ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Ruh deri değiştirir yaşadıklarına yüklediği anlamlarla, acı gerçekler varlığını sorgulatır sürekli yapılan hatalarda. Hayat umut edilmedikçe ileri taşımaz insanı o yüzden pandaoranın kutusunu açmayı sen seçtin içinden tüm duyguları hapsolduğu kutudan dışarı sen çıkardın ve elinde sadece umut kaldı. Şimdi ona sımsıkı sarılman ondan.
Mücadele bazen bir iş, bazen bir eş, bazen yaşamak, bazen ısınmak, bazen de unutmak, vazgeçmek, hatıralarda tükenmek, kendi tükrnişine direnmek, kendini yeniden varedebilmenin yolunu aramaktır. Kendinle çatışmak, kendinle çatışırkenbu çatışmada kimin galip geleceğini önemsemeden günlerce bu savaşı sürdürmektir. Sana hepsi geçecek, unutacaksın, yaşanmamış sayacaksın deme lüksüm yok. Seçimlerinin sonuçlarını ömür boyu taşıyacaksın.
Ruhunda hep keşkeler birikecek geçen zamanla, ruhunu bu döngüye teslim edeceksin günlerce. Aylarca, yıllarca belki de. Aylarca, yıllarca kurduğun yeni fikirlerinde hep önüne çıkacak geçmiş yanlış jaratların bu kararların için ödediğin bedeller, sen bununla savaşacaksın. İstesende istemesende bel bağladığın kendini inandırdığın kendi düşüne uyanmak olacak belki jsçış noktan, her gün sen böyle olmasını istedin, bu anlamları sen yükledin yüreğine taşıyıp taşıyamayacağını hesap etmeden.
Yorgunluğun, kırgınlığın, kızgınlığın hep bundan kendinle yüzleşmekten korkuyorsun bir yol değil binlerce yol seçenek vardı, zihnin seni kendi labirentine hapsetti, kendi çıkmazında olduğunu bile unutturdu sonunda sana. Sirkelen, özüne dön. Dünyaya geliş amacını sorgula; rabbine sığın. Unutma rabbim kimseyi benden çok sevmeyin der bu dünya geçici, verdiğim nimetler senin sınavın adem ile havva cennetten kovuldu herşey serbestti ve onlar bunla yetinmeyip yasak olanı seçti.
İnsanoğlu ölümlü olduğunu unuttu kibirine yenik düştü. Günahlar, sevaplar bizler için kendi yolunu bulman için pusulan rabbin olsun. Yüreğine düşen ateş ondan geldi hikmetinden sual olunmaz. Bunu yaşaman gerekiyordu bundan alacağın dersler vardı belkide birilerinin hayatına dokunacak şifa olacaksın belki kim bilir, dünyaya geliş nedrnin ne? Zehirde insanın kendisi, panzehirde, şifada. Ne olduğunu, ne olmak istediğini seç bu yolda adımlarını ona göre at. Hayat sana bahşedilen mücize ve hayatına, sağlığına, geleceğine sahip çık.
Kimsenin hayatı mükemmel değil. Mükemmel diye birşeyde yok zaten. Hayat sana bahşedilen mücize ona layık olduğu özeni göster. Göster ki meyvesi seni şifalandırsın, yoksa içini kemiren kurt zehire dönüşür bu zehir zehirler, ruhunu bedenini, çütürütür yok eder. Seçim senin kendine acımak için nedenler, suçlular arayıp bulmakta sana kalmış. Kendini hiçlik mertebesinde olgunlaştırmak ruhunu terbiye edip bahşedilen hayatın meyveleriyle şifalanmakta ,şifa dağıtmakta. Zehirde sensin, panzehirde. Ne olmak istediğine karar ver ve bu yolculuğa öyle çık.
YAZAR: Mualla Sabır GÜVEN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı
"KATRANI KAYNATSAN OLMAZKİ ŞEKER, CİNSİNİ SEVDİĞİM CİNSİNE ÇEKER"
Atalarımız her zaman ki gibi gördükleri yaşadıkları, karşılaştıkları birbirine benzer durumları anlatacak ne kadarda anlamlı bir sözde bulunmuş.