ANAHTAR PARTİ GÜCÜNE GÜÇ KATIYOR..
İstifaları veren verene.. Yeniden refah partisi teşkilatından kaynaklanan sıkıntılar kendi içinde kan kaybetmeye devam ediyor.. Daha önceki yazılarımda YRP'nin bir hamlede çıktığı basamakları düşe, yuvarlana çöküşe geçeceğini belirtmiştim. Bakmayı değil...

İstifaları veren verene..
Yeniden refah partisi teşkilatından kaynaklanan sıkıntılar kendi içinde kan kaybetmeye devam ediyor..
Daha önceki yazılarımda YRP'nin bir hamlede çıktığı basamakları düşe, yuvarlana çöküşe geçeceğini belirtmiştim.
Bakmayı değil görmeyi bilmek gidişatı belirler müneccim olmaya gerek yok.
Bir çok ilde parti üyeleri ve ilçe başkanları ile başlayan istifaların önü arkası kesilmek bilmiyor.
Balıkesir kolu bunlardan yalnızca biri.
Ön tekerlek nereye giderse arkadakiler onu takip edermiş Dava adına baş koyan birbirinden değerli başkanları siyasete kurban edenler Rahmetli Erbakan hocanın davasına ihanet etmiş sayılır.
Burada ki! Sıkıntı siyaset ile davayı birbirinden ayıramamak..Biri canı pahasına vatanı, milleti uğruna çabalayan, diğeleri ise oyun ve oyunculardan oluşan senaryo'nun parçalarıdır.
İl başkanlarının kendi ilçeleri adına atayacak başkanlarını belirlemeleri deveye hendek atlatmaktan daha zordur.
Takımı kurarken donanımlı ve alt yapısının sağlam olması teşkilatlanma da omurga görevini oluşturur.
Zincirleme dahilinde birbirini izleyen sistemin eksiksiz ve doğru işlemesine yön verir.
Teşkilatlanma......
Neye? ,Kime? hizmet etmeniz gerekliliği doğrultusunda pusula görevini üstlenenir.
Seçilen partiye sebat, hizmet edilecek başkana biat etmek ise inandığınız davanın kendisidir.Milli görüş temeli Allah'ın öncülüğü,hak ve adalet üzere merhum Hoca'dan kalan mirastır .
Balıkesir'de art arda verilen toplu istifalar son dönemin gündem konusunu teşkil ediyor.
Balıkesir Yeniden Refah Parisi Kepsut ilçesinde düzenledikleri basın açıklaması ile 60 parti üyesi istifaları akabinde Murat Poyraz ve eski ilçe Başkanı Kaan Burak Zarifoğlu da üyeliğinden istifa etti.
Genel merkez ve teşkilat sisteminde ki yetersizliklerin duyarsızlığı da gelinen noktayı ortaya koyuyor.
Dursun bey eski iİçe Başkanı İsmail Ericek ve teşkilatı da istifalari akabinde Anahtar Parti'ye geçiş yaptılar.
Dün akşam A Parti İl Başkanı Ahmet Sağlam'dan mazbatayı aldılar.
Araştırmalarım açısından Anahtar parti Balıkesir'de sert rüzgârlar estirecek
Teşkilatlarına kattıkları bu özel kilmlikler olan dava insanları ile güçlerine güç katacaklar.
Bize hayırlı uğurlu olsun demek düşer.
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...

Köşe Yazısı
MALAZGİRT BİN YILLIK BİR AŞKIN VE DİRENİŞİN ADI...
Malazgirt Ovası’nda yükselen toz bulutu, sadece bir ordunun değil, tarih boyunca hür yaşamış bir milletin şahlanışıydı. 26 Ağustos 1071. Coğrafyanın kaderini değiştiren, bir milletin yürüyüşüne ebedi bir yön çizen o mübarek gün.