KÜRESEL GÜÇLER ( I. Bölüm )
Savaşlar,hastalıklar…. Gündeme vurulan haberlerin ardından odaklanmaya maruz kalınır.Ortaya çıkan tedirginlikler ve gel-gitler bize. Oldu,olacak,yandı ,kaçacağın peşinden sürüklerken anlam veremediğimiz dayatmalara teslim olunur. Artan hava sıcaklıkları, art...

Savaşlar,hastalıklar…. Gündeme vurulan haberlerin ardından odaklanmaya maruz kalınır.Ortaya çıkan tedirginlikler ve gel-gitler bize.
Oldu,olacak,yandı ,kaçacağın peşinden sürüklerken anlam veremediğimiz dayatmalara teslim olunur.
Artan hava sıcaklıkları, art arda yanan ormanlar, ortadan kaldırmak istenilen hayvanlar ,getirilen bir çok yasanın ortalıkta cirit atmasına sebep olur..
İklim kanunu adı gibi masum değil malesef.
İklim yasası kanunu ve küreselleşme ile etkileşen birbirini tamamlayan iki büyük olgudur.Yeni Dünya düzeninin mimarı küreselciler ve onların tasarladığı uygulamalar gebe kalmaya başladı bile.
İklim kanunu yasası da yüzyıllar önce tasarlanmış küreselcilerin en büyük projelerinden biridir.
The Washington post company,Foreign Affeairs biri gazete diğeri küreselcilere hizmet eden dergidir.
Yayımlarında dünya ve gelecek adına çok önemli analizler yapılmakta..
Buralarda ele alınan konular monarşilerin yıkımı,ulus devletlerin ve vatanseverliği yok etme,inançları çürütme totaliter tek dünya devleti kurma adına planlar paylaşılıyor.
Globalleşme veya diğer adı küreselleşme fikirlerin,ürünlerin kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişinden doğan bir uluslararası bütünleşme süreci olarak gösterilse de insanoğlunu köleleştirme politikasıdır..
Değişen bir dünya ve 2030’a hazırlanan bir düzenin ayak sesleri giderek yaklaşıyor.
Yıllardır seyrettiğimiz Hollywood filmleri,Baba vanga kehanetleri,vazgeçilmez Simpson dizisi yapacaklarının alt yapısının göstergesi..
Kimse geleceği bilemez medyumluğa girer tahmin etmek ilim ve bilimin bir dalı olması olarak yönünüzü çizmenizde yardımcı olur..
Günümüzde küreselleşme ekonomiden,uluslarası arası ilişkilere kadar çeşitli alanlarda dünyayı etkileyen uluslararası toplumun doku ve yapısını eskiye oranla tanınmayacak ölçüde değiştiren güçtür..Ekonomik güçlerin ötesinde kapitalist sistemin işleyişinde temel düzenleyici mekanizma olan ekonomi- devlet ilişkisinin kendisinde düzensizleştirmesidir..
Küreselleşme ve kutuplaşmadan , jeopolitik rekabete,bölgesel çatışma,finansal krizlerinden,iklim değişikliğine,siber güvenlik,göç ve mülteci krizlerine kadar hakimdir..
Ortalıkta gezen
2030 devletlerin iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarını azaltmak üzere bugünden 2030’a kadar belirledikleri hedefleri ifade eder.
Buna dayanarak enerji,sanayi ve atık sektörlerinden kaylanmakta olduğunu savunur.
Sonucunu ise hızlı artan sıcaklıklara,dengesi bozulan mevsimlere,hızlı eriyen buzullara, dünya genelinde su miktarında azalma ve ekolojik dengenin bozulması ve çölleşmesini gösterir.
Birde madalyonun diğer yüzü var.
Kimse savaşlarda ve tatbikatlarda kullanılan kimyasalların toprak,su ve hava kirliliğine yol açmasını,solunum yolu hastalıkları, kanser,hormonal ve nörolojik bozuklukları,uçakların arkasında oluşan ve “ contrail “ olarak bilinen izlerin egzoz gazını salgılamasına dair kimse konuşmuyor!
Allahın yüzyıllardır değişmeyen varoluşsal düzeni mi şaştı? Yoksa Allahlık taslıyan küresel yapı Allah’a savaş mı açtı?
Mutlak olan tek gerçek bize Kuran’da indirilen ayrt ile anlatmaktadır.
“ ŞÜPHESİZ BİZ HERŞEYİ DAKİK VE ŞAŞMAZ BİR ÖLÇÜYE VE BİR KADERE GÖRE YARATTIK “ Kamer suresi 49
YAZAR:Meliha ATEŞ
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı