21 Ağustos 2026 Cuma
USD/TRY:48,06 ₺EUR/TRY:56,18 ₺ALTIN:7.124,33 ₺Bandırma:23,8 C
Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Levent GÜNDOĞAN
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Yeni Parti'nin kuruluyorsa ilk işi bu dili çöpe atmak olmalı. Kucaklamalı. Kapılarını, kollarını açmalı. Feodallikten sıyrılmalı.


Bir de şu bitmeyen üstünlük kompleksi var. "Sen eskiden şuradaydın, ben senden daha solcuyum, senin geçmişin şaibeli." Bu kibir, bu tepeden bakma hali... İnsanları bıktırdı.

Özellikle yerel yönetimlerden hizmet bekliyor insanlar, ideolojik sabıka taraması değil.

Yeni Parti , bu üstünlük taslama yarışına prim vermemeli. Bu zihniyetli tipleri yetki fırsat vermemeli..

Ve icraat meselesi.

Belediyeciliği park düzenlemesi, çiçek ekme, kaldırım değiştirme şovuna indirgeyip milyonları sokağa saçan anlayıştan bu millet gına getirdi.

Göz boyamayı bırakmalı.

Kalıcı ne yaptınız? Bu şehirde, bu ülkede 20 yıl sonra da ayakta kalacak ne bıraktınız? Yeni parti eğer gerçekten yeni olacaksa, tabelaya değil temele yatırım yapmalı.

Örnek: Susurluk Atatürk Parkız Durup dururken altmış milyon para harcandı. Sonuç eskisinden daha kötü. Neredeyse aynı paraya, süper bir kapalı spor salonu yapılıyor, yakında açılışı yapılacak. Park'ın çimleri bir iki yıl sonra kuruyacak, yollara, çocuk bahçelerine yapıştırılan plastikler kopacak, belki koktuğu için sökülüp atlacak. Ama, Sultaniye mahallesine yapılan spor salonu yıllarca hizmet verecek.

Bir diğer kangren: Sosyal medya çeteciliği. Örgüt hesaplarını, kurumsal kimliği sanki anonim fake hesaplarmış gibi kullanıp rakip karalama aracına dönüştürmek... Bu acizliktir. Kendi savunma becerin yoksa yoksa rakibine çamur atarsın. Bu çukur siyasetine Yeni Parti'de yer olmamalı. (Susurluk Chp sayfasından bize neler yazıldı. Onları da paylaştım.)

Kadrolar... En kritik nokta burası.

Liyakat. Birilerinin adamı olduğu için, birilerinin listesinde olduğu için gelenlerle bir yere varılmaz. Vardığınız yer ortada zaten. İşi bilen, namuslu, çalışkan insanlarla yola çıkacaksınız.

Kimsenin güdümüne girmeyecek bir ilçe örgütü lazım bize.

Sabah bir yerden gelen telefonla, eline tutuşturulan metni akşam kürsüde kekeleyerek okuyan başkanlar, sözcüler görmekten yorulduk.

Kendi sözünü söyleyemeyen, başkasının aklıyla konuşan bir yapı yeni falan değildir, eskinin devamıdır.

Yeni olacaksa, dik duracak. Rüzgara göre dönmeyecek. Bugün söylediğini yarın inkar etmeyecek. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilecek cesareti olacak. Konjonktüre göre eğilip bükülen değil, fırtınada bile rotasını koruyan bir omurgası olacak.

Aksi halde ne anlamı var? Aynı hataları yapacak, aynı cehaleti konuşacak, aynı savurganlıkla yönetecek, aynı fake hesaplarla saldıracak yeni bir parti kurmanın kime ne faydası var?

Ya gerçekten YENİ olun, ya da hiç olmayın.
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

"KATRANI KAYNATSAN OLMAZKİ ŞEKER, CİNSİNİ SEVDİĞİM CİNSİNE ÇEKER"

Atalarımız her zaman ki gibi gördükleri yaşadıkları, karşılaştıkları birbirine benzer durumları anlatacak ne kadarda anlamlı bir sözde bulunmuş.

31 Temmuz 2026 02:18