19 Ağustos 2026 Çarşamba
USD/TRY:47,94 ₺EUR/TRY:55,57 ₺ALTIN:6.677,15 ₺Bandırma:23,1 C
Köşe Yazısı

DEMOKRASİLİ DEMOKRASİZLİK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye'nin en köklü ve tanınmış siyasi partilerinden biridir. Uzun bir tarihe sahip olan CHP, zaman içinde pek çok başarı elde etmiş ve Türk siyasetinde önemli bir rol oynamıştır. Ancak, her siyasi parti gibi, CHP'nin de yerel...

Velhasıl Gazetesi
İç parti demokrasisi ve örgütlenme zayıflıkları, iletişim ve halkla ilişkiler eksiklikleri, bölgesel farklılıklar ve alternatif partilerin yükselişi, CHP'nin yerel düzeyde kar

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye'nin en köklü ve tanınmış siyasi partilerinden biridir. Uzun bir tarihe sahip olan CHP, zaman içinde pek çok başarı elde etmiş ve Türk siyasetinde önemli bir rol oynamıştır. Ancak, her siyasi parti gibi, CHP'nin de yerel düzeyde bazı zayıflıkları bulunmaktadır. Bu yazımda, CHP'nin yerel zayıflıklarını ele alacak ve bu zayıflıkların parti üzerindeki etkisini kendimce analiz edeceğim.

CHP’nin iç parti demokrasisi ve örgütlenme konusundaki sınırlamaları parti içindeki demokratik süreçlerin ve tabanın katılımının yetersiz olması, bazı yerel örgütlerin etkinliğini azaltmaktadır. Yerel düzeyde aday belirleme süreci, parti içindeki çıkar çatışmalarına yol açmaktadır ve tabanın memnuniyetsizliğine neden olmaktadır.

CHP'nin halkla ilişkiler stratejilerindeki eksiklikleri parti politikalarını, projelerini ve başarılarını halka yeterince aktaramamakta ve yerel seçmenlerin ilgisini çekememektedir. İletişim ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin yetersizliği, CHP'nin yerel düzeyde daha güçlü bir destek kazanmasını engellemektedir.

Türkiye'nin farklı bölgeleri arasındaki kültürel, sosyal ve ekonomik farklılıklar, CHP'nin politikalarının tüm bölgelerde aynı şekilde kabul görmemesi, partiye olan desteği bölgesel olarak etkilemektedir. Gidipte Konya gibi bir yerde ezanın Türkçe olmasını savunan bir adayın başkan olması çok düşük bir ihtimal. Yerel düzeydeki dinamikleri doğru anlamak ve buna göre politika oluşturmak, CHP için önemli bir zorluk olmuş ve olmaktadır...

Son yıllarda Türkiye'de ortaya çıkan alternatif siyasi partilerin yükselişi, CHP'nin yerel düzeydeki zayıflıklarını derinleştirmiştir. Bazı bölgelerde CHP'nin seçmen desteği kaybetmiş, üyesi istifa etmiş alternatif partilere geçiş yapmıştır. Akabinde son seçimlerde "Altılı Masa" sarmalıyla zarını telafi etmek uğruna tüzüğü ve ilkelerini hiçe saymıştır. Bu durum, CHP'nin yerel düzeydeki etkinliğini ve gücünü, olumsuz yönde etkilemiş, zayıflatmıştır.

Ancak benim şahsımda, bir Ankara aristokrasi “Biz Partinin beyniyiz, ne dersek o olacak” gibi bir havanın olduğunu az çok siyasetle uğraşanlar bilir. Bu sadece CHP için geçerli değil ama demokrasi özgürlük, eşitlik, adalet, laiklik şiarı ile önde bayrak taşıyan CHP, yerelde seçilmiş belediye başkanlarına ve il veya ilçe başkanlara ha deyince diş geçiremiyor. “Bizler seçilmişiz seçimle geldik seçimle gideriz" diye şarkı söylüyorlar. Yerelde istediğimizi yazarız istediğimizi çizeriz çünkü bölgeyi bizden iyi bilemezsiniz diye tutturuyorlar. Bu eskiden kalma bir siyaset alışkanlığı.

Arkadaşlar bilgi ve iletişim çağının ne kadar geliştiğinden habersizler. Ancak benim midemi bulandıran şey başkanlar seçilmiş olduklarını hizmet sağlarken de hatırlasalar çok iyi olur...

CHP, Türkiye'nin siyasi arenasında önemli bir role sahip olan bir partidir. Her geçen gün Atatürk’ün ilkelerinden taviz veren hayatta kalmak için her yolu mubah gören bir zihniyetin ele geçirdiği bu parti son seçimden sonra parti içinde iç savaşa girecek gibi. İlçe başkanlıkları seçimlerindeki verilen mücadele, edilen kavgalar genel seçimlerde yapılsa gerçekten iktidar olurlar!

İç parti demokrasisi ve örgütlenme zayıflıkları, iletişim ve halkla ilişkiler eksiklikleri, bölgesel farklılıklar ve alternatif partilerin yükselişi, CHP'nin yerel düzeyde karşılaştığı başlıca zayıflıklardır.

Tabandan tavana demokrasi yolu bu partide yakında yok olacak gibi. Demokrasiden monarşiye giden bu yolda yakın zamanda kendi seçimlerinde mahalle karışacak gibi. Yıllardır aynı yüzlerin ve aynı kafaların egomanyasında; partilileri küstürmüş, rakiplerini düşman olarak görmüş ve gerçekten hizmet edecek gönüllüleri görmezden gelmişler.

Bu zayıflıkların üstesinden gelmek ve yerel düzeyde daha güçlü bir varlık oluşturmak için CHP'nin iç demokrasiyi güçlendirmesi, iletişim stratejilerini iyileştirmesi ve yerel dinamiklere uygun politikalar oluşturması önemlidir.

Şahsım adına hem Bandırma’da hem de merkezde değişim rüzgârları esmeli artık. Yenilikçi, idealist, genç cumhuriyetçiler partide acilen yerini almalıdırlar.

CHP KARIŞTI, TABAN’DA İSE BOŞVERMİŞLİK HAKİM

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12