17 Ağustos 2026 Pazartesi
USD/TRY:47,91 ₺EUR/TRY:55,54 ₺ALTIN:6.812,95 ₺Bandırma:26,4 C
Köşe Yazısı

ELLERE VAR DA BİZE YOK MU?

Toplumun merakla beklediği enflasyon rakamları Türkiye İstatistik Kurumu'nca ( TÜİK ) TÜFE'de aylık %3.92, 6 aylık %19.77, yıllık %38.21 olarak açıklandı. Aynı dönemler için bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da aylık %8.54, 6...

Velhasıl Gazetesi
El insaf, bu kadarına pes!..

Toplumun merakla beklediği enflasyon rakamları Türkiye İstatistik Kurumu'nca (TÜİK) TÜFE'de aylık %3.92, 6 aylık %19.77, yıllık %38.21 olarak açıklandı. Aynı dönemler için bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da aylık %8.54, 6 aylık %50.53, yıllık %108.58 enflasyon oranları tespit ettiklerini kamuoyuna ilan ettiler.

Açıklanan enflasyon verileri doğal olarak toplumun tüm kesimlerini doğrudan ya da dolaylı şekilde ama mutlaka etkiliyor. Tabiri caizse iğneden ipliğe tüm ürün ve hizmetlerin fiyatları diğer ekonomik faktörlerin de etkisi ile birlikte baz olarak alınıyor.

Merakla bekleyenlerin en başında da ücretli çalışanların ve emeklilerin olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü 6 aylık maaş artışları için baz alınacak temel veri - gerçek hayatta ekonomik yangın ne kadar büyük olursa olsun - TÜİK'in bu dönem için fiyat artışlarını hesaplayıp resmi olarak açıkladığı rakamlar oluyor.

Son yıllarda TÜİK 'in hem enflasyon hesaplamalarında baz alırken seçtiği ürün ve hizmetler hem de dönemsel fiyat artışlarını hesaplama yöntemleri sürekli eleştirildi. Birçok temel ihtiyacın dikkate alınmadığı, toplumun çoğunun hiç kullanmadığı ya da çok az kullandığı bazı ürünlerin enflasyon hesabında olması gerektiğinden farklı dikkate alındığı ve bu verilerin şeffaf olmadığı bilinen gerçek.

İnsanların markette, pazarda, kira artışı, ulaşım ve eğitim gibi giderlerinde yüz yüze kaldığı artışlar,  TÜİK'in açıkladığının yaklaşık iki katı -hatta biraz daha fazla -olarak beyan eden ENAG'ın rakamlarına daha yakın.

Yani ortada açıkça, ülkemizdeki ürün ve hizmetlerdeki gerçek artış oranlarının resmi verilere yansıtılmadığı bir durum yaşanıyor.

Bu da yetmezmiş gibi toplumun farklı gelir gruplarını oluşturan kesimlerine bir de refah payı adı altında sanki aynı ekonomik gerçekleri yaşamıyorlarmışçasına farklı maaş zammı uygulanıyor.

Türkiye'de toplam 1 Milyon 237 bin kamu işçisinden yaklaşık 700 bini toplu sözleşme ile Mayıs ayında -seçimin hemen öncesinde - %45 zam ve sosyal haklarında olumlu iyileştirmeler aldılar.

Toplam sayısı yaklaşık 3,5 milyonu bulan memurlardan kadrolu olan 3 milyon 150 bin kadarı  için de 11 bin 500 TL civarında olan taban ücreti, % 17.55+8.077 TL seyyanen zam  tüm memurlara uygulanarak ve %85 gibi bir artış oranı ile 22 bin TL'ye çıkarıldı. Memur maaş zammında ortalama %74'e ulaştı.

Türkiye'de son dönemde EYT nedeniyle emekli olan yaklaşık 1 milyon 700 bin kişi ile birlikte toplam emekli sayısı 15 milyon civarında. Çok kabaca bunların 9 milyonu işçi, 3 milyon memur ve 3 milyon kadarı da esnaf ve tarım emeklisi. Ülke nüfusunun altıda birini oluşturan bu kesiminin zaten yetersiz emekli maaşlarına yapılan zam oranı sadece %25'te kaldı.

Durun daha bitmedi. En düşük emekli maaşı 7500 TL'ye yükseltilirken kök maaşları bunun altında kalanlar için hazine desteği sağlanmıştı. Yani bugün kök maaşı 6000 TL ve altında olanlara %25 zam yapılsa da -gerçekte %0 zamla- 7500 TL almaya devam edecekler. Mesela kök ücreti 6100 TL olan emekli 7625 TL ile sadece 125 TL maaş zammı almış olacak.

Sadece son birkaç aydaki döviz ve enflasyondaki yüksek artışlar tüm ürün ve hizmetlerde büyük zamlar olarak yansımaya başladı bile. Duracak gibi de gözükmüyor. Kış geldiğinde şartların daha da ağırlaşacağı gün gibi aşikar...

Aynı ülkede aynı ekmeği, suyu, yakıtı tüketen, aynı ulaşım aracını kullanan, aynı kirayı ödeyen, çalışırken de emekliyken de yine bu ülkenin yükünü taşıyan insanlar arasında bu kadar ayrım neden?

Bu Emekliye yapılan reva mı?

El insaf, bu kadarına pes!..

Onlar bizim analarımız, babalarımız, amcalarımız, teyzelerimiz... Dahası geçmişimiz, geleceğimiz...

Kamu kaynakları fütursuzca ve bu kadar rahat harcanırken emeklilerimizin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesi hepimizi derinden yaralıyor.

ERDOĞAN’IN MAAŞINA YÜZDE 39 ZAM!

Devamı

İlginizi Çekebilir

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

Köşe Yazısı

POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...

​Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

13 Ağustos 2026 22:26
MUALLA SABIR GÜVEN

Köşe Yazısı

ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI

Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

13 Ağustos 2026 22:21
GÜZEL BAŞLANGIÇ

Köşe Yazısı

GÜZEL BAŞLANGIÇ

2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

11 Ağustos 2026 16:07
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Köşe Yazısı

Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın

Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

11 Ağustos 2026 15:59
BANDIRMASPOR TAM NOT

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR TAM NOT

İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

09 Ağustos 2026 07:14
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

07 Ağustos 2026 18:16
BİR İHALE ÖYKÜSÜ

Köşe Yazısı

Aynı Film, Farklı İsim Olmasın

Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

06 Ağustos 2026 12:44
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

Köşe Yazısı

EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?

​Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

04 Ağustos 2026 22:47
​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

Köşe Yazısı

​RÜZGÂRLA GELEN "KÖR TESADÜF" VE ZEYTİN EFSUNLANMASI...

01 Ağustos 2026 19:12