PANİK YOK, SAKİN!
Seçim kapıda, heyecan dorukta. Özellikle muhalefet 14 Mayıs'a kilitlenmiş pür dikkat beklemede. Bütün planlar seçim sonrasına ertelenmiş durumda. Hayaller bile seçime endeksli kurulmakta. Seçimin hemen öncesini yaşadığımız şu günlerde öyle bir hava var ki...

Seçim kapıda, heyecan dorukta.
Özellikle muhalefet 14 Mayıs'a kilitlenmiş pür dikkat beklemede. Bütün planlar seçim sonrasına ertelenmiş durumda. Hayaller bile seçime endeksli kurulmakta.
Seçimin hemen öncesini yaşadığımız şu günlerde öyle bir hava var ki ülke işgal altında da seçim kurtuluş savaşı.
Öyle bir hava var ki 14 Mayıs'tan sonra yeni bir cumhuriyet ilan edilecek.
Ve öyle bir hava var ki seçimi yüzde yüz muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu kazanacak. Lakin iktidar, iktidarı bırakmamak için sandıkta hile yapacak, hatta ülkede kaos çıkartacak.
***
Trajikomik, ancak nereden baksan durum vahim.
Nereden baksan gelişmiş çağdaş hukuk devleti yapısı ile ters. Nereden baksan devleti devlet yapan, seçim güvenliğinden, ülke güvenliğinden, adaletten yoksun bir ülke görüntüsü.
Ve nereden yaklaşsan Cumhuriyet'in yüzüncü yılına yakışmıyor.
Sakin.
Bu ülke neler atlattı bu millet neler gördü.
Panik yok.
Evet, 1950’de hortlatılan din tüccarlığı, tarikat siyaset ortaklığı özellikle son yıllarda doruk yaptı. Liyakat yerini sadakata bıraktı, adalet büyük güven kaybetti, siyaset devletin çok önemli kurumlarına sirayet etti.
Evet adam kayırma, ihaleye fesat karıştırma, medyada yandaş yaratma ülke gündeminin ayrılmaz parçası oldu.
Kabul.
Ama bu ülkenin temelinde değeri her gün biraz daha anlaşılan Mustafa Kemal’in Atatürkçülüğü var.
Yani askeri dahilik ile tamamlanmış bir devlet adamlığı var.
Panik yok, sakin…
SEÇİMLERDE HEDEF NE?
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı