Biraz Daha Sabır..
Görünen o ki biraz daha bekleyeceğiz, biraz daha sabredeceğiz. 2 maçta benim edindiğim intiba Bandırmaspor da oyunun kaderini etkileyecek kaliteli bir “usta ayak” yok… Hani mesela Keny gibi Atabay Çiçek gibi… Her takımda bulunan 1 veya 2 usta ayak oyuncunun...

Görünen o ki biraz daha bekleyeceğiz, biraz daha sabredeceğiz. 2 maçta benim edindiğim intiba Bandırmaspor da oyunun kaderini etkileyecek kaliteli bir “usta ayak” yok… Hani mesela Keny gibi Atabay Çiçek gibi…
Her takımda bulunan 1 veya 2 usta ayak oyuncunun oyunun kaderini hiç umulmadık anlarda değiştirdiklerini herkes görmüştür. Kolay değil tabi nerdeyse takımın büyük çoğunluğunda yeni oyuncular yer alıyor. Bu durum her takım için geçerli olduğuna göre demek ki geriye oyuncuların kalitesi kalıyor. Bunun için diyorum ki mesela 3 maç daha sabırlı olmak lazım. Beklenmeyen sakatlık nedeniyle takımda yer alamayan ama hazırlık maçlarındaki başarılı oyunuyla çok beğenilen Babadilla’yı ben görmedim ama hazırlık maçlarında görenler çok övdü.
Yoğun sıcak altında her iki takım için de elbette koşturmak kolay değildi. Onun için o toplu küfür eden taraftarlar taraftar değildir. Bu tip sözde taraftarları tespit edip sahaya sokmamak lazım. Yoksa geçen yıl olduğu gibi Bandırmaspor daha çok ceza öder. Boluspor maçına gelirsek; daha oyunun başında Bolu kalecisi Çağlar’ın oyunu yavaşlatmak için yaptığı sevimsiz hareketlerden de anladım ki Teksüt Bandırmaspor Boluspor’a korku salmış. Kalecinin topu oyuna sürekli geç sokması nedeniyle hakem ilk yarı hiç ikaz etmedi. İkaz ikinci yarı geldi ama Hakem Bey ilk yarı sadece 3 dakika uzatma verdi. Hâlbuki ilk yarıda en az 4 dakika su molası vardı, 3 dakika da topu oyuna geç sokuyor cezası vardı etti 7 dakika… Ama hakem oyunu sadece 3 dakika uzattı ve çok ilginçtir maçı 2 dakikada bitirdi kimse farkına varmadı.
Maçta öyle aman aman diyeceğimiz gol pozisyonları yoktu. Sadece bir kez çok önemli bir gol pozisyonu vardı onu da Bolu kalecisi Çağlar başarıyla önledi. Bandırmaspor ‘un bir etkili şutunu göremedik… Boluspor başta kalecileri olmak üzere oyunu yavaşlatma peşinde ve toplu savunmayla 1 puana çoktan razıydılar. Nitekim maç da istedikleri gibi bitti. Bolu için deplasmanda 1 puan başarıydı. Bandırmaspor için ise önemli bir kayıp…
YAZAR: Erdem ÖZCAN
" Balıkesir'de Trafiğa Kayıtlı Araç Sayısı Belli Oldu "
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...

Köşe Yazısı
MALAZGİRT BİN YILLIK BİR AŞKIN VE DİRENİŞİN ADI...
Malazgirt Ovası’nda yükselen toz bulutu, sadece bir ordunun değil, tarih boyunca hür yaşamış bir milletin şahlanışıydı. 26 Ağustos 1071. Coğrafyanın kaderini değiştiren, bir milletin yürüyüşüne ebedi bir yön çizen o mübarek gün.