AHMET AKIN....
Ahmet Akın, iyi insan. Güler yüzlü. Halka yakın. Çalışkan. Belediye başkanı seçildiğinde odasına en kolay girilecek siyasi. Karşılaştığı kişilerde bıraktığı algı öyle. Lakin çok şanssız. Geçtiğimiz dönem ,CHP'nin İlk açıkladığı büyükşehir adayıydı....

Ahmet Akın, iyi insan. Güler yüzlü. Halka yakın. Çalışkan. Belediye başkanı seçildiğinde odasına en kolay girilecek siyasi. Karşılaştığı kişilerde bıraktığı algı öyle.
Lakin çok şanssız.
Geçtiğimiz dönem ,CHP'nin İlk açıkladığı büyükşehir adayıydı.
Çalışmalara başladı. Hatta Susurluk'u kırsal mahalleleri ile birlikte CHP başkan aday adayı olarak ben de gezmiştim. İlgi muhteşemlik derecesindeydi. Seçilmesine garanti gözüyle bakılıyordu.
Birden Meral Akşener girdi devreye. Kemal Kılıçdaroğlu en sadık milletvekilini çekti adaylıktan. Yola çıktığını yolda bulduğuna tercih etti. Ayıp etti. Çok ayıp etti.
Sonuçta Ahmet AKIN'ın yerine aday gösterilen İsmail OK kaybetti. Meral AKŞENER kaybetti. Kemal KILIÇDAROĞLU kaybetti.
Ahmet AKIN'a ise yazık oldu.
AKIN bu seçim yine aday. Doğru seçim.
Çünkü beş yıl öncesinden yakaladığı rüzgarı kaybetmedi.
CHP kimliğini öne çıkarmadan yol yürüdü hep.
İyi Partili olmaktan gurur duyduğunu söyledi çekinmeden.
Balıkesir'de İyi Parti CHP işbirliği için görüşmeler sürdürdüğü yansıdı medyaya.
Son ana kadar Balıkesir'den beş ilçenin İyi Parti'ye bırakılacağı gündemdeki yerini sürdürdü.
Tabanda birliktelik için İyi Parti'nin güçlü ismi Özlem URAL'IN Ahmet AKIN seçildiğinde yardımcısı olacağı iddia edildi.
Susurluk'ta bile Nurettin GÜNEY'İN büyükşehirde daire başkanı olmak için çekileceği dedikodusu yayıldı.
Tüm bu tartışmalar, savlar, spekülasyonlar... Meral AKŞENER'İN Turan ÇÖMEZ'İ Balıkesir büyükşehir'e aday göstermesi ile masal oldu.
Ve yine Meral ablası, Ahmet AKIN'IN işini zora soktu.
Turan ÇÖMEZ güçlü bir isim.
Türkiye'den Ergenekon kumpasına girmemek için kaç; İngiltere gibi bir yerde hastane kur. Bu her babayiğidin yapacağı iş değil.
Ayrıca Akp milletvekilliği yaptığı dönemde de halkla diyaloğu bir hayli iyiydi. Yani dengeler değişti.
Büyükşehir seçimlerine asıl aktör olarak gireceği kesin.
Büyük olasılık Ak Parti'ye ateş püsküren emeklinin, çiftçinin, küçük esnafın oyunu alacak.
Ve Ahmet AKIN'a gidecek İyi Parti oylarını toparlayacak.
Kime zarar verirden çok seçimi kazanma şansı üzerinde tartışılacak bir kişi yani.
Oysa Turan ÇÖMEZ seçime girmeseydi.
Ahmet AKIN'IN organize etmek adeta çırpındığı İyi Parti CHP ittifakı pratiğe geçebilseydi, Ahmet Akın en şanslı adaydı.
Diyorum ya. Ahmet AKIN iyi insan. Güler yüzlü. Halka yakın.
Lakin çok şanssız.
Bir dönem önce KILIÇDAROĞLU'NUN "satışına" , Meral AKŞENER'İN oyununa geldi.
KILIÇDAROĞLU emekli oldu.
Meral AKŞENER farklı bir misyon ile sahnede.
Ahmet AKIN yine aday.
Bir sonraki seçimlerde büyük olasılık Meral AKŞENER de çekilecek sahneden.
Ahmet AKIN daha genç.
Ama her seçim en az yüz milyon...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
"Turhan Çömez Balıkesir Adayı Oldu "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı