VAR MI????
Nasıl, böyle iyi mi? Ilıca mahallesinde mahalleden büyük bir alan parsellenip satıldı. Canlı yayıncılar vardı bir aralar. Seçim öncesi," Nurettin GÜNEY'İ yer sattı, parayı bankaya yatırdı, memur zihniyetinden bu beklenir" diye kahve konuşmaları yapanlar...

Nasıl, böyle iyi mi? Ilıca mahallesinde mahalleden büyük bir alan parsellenip satıldı. Canlı yayıncılar vardı bir aralar. Seçim öncesi," Nurettin GÜNEY'İ yer sattı, parayı bankaya yatırdı, memur zihniyetinden bu beklenir" diye kahve konuşmaları yapanlar vardı. Onlar şimdi ne düşünüyor, var mı soran? Meclis toplantılarında canlı yayın yapılıyor mu? Görüyor musunuz?
Belediyede işten bir kişi çıkarılsın kendimi çarşı meydanında zincire bağlarım diyen keskin bir meclis üyesi vardı, hatırladınız mı? Kaç kişinin işine son verildi? Bilen, soran var mı? Peki o meclis üyesine o sözünü hatırlatan var mı? Yol ,kanalizasyon, temizlik...belediyelerin rutin işleri. Seçim öncesi verilen sözler için var mı bir hareket?
Halka söz verdik zaman hızlı şu vaadlerimizi bir gözden geçirelim ,diye uyaran bir meclis üyesi gördünüz mü? Ya da herhangi bir meclis üyesinin yerel medyada, sosyal platformda bir eleştirisini okudunuz mu? Konserler, tiyatrolar devam ediyor. Peki Kongre ve Kültür Merkezi olmasaydı?... Süt fabrikası kuralım gerekçesi ile Kültür Merkezi projesine karşı çıkan ; zamanın en ateşli meclis üyesi hala meclis üyesi iken aynı fikirde mi? Öyle ise bunu mecliste gündeme getiriyor mu?
Susurluk'ta gençlik ve futbol denince akla ilk gelen isim Fehim DİKMEN. Sahip çıkılıyor mu? Örneğin maçlara giderken bir araç tahsis ediliyor mu? Büyükşehir meclisine girmek için derinden derine kulisler yapanlar şu ana kadar büyükşehir meclis toplantısına tek önerge verdiler mi? Ya da kürsüye çıkıp Susurluk için bir şeyler isteyebildiler mi? Susurluk kan kaybetmeye devam ediyor. Var mı nedenini araştırıp yol gösteren? Sivil Toplum Örgütleri ile (Kaymakam dahil) yerel yöneticilerin bir araya gelip Susurluk için ürettikleri yeni fikirleri var mı?
Süper bir devlet hastanesi yapıldı. Görüntüye bakılırsa beş yıldızlı otel. Ancak açılacağı tarih yılan hikayesine döndü. Var mı soran, gündeme getiren? Uzun zamandır yazmıyorum. Neden? Çünkü merak ettim. Bekledim. Bakın yine bir öyle bir böyle dediğiniz "İçimizden Biri'ne" düştü iş. Susurluk'un en büyük sorunu bu işte: Toplumun bir adım önüne geçmiş kişilere kulp takmak. Bir de "siyasetin iflah olmaz çamur at izi kalsın politikasının girdabında savrulmak. KARDEŞ 41 yaşına girmiş. Kutluyorum. Onun 33 yılında izimiz var bizim. Kavga etmediğimiz belediye başkanı kalmadı. Ne için? Daha dün köşe tutan birleri mafyavari tehditler savurdular sözde köşe yazılarında. Hem de bizim otuzüç yılımızı verdiğimiz o gazetede. Sahte hesaplarla karalama uğraşına girdi birileri. Ne oldu?... Ne oluyor? Ne olacak?...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...

Köşe Yazısı
MALAZGİRT BİN YILLIK BİR AŞKIN VE DİRENİŞİN ADI...
Malazgirt Ovası’nda yükselen toz bulutu, sadece bir ordunun değil, tarih boyunca hür yaşamış bir milletin şahlanışıydı. 26 Ağustos 1071. Coğrafyanın kaderini değiştiren, bir milletin yürüyüşüne ebedi bir yön çizen o mübarek gün.