TRUMP İŞ BAŞINDA..
Teslim töreninden sonra fokurdayan bir tek SANTORİNİ yanardağı değil, Gazze'de her an her şey olabilir.. Trump'ın gazze'ye dair açıklamaları tüm dünyada gündeme oturdu . Hani! Can çıkmayınca huy'da çıkmazmış ya!.. Bay; başkan Amerika'nın menfaatleri için...

Teslim töreninden sonra fokurdayan bir tek SANTORİNİ yanardağı değil, Gazze'de her an her şey olabilir..
Trump'ın gazze'ye dair açıklamaları tüm dünyada gündeme oturdu. Hani! Can çıkmayınca huy'da çıkmazmış ya!.. Bay; başkan Amerika'nın menfaatleri için yakarda, yıkarda. Millet akıllıya hasret, Trump deliyi aratır. Kullandığı dilse mantık dışı. Gelir gelmez pitbull gibi saldırıya geçti. Netenyahu'yu aratmayacak benden söylemesi.. Hani! Ortadoğu'dan çekecekti askerlerini? Adam kolonize olmayı seçti. ABD hükümeti uzun vadeli planında Gazze'nin iç güvenliği için askerlerini konuşlandıracağını ifade etti.
Herkes bir dümen çeviriyor. Trump'ın kafası başka türlü işliyor. Resmen Gazze'ye çökme peşinde. Filistinlilerin Gazze'yi boşaltmalarını güya menfaatleri doğrultusunda ortaya atarak, düpe düz Gazze'den sürmek.
Altyapılarını da ihmal etmemiş Mısır ve Ürdün'e postalayacakmış. Her ne kadar kral ll. Abdullah ve El -Sisi İstemediklerini açıklasalarda neticede Trump istiyor .El pençe divan paşa paşa kabûl etmek zorundalar. Adamın hamurunda var elinde değil. Yenilmez dev güç ya! sömürgeciliği kadar var olan bir devleti gözünüzde o kadar büyütmeye de gerek yok.
Kedi desem nankör değil, tilki değil kurnaz, karga kindar, yılan sinsi İNSAN HEPSİ...
Çiçeği burnunda başkan açıklamasını yapıyor akabinde noktayı koyuyor. Ne dersem o!! Hangi uluslararası yetkiye sahip acaba? Sultan Süleyman'ın bu kadar imza yetkisi, hükmü yok iken bu ne cürret..
7 Ekim 2023'te başlayan zulmün feryâdı Trump'ın zorlaması ile ateşkes 19 şubat 2025'te teslim töreninden bir gün öncesi gerçekleşti.
Karamanın koyunu sonra çıkarmış oyunu, taşlar bir bir oturuyor.
170 bin yıkılmış bina, 10 bin kayıp ceset, 50 milyon tondan fazla moloz var. Gazzeyi temizlemek için 20 küsur yıldan fazla gerekiyor. Buradan bakıldığında Gazze'nin yerle bir edilmesi, tüm bu olan bitenler bilinçli olarak tasarlanmış. Gazze'nin yeni imarı be İsrail'in genişlemesi için elbette.
Trump bir söyleşinde elindeki kaleme dikkat çekti. "Masayı göstererek üzerine koyduğu kalemin ucu kadar olan İsrail'in küçük, masanın ne kadar büyük olduğunu, kalemden vazgeçtik bu küçüklüğü ile koca masayı hak etmesi için büyümesi gerekliliğini" vurguladı. Burada, inançları yönünde arz-ul mevud büyük İsrail'in inşaasını savunan İsrail ve onu destekleyen hamisini görüyoruz.
Desteklerken İsrail'in kürdistan projesi ve Akdeniz'e yerleştirerek kürtlerin kendilerini koruma altına almak. Amaçları bölgesel güç dinamiklerini değiştirmek, hedeflenen strateji İsrail'in elini güçlendirmek. Kadim, ipek ve baharat yolunu HAYFA limanına bağlamayı, Suriye'nin güney sınırı boyunca DAVUT KORİDORUNU oluşturmak. Fakat bölgedeki diğer ülkeler içinde sonuçlar getirir. Bölgesel entegrasyonu arttırma potansiyeli, yeni ulaşım yolları ve ticaret sınırları. Bu koridor Akdeniz'de ki petrolü Avrupa'ya yönlendirme aşaması içinde geçerli. Koridorun getirisi bölgede tehlike yaratır..
ABD ve İNG 100 yılı aşkın yapılan planları, Osmanlı'nın çöküşünden, Ortadoğu'ya atılan tohumların hasadı için ll. dünya savaşın'dan sonra İsrail'in gelişimi ve genişlemesi için en büyük destekçileriydi.
Anlıyacağınız dert daha da büyür. Çünkü kendine ve fikirlerine hakim olamayan bir şuursuzun peşinden kimler nereye sürüklenecek göreceğiz.
Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!..
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...

Köşe Yazısı
MALAZGİRT BİN YILLIK BİR AŞKIN VE DİRENİŞİN ADI...
Malazgirt Ovası’nda yükselen toz bulutu, sadece bir ordunun değil, tarih boyunca hür yaşamış bir milletin şahlanışıydı. 26 Ağustos 1071. Coğrafyanın kaderini değiştiren, bir milletin yürüyüşüne ebedi bir yön çizen o mübarek gün.