22 Ağustos 2026 Cumartesi
USD/TRY:48,08 ₺EUR/TRY:56,19 ₺ALTIN:7.107,39 ₺Bandırma:22,7 C
Sağlık

" 'YUMURTA' İÇİN DENETİMLER ARTMALI "

Tayvan'a ihraç edilen yumurtalarda kanserojen madde tespit edildiği iddiaları gündeme gelince, yumurta konusu tekrar tartışmalara neden oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Başkanı ve Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay, konuyla ilgili...

Velhasıl Gazetesi
Tayvan'a ihraç edilen yumurtalarda kanserojen madde tespit edildiği iddiaları gündeme gelince, yumurta konusu tekrar tartışmalara neden oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Başkanı ve Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Tayvan'a ihraç edilen yumurtalarda kanserojen madde tespit edildiği iddiaları gündeme gelince, yumurta konusu tekrar tartışmalara neden oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Başkanı ve Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Tayvan’a ihraç edilen toplam 127,62 ton yumurtada insan sağlığına zararlı kanserojen "nitrofuran" madde tespit edildiği iddialarının ardından Tayvan, Türkiye'den yumurta alımları haziran sonunda durdurduğunu açıklamıştı. Yumurtalar imha edilirken Tarım ve Orman Bakanlığı da iddialara ilişkin inceleme başlatmıştı. Konu ile ilgili bilgi veren İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay, "Tayvan’da tespit edilen nitrofuran maddesi geniş spektrumlu bir antibiyotik sınıfıdır. Nitrofuranlar, 60 yıldan fazladır kullanılan sentetik geniş spektrumlu antibakteriyel ve antiparaziter ilaçlardır. Vücutta bu metabolitlerinin birikimi hem insanlar hem de hayvanlar için ciddi sağlık tehlikeleri oluşturabilir. Nitrofuranların Avrupa Birliği'nde gıda üreten hayvanlarda kullanımına izin verilmemiştir. Ülkemizde ise yumurta elde edilen tavuklar dâhil gıda elde edilmek amacıyla yetiştirilen hayvanlarda kullanımı yasaklıdır. Kullanımına dair tespit olması durumunda 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” kapsamında işlem uygulanmaktadır" dedi.

Ayla Ünver Alçay, nitrofuran maddesinin hayvanların büyümesini teşvik etmek, kümes hayvanlarını tedavi etmek ve suda yaşayan hayvanların gastrointestinal sistem hastalıklarını ve deri hastalıklarını tedavide düşük maliyetli olması, iyi etkinlik göstermesi nedeniyle aşırı veya yasa dışı eklenmesi vakalarına sıklıkla rastlandığını belirtti.

"Kanseri tetikliyor"

1950’li yıllarda piyasaya sürülen nitrofuranların kullanılması hormonal sistem bozukluklarına ve kansere yol açtığı belirten Dr. Ayla Ünver Alçay, “1995 yılından itibaren Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Japonya ve diğer birçok ülke birbiri ardına nitrofuran antibiyotiklerin gıda amaçlı kullanılan hayvanlarda kullanımını yasaklayan yasa ve yönetmelikler çıkarmıştır. Avrupa Birliği ülkelerinde hayvancılık sektöründe nitrofuran grubu antibiyotiklerin kullanımını 2006 tarihinden itibaren bütünüyle yasaklanmıştır. Bu yasaklamayı takiben ülkemizde de bu karar alınmıştır. Türkiye’de de antibiyotik büyütme faktörlerinin tümünün kullanımı 21 Ocak 2006 tarih ve 26056 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan tebliğ ile yasaklanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Nitrofuranların hayvan vücudunda proteine bağlı bileşikler formunda haftalarca, hatta belki de aylarca stabil kaldığını belirten Dr. Alçay, “Ana ilaçlar in vivo olarak hızla metabolize olmasına rağmen doku proteinlerine kompleksler halinde bağlanan metabolitler daha fazla metabolize edilemez ve bu da vücutta büyük miktarda metabolit kalmasına neden olur. Araştırmalar vücutta biriken metabolik komplekslerin kanseri tetikleyebileceğini ve hayvan sağlığını etkileyebileceğini göstermiştir” dedi.

Hayvan vücudundaki metabolitlerin, depolama ve geleneksel pişirme sırasında nispeten kararlı olduğunu belirten Dr. Alçay, “Haşlama, ızgara, mikrodalga gibi pişirme yöntemleri ile bu kalıntıları parçalamak zordur. Bu nedenle, nitrofuran ilaçları ve bunların gıdadaki metabolit kalıntılarının sıkı bir şekilde izlenmesi ve tespit edilmesi gerekmektedir. Hayvan hastalıklarının kontrolünde ve tedavisinde nitrofuranların etkinliği ve düşük maliyeti nedeniyle, vicdansız tüccarlar açık yasağa karşı gelerek yasa dışı olarak kullanmaya devam etmektedir” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

“Antibiyotiklere dirençli bakterilerin gelişmesine neden oluyor”

Deney hayvanlarında yapılan araştırmalar neticesinde sağlığa zararları etkilere rastlandığını söyleyen Dr. Alçay, “Nitrofurazon alımının doğrudan bir sonucu olarak kanserojen aktiviteye dair net kanıtlar gösterilmiştir. Yenilebilir dokulardaki kanserojen kalıntılar nedeniyle birçok ülkede (Avrupa Birliği, ABD, Avustralya, Filipinler, Tayland, Brezilya ve Kanada) yasaklanmıştır. Kronik toksisite ve karsinojenisite çalışmalarında, furazolidon dişi deney farelerinde habis meme tümörlerini, yumurtalıklardaki tümörlerini, erkek ve dişi farelerde bronşiyal adenokarsinomları ve erkek sıçanlarda nöral astrositomları indüklemiştir. Aynı zamanda deney fareleri üzerinde önemli üreme etkilerine sahip olduğu da saptanmıştır. Genel olarak deney fareleri daha az yavru vermiş, ortalama yavru sayısında büyük bir azalma ve düşük doğum ağırlıkları kaydedilmiştir. Araştırmalarla erkek ve dişi farelerde olumsuz üreme etkilerinin ortaya çıktığı sonucuna varmıştır.

İnsan çalışmalarında ise furazolidon ve nitrofurantoinin oral uygulaması, özellikle mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi bazı reaksiyonlara, alerjik reaksiyonlara ve hemolitik anemiye, alerjik reaksiyonlara yol açabileceği belirlenmiştir. Epidemiyolojik çalışmalar yalnızca nitrofurantoin ile tedavi edilen hastalar için rapor edilmiştir ve yetişkinlerde sinir sistemi kanserleri, ilaca bağlı karaciğer hasarı ve böbrek yetmezliği olan hastalarda artmış pulmoner advers olay riski ile ilişkiler bulunmuştur” dedi.

Diğer önemli bir risk faktörünün antibiyotik direnci konusu olduğunu belirten Alçay, “Antibiyotikler özellikle kitlesel ya da endüstriyel hayvan yetiştiriciliğinde büyümeyi hızlandırmak için hayvanların yediği yemi hızla ete dönüştürmesini, yani hızla kilo almalarını sağlamak için kullanılmakta ancak bu antibiyotikler hayvanların et, süt, yumurta gibi ürünlerinde kalıntı bırakmaktadır. Bunları yediğimizde antibiyotikleri tüketmiş oluyoruz. Bu şekilde antibiyotik kalıntılarına maruz kalmak antibiyotiklere dirençli bakterilerin gelişmesine yol açıyor ve bu nedenle de ihtiyaç duyulduğunda enfeksiyon hastalıklarının tedavi edilememesine neden oluyor. Antibiyotik direnci, mevcut antibiyotiklerin etkinliğini giderek daha da azaltan insan sağlığına yönelik en önemli küresel tehditlerden biridir" ifadelerini kullandı.

“Ülkemizde denetimler artırılmalı”

Türkiye’den ihraç edilen yumurtalarda nitrofuran tespit edilmiş olması, bu sorunun yurt içinde tüketilen yumurtalarda da var olabileceğinin bir göstergesi olduğunu belirten Dr. Alçay, "Üstelik sadece yumurtada değil sözü geçen kanatlı etleri, karides, bal, su ürünleri gibi tüm ürünlerin tamamı için bir risk olduğunu göstermektedir. Nitrofuranları belirlemek için birçok hassas ve etkili tespit yöntemi geliştirilmiştir. Hayvansal gıdalarda bu kalıntıların varlığını belirlemek için sıvı kromatografisi ve Kütle Spektrometrisi gibi analitik yöntemler kullanılır. Ülkemizde bu analizler akredite laboratuvarlar tarafından yapılmaktadır. Türkiye’de bu konuda daha fazla denetimler yapılmalı, bir izleme sistemi kurulmalı ve hatta bu firmalar basın yoluyla halka afişe edilmelidir" dedi.

SİGORTASIZ ARAÇ SAYISINDA ARTIŞ

Devamı

İlginizi Çekebilir

NOMOFOBİ: CEP TELEFONUNDAN UZAK KALMA KORKUSU GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

Sağlık

NOMOFOBİ: CEP TELEFONUNDAN UZAK KALMA KORKUSU GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

Uzmanlar, akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte nomofobi vakalarının özellikle gençler arasında dikkat çekici seviyelere ulaştığını belirtiyor.

11 Haziran 2026 10:58
Planlı Sezaryen Yasaklandı (2)

Sağlık

Planlı Sezaryen Yasaklandı

Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesine göre, özel hastanelerde tıbbi gerekçe olmadan planlı sezaryen doğum yapılması artık yasak. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, doğum yapacak merkezlerde yeni kriterler de belirlendi. Özel Hastanelerde Planlı...

20 Nisan 2025 16:53
Hipertrikozis, vücutta aşırı kıl büyümesiyle karakterize nadir bir hastalıktır. Doğumda var olan ya da sonradan gelişen iki ana formda görülür. Genellikle "kurt adam sendromu" olarak bilinen bu durum, vücutta her bölgede ya da belirli alanlarda aşırı kıllanma ile kendini gösterir.

Sağlık

Hipertrikozis Nedir?

Hipertrikozis, vücutta aşırı kıl büyümesiyle karakterize nadir bir hastalıktır. Doğumda var olan ya da sonradan gelişen iki ana formda görülür. Genellikle "kurt adam sendromu" olarak bilinen bu durum, vücutta her bölgede ya da belirli alanlarda aşırı kıllanma...

18 Aralık 2024 14:07
Kış Mevsiminde Sağlıklı Kalmanın Yolları

Sağlık

Kış Mevsiminde Sağlıklı Kalmanın Yolları

Kış mevsiminde sağlıklı kalmak için bağışıklığı güçlendirme, beslenme, egzersiz ve cilt bakımı ipuçlarını keşfedin. Kış mevsimi, soğuk havanın getirdiği zorluklarla beraber sağlığımız üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Bu dönemde bağışıklık sistemimizi...

16 Ekim 2024 04:11
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Alirıza Erbay, sağlıklı bir kalp için atılabilecek adımlara dikkat çekerek, 'Kalp sağlığınızı korumanın ilk adımı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmektir. Düşük yağlı, düşük tuzlu ve lif açısından zengin yiyecekleri tercih edin. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren bir diyet kalbinizi korur' şeklinde konuştu.

Sağlık

“Kalp sağlığını korumak 5 adımda mümkün”

Kalp hastalıkları, günümüzde en yaygın sağlık problemlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta ve yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Ancak, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Alirıza Erbay'ın da belirttiği gibi, sağlıklı bir kalbe sahip olmak için atılacak...

11 Ekim 2024 05:16
diyabet, sensör teknolojisi, Tip 1 diyabet, sürekli glukoz takibi, çocuk diyabet yönetimi, okul başarısı, Prof. Dr. Şükrü Hatun

Sağlık

Sensör Teknolojisi Diyabetli Çocukların Okul ve Sosyal Hayatını Kolaylaştırıyor

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabetli çocuklar için sensör teknolojisinin okul ve sosyal hayatlarını normalleştirdiğini vurguladı. Sürekli glukoz takibi sağlayan bu teknoloji, Tip 1 diyabetli çocukların günlük hayatlarını kolaylaştırırken, ailelerin endişelerini azaltıyor ve çocukların eğitim başarısını olumlu yönde etkiliyor.

11 Eylül 2024 12:25
Aşırı şeker tüketimi, vücutta birçok olumsuz durumu beraberinde getirirken, insülin direncini artırması nedeniyle bir türlü doygunluk hissinin sağlanamamasına neden olabiliyor. “Şekerin; ağız ve diş sağlığından, cilt sağlığına, mide sorunlarına ve hafıza gibi birçok bölgeye zararları göz ardı edilmemelidir.” diye açıklamada bulunan Diyetisyen Yasemin Polat, Susurluklulara süreli ve aralıklı perhizler yaparak değil hayatı perhizleştirerek yaşamının daha sağlıklı olacağı uyarısında bulundu.

Sağlık

Bol Su İç; Hayatını Kurtar !

Sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi açısından önemine dikkat çeken Diyetisyen Yasemin Polat, bol su tüketimini ve hareketli bir yaşam benimsemenin önemine dikkat çekti.

07 Eylül 2024 22:05
kalp krizi, sağlıksız beslenme, doymuş yağ, Yasemin Polat, Susurluk, kolesterol

Sağlık

Sağlıksız Besinlerle “Krizi Tetiklemeyin”

Diyetisyen Yasemin Polat, sağlıksız beslenmenin kalp krizi riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle doymuş yağlar konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurguladı. Polat, ağır ve tuzlu yemeklerden, aşırı alkol tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtti ve kalp krizi riskini azaltmak için uzak durulması gereken yiyecekleri sıraladı.

28 Temmuz 2024 13:32
Yakup Türkel _“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”

Sağlık

“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”

ALS hastalığı hakkında açıklamada bulunan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, “İyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir. Günümüzde hastalıkla baş edebilmek için pek çok imkân bulunmaktadır. Bu imkânlar, her hastanın ihtiyacına göre belirlenir” dedi.

21 Haziran 2024 13:48