Erken Konuşmayın
Bir aydır bir önceki belediyenin borçları ile meşgul Susurluk. Sosyal medyada ; birinci sıradan meclise giren Ali Bozoğlu ile Güney’in meclisinde yer alan ve yeni meclise son anda dahil olan Murat Kula normal muhasebe bilgisine sahip olan hiç kimsenin ciddiye almayacağı bu borç açıklamalarını beş yıl önce Nurettin Güney’e her yerde oy istediklerini unutarak; Güney ‘i karalama kampanyasına dönüştürme gayretine girdiler

Bir aydır bir önceki belediyenin borçları ile meşgul Susurluk.
Sosyal medyada ; birinci sıradan meclise giren Ali Bozoğlu ile Güney’in meclisinde yer alan ve yeni meclise son anda dahil olan Murat Kula normal muhasebe bilgisine sahip olan hiç kimsenin ciddiye almayacağı bu borç açıklamalarını beş yıl önce Nurettin Güney’e her yerde oy istediklerini unutarak; Güney ‘i karalama kampanyasına dönüştürme gayretine girdiler.
Nurettin Güney de bunun üzerine bir basın toplantısı düzenledi.
Ve kamu borcu diye yazılan borçların 2019’dan kalma olduğunu , yapılandırıldığı için düzenli olarak ödenmesi gerektiğini belirtti.
Ticari borçların ise mal alım ihalelerinden kaynaklandığını ve bu borcun karşılığının depolarda durduğunu yani ticari borcun olmadığını vurguladı.
Bina boylu afişlere yazılarak açıklanan borç iddialarına açıklık getirdi.
Halk kime inanır; kime inanmaz bilinmez
Ancak ; bu tartışmaların Susurluk için zerre yararı olmaz bu bilinir.
Yani atışmaların Susurluk’a hiçbir getirisi yoktur. Aksine…
Amaç Nurettin Güney’i borç yok deniyordu ama varmış gibi algı yönetimleri ile başarısız kılmaksa boşa çaba.
Ayrıca unutulan bir şey var Nurettin Güney iddia ettikleri gibi belediyeyi borç batağına soktuysa, bundan Ali de Murat da sorumlu.
Lakin, açıkça ve dürüstçe söylemek gerekirse Susurluk Belediyesi onların anlattığı şekilde borçlu falan değil.
Basit bir hesap yapalım: Güney 2019 yıldında belediyeyi belediye bütçesinin üç katı borçla devralmış ;
2024’te iddia edilen doğru bile olsa, bütçenin yedide biri borçla devrediyor.
Dolara vuralım: 2019’da borç 57 milyon beş yüz bin lira yani 10 milyon 260 bin Dolarmış.
Bugün iddia edildiği gibi 50 milyon Lira diyelim; bu bir milyon beş yüz bin Dolar yapıyor.
Bu durumda ; Nurettin Güney dokuz milyon Dolar borç ödemiş oluyor.
Sattı diyorlar. Özellikle de Ali Bozoğlu diyor. Bence sattı konusuna girmesi gereken en son kişi.
Güney’in sattıklarını, satmadı varsayalım ve bugün satsaydı ne ederdi, diye soralım.
Sonra bu para bir Kültür ve Kongre Merkezi , yapar mıydı, acaba? Diye bir araştıralım.
Ancak ,en sonra bırakalım bu acemice algı operasyonlarını , önümüze bakalım.
Beş yıl çok zor geçecek.
Bir süre sonra siz de satacak bir şeyler aramak zorunda kakacaksınız.
Bu , iki kere ikinin dört etmesi gibi bir durum.
Erken konuşmayın utanırsınız…
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı