GELİN…
Vazgeçin! Bu satış size yapışır; yüz yıl çıkmaz. Tarihe geçer. Her okuyan öfkelenir. Bu, tarla satmaya benzemez. Bu, aslında yer altındaki fabrikayı satmak . Gelecekte en büyük sıkıntı tarım üretiminde yaşanacakken ve topraksız tarım şimdiden geleceğe...

Vazgeçin!
Bu satış size yapışır; yüz yıl çıkmaz.
Tarihe geçer. Her okuyan öfkelenir.
Bu, tarla satmaya benzemez. Bu, aslında yer altındaki fabrikayı satmak.
Gelecekte en büyük sıkıntı tarım üretiminde yaşanacakken ve topraksız tarım şimdiden geleceğe damgasını vurmuşken, altında sıcak suyu bulunan bir araziyi satmak kimin aklı? Bilmem. Ancak yıllar sonra bile kiminle anılacağı kesin.
Ben para nereye gitti , hani yer satmayacaktınız… hani daha önceki yerel yönetimi Dereköy’de arsa sattı diye eleştirmiştiniz…soruları ile yormayacağım gündemi.
Onların pek bir önemi yok şimdi.
Üzerinde durulması gereken asıl konu; tarla satıyorum derken çok değerli sera alanlarını kaybetmek.
Hani bir aralar süt fabrikası kurma vardı gündemde.
Olmadı.
Olmazdı.
Çünkü belediyenin çok büyük süt fabrikaları ile rekabet etme şansı yoktu.
Olmadı. İyi oldu.
Ama bu, öyle değil.
Seracılık sektörüne büyük teşvik var.
Ömer ÖZTÜRK de dile getirmiş: Devlet yüzde elli hibe veriyor.
Ayrıca kanalizasyon sorunu yok. Arıtma problemi yok. Havayı kirletme riski yok.
Üretim tamamen bilgisayar kontrollü.
Gübreyi geç attım, suyu az verdim sorunu yok. Yer altında sıcak su. Isıtma maliyeti devede kulak.
Sadece domatesleri toplamak kalıyor geriye. İşin güzel yanı nakliyede neredeyse bedava.
Kepekler mahalle halkı imza toplamış. O mahallede yaşayan herkes imza vermiş.
Yetmez.
Çünkü bu yalnızca Kepekler’in sorunu değil.
Bu, Susurluk’un, hatta Balıkesir’in sorunu.
Derhal çok daha büyük kamuoyu yaratılmalı. İmza kampanyası çok daha geniş alanlara yayılmalı.
Vakit dar!...
Biz üzerimize düşeni yapalım tekrar söyleyelim; ”Gelin vazgeçin bu satıştan! Bu satış sıradan tarla satmaya benzemez!"
Bu satış gerçekten yüz yıl unutulmaz!...
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı