GEÇMİŞE YOLCULUK...
Yaşanan birbirinden güzel anılar.. Büyüdükçe artan sorumlulukların ağır gelmesi, maddi sorunların artması, yılların ardından saçlara düşen aklar gibi bir çok nedenler geçmişe duyulan özlemi pekiştirir .. Pekâlâ neydi ? düşlerinde kayboldugumuz 70"li 80'li...

Yaşanan birbirinden güzel anılar.. Büyüdükçe artan sorumlulukların ağır gelmesi, maddi sorunların artması, yılların ardından saçlara düşen aklar gibi bir çok nedenler geçmişe duyulan özlemi pekiştirir ..
Pekâlâ neydi ? düşlerinde kayboldugumuz 70"li 80'li yıllar..
Teknolojiden uzak, ekonomik yönden kötü olsa da televizyonun olmadığı dönemlerde tüm aileyi etrafına toplayan radyo tiyatrosu. Uysal çocukluğun, yarınlara umut ile ilerleyen gençleri vardı .Tadı tuzu olan bayram ve ramazan günleri birbirlerini koşulsuz ve şartsız seven dostluklar, arkadaşlıklar.. Erişilmesi imkansızliklara karşı ayakta durabilmenin azmi, küçükte olsa paylaşmanın huzuru ile mutluluktan uçan kalplerimiz, sevginin ağırlığı ve manası incindiğiniz ama inciltmediğiniz, ölümüne bağlanan tertemiz yürekler vardı...
Birde derde derman Güzin ablamız. Kimin başı sıkışsa, gözü yaşlı çaresiz kalsa içinden çıkılması imkansız yaralara ilaç olurdu. Keşkeler gelmez ama anılar yaşatılır. Gazetemizde yeni bir köşemiz olacak bir nebze olsa dahi Melis abla sizler ile, sorularınızı bekliyor...
YAZAR: Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
TTM' DE GÜNEŞ ALTINDA KALAN SADECE VATANDAŞ DEĞİL, YEREL YÖNETİM ANLAYIŞIDIR!
Yazın kavurucu sıcağında Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi’ne TTM'ye yolunuz düştü mü hiç? Düşmediyse çok şey kaybetmediniz derdim ama aslında çok şey kaçırıyorsunuz.Halkın nasıl bir çileye terk edildiğini gözlerinizle görme fırsatını!

Köşe Yazısı
FERİBOTSUZ GEÇEN 5 YIL

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 3
Busbecq’in mektuplarında Türklerin zamanla olan imtihanına değinir. Türk zaman ölçüm aracı bilmez. Sabah oldu, öğlen oldu, akşam oldu gibi mefhumları vardır. Ama batıdan gelen kurmalı saatlere hayrandır. Bu saatlerin zamanı şaşmaz biçimde göstermesi Türk için hayret-i şayan bir durumdu. Türklerin parayı çok sevdiğini de ayrıca belirtir. “Türklerin katı yüreklerini yumuşatmanın tek yolu buymuş”. Ama gene de Türklerin askeri disiplini ve ahlaklarını çok beğendiğini de söyler. Sokak hayvanlarına çok düşkün olduklarını bunları dövenlere hemen tepki verdiklerini de ekler. Yani gözlemleri oldukça objektif denilebilir.