SUNİ GÜNDEMLER...
Narin cinayeti araştırılıp gün yüzüne çıkarılmalı, suçluların ise cezalandırılıp adalette ki yerini bulması içinde mutlak suretle gereklidir. Haftalarca dile gelen, milleti televizyona kilitleyen ,üstelik hâlâ bir açıklık kazanamayan Bir Narin cinayeti...

Narin cinayeti araştırılıp gün yüzüne çıkarılmalı, suçluların ise cezalandırılıp adalette ki yerini bulması içinde mutlak suretle gereklidir.
Haftalarca dile gelen, milleti televizyona kilitleyen ,üstelik hâlâ bir açıklık kazanamayan Bir Narin cinayeti sürüyor. Halbuki bu ülkede nice narinler katlediliyor.. Zaten televizyon karşısında rezilliğin içinde çırpınıp kayboluyoruz... Aile düzeninin hiçe sayıldığı, ahlaksızlığın normalmiş gibi empoze edilmesi, Eşlerin birbirlerini aldatmaya yönelik teşvik dolu senaryolar, cinayetlerin, hırsızlığın, dolandırıcılığın adresini gösterip navigasyonu da yüklüyorlar niyetlerimize..
Gelelim olmazsa olmazlarımız bu milletin milli gururları Müge Anlı ve Esra Erol.. Onları izlemek millletçe vazife kılındı zihinlere..
Suni gündemlerin ardı arkası kesilmiyor, sanki birileri meydanı boş bulmuş gündemi satın almış at koşturuyor. Haber ve gazeteler de yer almayan kapıdaki tehlikelerden bir haber yaşıyoruz. Her ne hikmetse toplumumuza uygulanan bilinçsiz bir şuursuzlaştırma operasyonu var. Siyasi, ekonomik, sosyal hedeflere ulaşmak için toplulukların gerçeklik algısını şekillendirip, yönlendirme kapasitesine sahip bir el kamuoyu nezdinde belirli bir konunun önemini abartıp algıyı da manipüle ediyor.
Yazılarımı okuyanlar bilirler. Yeni dünya düzeninin hayatımızın içine gireceğini yazmıştım. Büyük ölçüde yaptırım ve cezalar gelecek. Bu yönünde kanun devreye girdi. Baktığımız da amaç vergi kaçakçılığını önlemek .Bu açıdan bakıldığında olsa mantıklı fakat madalyonun diğer yüzü hiçte masum değil.
Nerede? Ne şekilde?, kimin ile ne yaptığınız?, alışkanlıklarımız yapay zekâ sayesinde bilgi sağlayacak ve sahte gelecekler hazırlanacak. Şeytani akıl bunu kendi eli ile değil yandaşları olan sanal medya üzerinden gerçekleştirecek. Sosyal mecraların etki alanının giderek güçlenmesi de bu kadar hızlı kabullenmiş olmamızı tetikleyen faktörlerin başında.
Örneğin, google çok yakında cihazınızın kaybolması durumun da konum belirleme uygulamasını açık tutmamız için tüm telefonlar da hayata geçirecek...
Bir yandan büyük İsrail projesi için start veren siyonizm Beyrut'u vururken, İran'dan ateşlenen füzelerin %90'ı havada imha edilirken, Husilerin 2000 km uzaklıktan gönderdiği bir füze demir kubbeyi aşarak merkeze düşüyor? Gaye, Husiler'e bu füzeyi kimin verdiği ? İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri Ukranya'ya uzun menzilli füzeleri yolladı. Rusya'yı Ukranya toprakları dışında vurması içinde izin verildi. Bu ise alelen Rusya ile savaşa girdiklerini gösterir. Bir süre sonra NATO'yu da işin içine sokacaklar. Çünkü Rusya her an patlamaya hazır. Kirli el kendi topraklarından savaşa girmek yerine vekil devletler üzerinden basacak start'a.
Düşmanlarımız sınırları çizerken bizler ne zaman uyanacağız Ashab_i Kehf uykusundan...
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

Köşe Yazısı
SUSURLUK 'UN GÖBEĞİNDEKİ UTANÇ: HATAP
Bir şehrin ortasından dere geçiyorsa, o şehir şanslıdır. Eskişehir'e Porsuk ne kattıysa, odur. İnsanlar kıyısında çay içer, fotoğraf çektirir, şehir nefes alır.

Köşe Yazısı
“İLK YARIDA SAHADA HİÇ YOKTUK!”
Evet, “İlk yarıda sahada hiç yoktuk!” Evet aynen böyle söyledi yani gerçeği, Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz...