AYAĞI YERE BASMALI!…
Yerel seçim öncesi aday adayların vaadleri sıralanmaya başladı . Lakin bu kez su sorununu çözmeyi vaad eden yok . Yolları kaldırımları yapacağım, ilçeyi çamurdan kurtaracağım, diyen de yok. Çöpleri zamanında toplayacağım, diyen; belediye işletmelerine sahip...

Yerel seçim öncesi aday adayların vaadleri sıralanmaya başladı .
Lakin bu kez su sorununu çözmeyi vaad eden yok.
Yolları kaldırımları yapacağım, ilçeyi çamurdan kurtaracağım, diyen de yok.
Çöpleri zamanında toplayacağım, diyen; belediye işletmelerine sahip çıkıp en karlı şekilde işleteceğim... diyen, borçları ödeyeceğim falan diyene de rastlamadım.
Yani Susurluk'ta belediye yıllar sonra asli görevlerini yapar duruma geldi.
Yolların yanında kaldırımları da var artık ilçenin.
Çöpler düzenli toplanıyor. Sular akıyor.
Belediye işletmeleri şaibesiz işliyor; kar ediyor.
Bunlar belediye yönetiminin rutin işleri.
Lakin daha önce seçim vaadilerinde yer alıyordu.
Özellikle "yol yapma" en popüler vaaddi, bir aralar. Doğal gaz ve kanalizasyon alt yapı çalışmalarında tarlaya dönen sokakları en kısa sürede yenileme, en ilgi gören vaad idi mesela.
Önümüzdeki yerel seçimlerde büyük olasılıkla ekonomik getirisi olan söylemler ağır basacak.
Nurettin GÜNEY 'de süt fabrikası kuracaktı. Olmadı. Çünkü, olmazdı. Vaad baştan yanlıştı.
Süt toplamak, işlemek, depolamak , nakliye ve pazarlama sanıldığı kadar kolay değildi. Hatta paylaşılmış bir pazarda kısa sürede yer etmek imkansızdı.
Hele el değiştirdikten kısa süre sonra batan Yörsan örneği çok taze iken.
Ayrıca yörede Sütaş, Eker gibi çok güçlü firmalar vardı.
Bu pencereden bakıldığında GÜNEY'in süt fabrikası macerasına girmemesi çok yerinde bir geri dönüştü.
Eğri oturup doğru konuşalım derler ya, işte öyle yaparsak ; Susurluk gibi bütçesi kısıtlı belediyelerin kendi başlarına fabrikalar kurup ürünlerine pazar bulması neredeyse olanaksız.
O zaman belediye çöp , yol, kaldırım... gibi rütin işlerin dışında uçmadan ne yapabilir, bunun tartışılmasında yarar var?
Adayların da proje açıklarken ayağı yere basmalı!…
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
" Akşener, Pazartesi görüşeceğiz "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı