…
Erdem ÖZCAN
İYİ MÜCADELE KAZANDI
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...

Köşe Yazısı
MALAZGİRT BİN YILLIK BİR AŞKIN VE DİRENİŞİN ADI...
Malazgirt Ovası’nda yükselen toz bulutu, sadece bir ordunun değil, tarih boyunca hür yaşamış bir milletin şahlanışıydı. 26 Ağustos 1071. Coğrafyanın kaderini değiştiren, bir milletin yürüyüşüne ebedi bir yön çizen o mübarek gün.