BANDIRMASPOR:1 HALİL UMUT MELER:2
Ülkemizde ‘futbol’ her zaman futbol değildir. Yazık... Dün statta on binler, televizyonların başında yüzbinler TFF.1.Lig Play-off final maçını seyrederken, Türkiye’de oynanan futbolun, aslında futbol olmadığını gördü… Futbolun içinde bulunduğu durum,...

Ülkemizde ‘futbol’ her zaman futbol değildir. Yazık... Dün statta on binler, televizyonların başında yüzbinler TFF.1.Lig Play-off final maçını seyrederken, Türkiye’de oynanan futbolun, aslında futbol olmadığını gördü… Futbolun içinde bulunduğu durum, kulisler, ülkemizde futbolu dizayn edenlerin eseridir. Dün bizi sürklase ederken, bu yapının mimarı olarak sahada düdük çalan Hakem Halil Umut Meler, elindeki düdüğü ile Bandırma ve Bandırmaspor ’un hayallerini yerle bir etti. Evet; Bandırmaspor ilk defa tarihinde, süper lige çıkmak için final maçı oynadı. Heyecanlıydı, taraftarları gibi. Maç konsantre olamadı. Teknik Direktör ve kulübeden maça girenler-çıkanlar pek bir varlık gösteremedi. Hele hele, Eyüpspor maçı gibi bir maç oynanmadı. Ona bakarsanız Eyüpspor, kalite ve kadro olarak İstanbulspor’dan daha iyiydi. Sonuçta; neden ve sonuçlarını istediğimiz kadar sıralayabiliriz… Ama sahada da, Hakem Umut Meler gibi; korkak, verdiği kararlar ile tartışmalı bir hakem vardı. Bana göre final maçının sonucu; Bandırmaspor: 1 Halil Umut Meler: 2 olarak, skor tabelasına yansıdı. Bandırma’nın, Bandırmaspor ‘un, taraftarların hatta maça Erdek, Adalar, Gönen, Susurluk olmak üzere, maça akın akın gelen, stadı dolduran 12-13 bin taraftarın, televizyonların başında yüzbinlerin ‘Süper Lige’ çıkma hayallerini yerle bir etti. Süper Lige çıkmak, hayaldi. Ama olmadı. Belki başka sezona sarktı. Gördük ki, artık öyle bir takım yapmalıyız ki, normal sezonda açık ara galibiyetler ile birlikte, liglerde hakemleri de yenerek, direkt olarak süper lige çıkmak gerekecek. Play-off lar da olmuyor… Birde maçı Kocaeli stadında canlı olarak seyreden biri olarak şunları da yazmam gerek. Bizleri Bandırma 17 Eylül Stadında oynamaya mahkum edenlere isyanım. 20 yıldır iktidar olanlar, Kocaeli stadında maç seyretmeye gittiğinde stadı görüp, acaba Bandırma’nın 20 yıldır köhne, eski ve uçturma uçurulan bir yerde, Bandırma ve Bandırmaspor’a layık görülen iptidai stat hakkında ne diyecekler? Belki de ‘federasyon’ bu nedenle bizi süper ligde istemedi. Şimdi yarından tezi yok, bu şehrin yöneticileri, bileşenleri ve siyasetçileri bu sorunu çözmezlerse, seneye Şampiyonluk hayalleri de yine de ötelenebilir. Bandırmaspor’a gelince. Başkan Onur Göçmez çok iyi bir iş çıkardı. Takımını ayakta tutabilmek, seyircisini motive etmek, şampiyonluk hayallerini diri tutmak adına, sosyal medyada paylaşımlar yaparak, hem Bandırma’yı hem de Bandırmaspor’u gündem de tutarak, güzel bir ‘halkla ilişkiler’ propagandası ile şampiyonluk hayallerini canlı tuttu. Kendisine teşekkür ederim. Bir şehrin Bandırmaspor ile bütünleşmesini sağladı. Şayet süper lige çıksaydık, gelecek ‘ayakbastı parası’ ile borçlarımızı sıfırlayacak, ekonomik anlamda rahatlayacaktık. Olmadı. Umutlar başka bir bahara kaldı. Ama umutlarımızı yıkan hakem Halil Umut Meler oldu. Ne diyelim. Bu yılda böyle geçti. Ama mutlaka yeni bir stat olmalı. Bunu her seferinde yazacağım. Birde Bandırmaspor artık, biraz daha profesyonelleşmesi gerecek. Yönetimsel, halkla ilişkiler, yapısal ve kurumsal açıdan. Şayet hedefimiz Süper Lig ise önce kurumsallaşmalıyız. O nedenle Başkan Onur Göçmez olmak üzere, Bandırmaspor olarak taşın altına elini koyan, Bandırma’ya bu coşkuyu yaşatıp, Bandırmaspor ruhunu yeniden dirilten ‘Yönetim Kuruluna, ve destekleri için Bandırma Belediyesine, Başkan Tolga Tosun’a teşekkür ederim. Çünkü Futbol her zaman futbol değildir... Bandırmaspor’a yeni sezonda başarılar dilerim. Yeni umutlarda yine beraber olmak dileğiyle, hoşça kalın.
Yazar: Can Emre
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı