NİYE?
NİYE? Her seçim büyük olay ülkemizde. Seçim öncesinde yatırımlar duruyor, alım satımlar beklemeye alınıyor, kararlar erteleniyor, planlamalar seçimin sonucuna endeksleniyor. Niye? Çünkü ülkenin tüm kurum ve kuralları ile oturmuş bir devlet politikası yok....

NİYE?
Her seçim büyük olay ülkemizde.
Seçim öncesinde yatırımlar duruyor, alım satımlar beklemeye alınıyor, kararlar erteleniyor, planlamalar seçimin sonucuna endeksleniyor.
Niye?
Çünkü ülkenin tüm kurum ve kuralları ile oturmuş bir devlet politikası yok. Bunun karşısında sorunları dağ gibi.
Ve sahnedeki aktif siyaset henüz sorunların adında bile uzlaşabilmiş değil, bırakın çözümlerini.
Bu da 85 milyonun pozitif enerjisine darbe vuruyor. Herkes işi gücü bırakıp seçime kilitleniyor.
Gelişmiş ülkelere bakıyoruz seçimlere katılım yüzde elliyi bulmuyor. Seçim öncesi bağırıp çağıran, birbirini hainlikle suçlayan, tehdit eden kimse de yok.
Seçim ekonomiyi kilitlemiyor, planlamalar seçim sonrasına bırakılmıyor.
Niye?
Çünkü oralarda tüm kurum ve kuralları ile yerleşmiş bir devlet politikası var. Ve hiç bir siyasi bu politikaların dışına çıkamıyor. Çıkmak istese de devletin siyaset dışı organları buna kesinlikle izin vermiyor.
Daha önemlisi halkın hemen tümü parti, lider gözetmeksizin devlet politikasını onaylamış durumda.
Yani gelişmiş ülkelerde demokrasi tartışması olmuyor. Hukukun üstünlüğü tartışıma konusu edilmiyor.
Laiklik esas, dini siyasete alet ederek oy devşirmeye yönelinmiyor.
Biz hala 40 yıldır en temel sorunumuzun adını koyamadık.
Kürt sorunu diyen var, güneydoğu sorunu diyen var.
Ve bu ad koymalar yüzünden birbirlerini vatan hainliği ile suçlayan var.
Laiklik tartışması bitmedi.
Dindar görünmek için camide resim çektiren çektirene.
Ülkenin 100 yıl önce hedeflediği çağdaş uygarlığa saldırılar bitmedi daha.
Milli eğitim politikası her milli eğitim bakanı ile değişti. Seçimler o yüzden hani derler ya hayat memat meselesi ülkemizde.
Seçmen ne yapsın?
Çağdaşlıktan, hukukun üstünlüğünden, laiklikten ödün vermeyen bir devlet politikası oturana kadar devam...
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı