ÇAĞIN HASTALIĞI “YALAN SÖYLEME”
Psikolog Mine Kuşaklı, uzman desteğiyle yalan söyleme hastalığını psikoterapi ve ilaç tedavisi ile düzeltmenin mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca Psikolog Kuşaklı, ikiyüzlülük hastalığının yalan söyleme hastalığından faklı olduğunu ve çevrede ki kişilere zarar...

Psikolog Mine Kuşaklı, uzman desteğiyle yalan söyleme hastalığını psikoterapi ve ilaç tedavisi ile düzeltmenin mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca Psikolog Kuşaklı, ikiyüzlülük hastalığının yalan söyleme hastalığından faklı olduğunu ve çevrede ki kişilere zarar verebileceğini sözlerine ekledi.
Alanında Uzman Psikolog Mine Kuşaklı, yalan söyleme alışkanlığı ile ikiyüzlülük arasındaki farkları değerlendirdi. Hastalıklı yalanların, bir çıkar sağlamak için söylenmediklerini ya da söylenmeleri için ortada görünür bir neden olmadığını ifade eden Kuşaklı, mitomaniye denilen bu hastalıkta, yaşamadığı bir olayı yaşamış gibi anlatmak, göstermediği bir başarıyı göstermiş gibi sunmak ve benzeri örneklerin verilebileceğini söyledi. Mitomani hastalığı çoğunlukla kişilik gelişiminin hız kazandığı ergenlik dönemlerinde başlıyor ve tanısı genellikle 20-25 yaşlarında konuyor.

ÇARPITILMIŞ GERÇEKLERE İNANIYORLAR
Yalan söyleme hastalığının patolojik olarak “yalan söyleme” alışkanlığı olduğuna dikkat çeken Psikolog Kuşaklı, bu hastalığa sahip bireylere “mitoman” denildiğini belirtti. Mitoman bireylerin hayal güçlerinde kurdukları çarpıtılmış gerçeklere inandıklarını vurgulayan Kuşaklı, “Bu hastalar çoğu zaman kendi yalanlarına inanırlar ve o şekilde yaşamlarını sürdürürler. Kendi gerçekliklerinden kopmuş bireylerde yaşanan bu durum yetişkinler için patolojik bir boyutken çocuklarda normal karşılanır.” ifadelerini kullandı.

PSİKOTERAPİ VE İLAÇ TEDAVİSİ İLE KURTULMAK MÜMKÜN
Yalan söyleme hastalığının genellikle çocuk yaşlarda ebeveynleri tarafından sık yalana maruz kalan, cinsel-fiziksel-ruhsal istismara uğrayan bireylerde görüldüğünü ve yetişkin dönemlerinde patolojik boyuta ulaştığı bir psikolojik rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Mine Kuşaklı, “Yalan söyleme hastalığını psikoterapi ve ilaç tedavisi ile tedavi etmek mümkündür. Öncelikle yalan söylemeye olan inancının neyden kaynaklandığı bulunmaya çalışılır. Altta yatan problemlerle çalışıldıktan sonra hasta ile güven ilişkisi kurulur. Terapötik ilişki kurulduktan sonra hastayı yalan söylemeye iten eksik duygu ve güvenin yerine konması sağlanır. Eğer etkili bir tedavi uygulanırsa hastalığın tekrarlama ihtimali düşüktür.” şeklinde konuştu.

ÇEVRE DESTEĞİ TEDAVİ SÜRECİNDE ÖNEMLİ
“Mitoman bireylere çevresi tarafından destekleyici tutum olmalıdır.” diye konuşan Psikolog Kuşaklı açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verdi; “Onları yargılamadan, oldukları gibi kabul ettiklerine dair güven ilişkisine dayanan bir iletişim kurulmalıdır. Çevresindekilerin mitoman bireylerin kötü niyetle yalan söylemeyip psikolojik bir dürtüyle yalana gereksinim duyduklarının farkında olmaları gerekmektedir.”

OLMAK İSTEDİĞİ KİŞİLİĞİ CANLANDIRIR VE YAŞAR
Kişide ikiyüzlü davranışın sahip olmadığı değere sanki sahipmiş gibi davrandığı, hayalinde olmak istediği kişiliği canlandırdığı bir hareket olduğunu vurgulayan Mine Kuşaklı, “Yalan ve ikiyüzlülük gibi hareketler insanların bazen bir toplum içerisinde kendilerini ön plana çıkarabilme, kendilerini bir durum karşısında savunucu bir şekilde korumaya çalışma veya bazı kişilere zalimlik yapma amaçlı yalan söyleme ihtiyacı duyabildikleri zararlı bir davranıştır.” İfadelerini kullandı.
BİREY FARKINDA OLARAK İKİYÜZLÜLÜK HAREKETİ SERGİLER
İkiyüzlülüğün bir yalan söyleme rahatsızlığı olmadığının altını çizen Psikolog, “İkiyüzlülük yalan söyleme hastalığından farklıdır çünkü yalan söyleme hastalığı olan bireyler kendileri söyledikleri yalana inanır ve her yerde onu savunabilirler. İkiyüzlü davranış ise ortamdan ortama farklı davranışa sahip olabilirler ve genelde kendileri de bu durumun farkındadırlar.” dedi.
Ayrıca Psikolog Kuşaklı, çoğunlukla bilinçli yapılan ikiyüzlü davranışların çevrede ki insanlara da zarar vereceği durumlar oluşturacağının altını çizdi.
"NAKİT AVANS KARARINDA GERİ ADIM "
Devamı
İlginizi Çekebilir

Sağlık
NOMOFOBİ: CEP TELEFONUNDAN UZAK KALMA KORKUSU GİDEREK YAYGINLAŞIYOR
Uzmanlar, akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte nomofobi vakalarının özellikle gençler arasında dikkat çekici seviyelere ulaştığını belirtiyor.

Sağlık
Planlı Sezaryen Yasaklandı
Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesine göre, özel hastanelerde tıbbi gerekçe olmadan planlı sezaryen doğum yapılması artık yasak. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, doğum yapacak merkezlerde yeni kriterler de belirlendi. Özel Hastanelerde Planlı...

Sağlık
Hipertrikozis Nedir?
Hipertrikozis, vücutta aşırı kıl büyümesiyle karakterize nadir bir hastalıktır. Doğumda var olan ya da sonradan gelişen iki ana formda görülür. Genellikle "kurt adam sendromu" olarak bilinen bu durum, vücutta her bölgede ya da belirli alanlarda aşırı kıllanma...

Sağlık
Kış Mevsiminde Sağlıklı Kalmanın Yolları
Kış mevsiminde sağlıklı kalmak için bağışıklığı güçlendirme, beslenme, egzersiz ve cilt bakımı ipuçlarını keşfedin. Kış mevsimi, soğuk havanın getirdiği zorluklarla beraber sağlığımız üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Bu dönemde bağışıklık sistemimizi...

Sağlık
“Kalp sağlığını korumak 5 adımda mümkün”
Kalp hastalıkları, günümüzde en yaygın sağlık problemlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta ve yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Ancak, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Alirıza Erbay'ın da belirttiği gibi, sağlıklı bir kalbe sahip olmak için atılacak...

Sağlık
Sensör Teknolojisi Diyabetli Çocukların Okul ve Sosyal Hayatını Kolaylaştırıyor
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabetli çocuklar için sensör teknolojisinin okul ve sosyal hayatlarını normalleştirdiğini vurguladı. Sürekli glukoz takibi sağlayan bu teknoloji, Tip 1 diyabetli çocukların günlük hayatlarını kolaylaştırırken, ailelerin endişelerini azaltıyor ve çocukların eğitim başarısını olumlu yönde etkiliyor.

Sağlık
Bol Su İç; Hayatını Kurtar !
Sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi açısından önemine dikkat çeken Diyetisyen Yasemin Polat, bol su tüketimini ve hareketli bir yaşam benimsemenin önemine dikkat çekti.

Sağlık
Sağlıksız Besinlerle “Krizi Tetiklemeyin”
Diyetisyen Yasemin Polat, sağlıksız beslenmenin kalp krizi riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle doymuş yağlar konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurguladı. Polat, ağır ve tuzlu yemeklerden, aşırı alkol tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtti ve kalp krizi riskini azaltmak için uzak durulması gereken yiyecekleri sıraladı.

Sağlık
“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”
ALS hastalığı hakkında açıklamada bulunan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, “İyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir. Günümüzde hastalıkla baş edebilmek için pek çok imkân bulunmaktadır. Bu imkânlar, her hastanın ihtiyacına göre belirlenir” dedi.