NE İŞİN VAR TRİBÜNDE?
Bandırmaspor ‘un 5 hafta galibiyeti yok, Keçiören’in de 4 maç galibiyeti yok vepuan cetvelinin ortalarında gezinen takıma hem de kendi sahamızda 2-1 mağlup olduk . Evet yazının başında da mecburen sordum “Bandırmaspor nereye?” Bandırmaspor ‘u son yıllarda hiç...

Bandırmaspor ‘un 5 hafta galibiyeti yok, Keçiören’in de 4 maç galibiyeti yok vepuan cetvelinin ortalarında gezinen takıma hem de kendi sahamızda 2-1 mağlup olduk. Evet yazının başında da mecburen sordum “Bandırmaspor nereye?” Bandırmaspor ‘u son yıllarda hiç böyle aciz durumda görmemiştim… Oyunun daha başlarında Masudi birkaç kez kaptığı topla sanki kaleye kadar gidecek topla beraber kaleye girecek gibi… Burada Mulumba’yı aradım…Hal böyle olunca ilk yarı az kaldı geçen yıl sattığımız Dembele’nin şutunu Zafer çok iyi kurtarmasa daha erken mağlup olacaktık. Keçiören bizden daha oturaklı bir takım görüntüsündeydi. 2 topumuzun direkten dönmesi şansızlıktı..
Ama işte işi şansa bırakmayacaksın direkten dönen toplara puan vermiyorlar!..Yani özetle bu gün Bandırmaspor ‘u göremedim. İkinci yarı Ankara takımının 10 kişi kalması ve son 10 uzatma dakikalarında beraberlik şansımız vardı ama dikkatsiz 2 oyuncumuz takımı birden 9 kişi bırakıverdi… 9 dakika olan uzatma dakikaları da tükeniyor, hakem nerdeyse düdük çalacak o sırada korner atacağız topu atmaya giden yok… Peki bu durumda nasıl galip gelecektik ki? Herşeye rağmen haftaya telafi edileceğine inanıyorum… Teknik direktör de iki maçtır cezalı tribünde… Önceki yazılarımda konu etmemiştim ama şimdi söyleyeyim… Mustafa Hoca; sen geminin kaptanısın; ne işin var tribünde?
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
TTM' DE GÜNEŞ ALTINDA KALAN SADECE VATANDAŞ DEĞİL, YEREL YÖNETİM ANLAYIŞIDIR!
Yazın kavurucu sıcağında Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi’ne TTM'ye yolunuz düştü mü hiç? Düşmediyse çok şey kaybetmediniz derdim ama aslında çok şey kaçırıyorsunuz.Halkın nasıl bir çileye terk edildiğini gözlerinizle görme fırsatını!

Köşe Yazısı
FERİBOTSUZ GEÇEN 5 YIL

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 3
Busbecq’in mektuplarında Türklerin zamanla olan imtihanına değinir. Türk zaman ölçüm aracı bilmez. Sabah oldu, öğlen oldu, akşam oldu gibi mefhumları vardır. Ama batıdan gelen kurmalı saatlere hayrandır. Bu saatlerin zamanı şaşmaz biçimde göstermesi Türk için hayret-i şayan bir durumdu. Türklerin parayı çok sevdiğini de ayrıca belirtir. “Türklerin katı yüreklerini yumuşatmanın tek yolu buymuş”. Ama gene de Türklerin askeri disiplini ve ahlaklarını çok beğendiğini de söyler. Sokak hayvanlarına çok düşkün olduklarını bunları dövenlere hemen tepki verdiklerini de ekler. Yani gözlemleri oldukça objektif denilebilir.