17 Eylül
Tarih yaprakları 17 Eylül 1922’yi gösterdiğinde, Bandırma bir kez daha Türk milletinin bağımsızlık destanında onurlu bir yer edinmişti. Bu şehir, yalnızca güzel denizi ve verimli topraklarıyla değil, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesindeki direnişiyle de hatırlanmalıdır.

İstiklâl Harbi’nin sonlarına yaklaşırken, Anadolu’nun dört bir yanında Kuvâ-yi Milliye'nin cesur askerleri, işgalci kuvvetlere karşı büyük bir azimle savaşıyordu. Ve işte Bandırma, bu mücadelenin en kanlı sahnelerinden birine şahitlik etti. 17 Eylül, sadece bir şehrin düşman işgalinden kurtuluşu değil, aynı zamanda bir ulusun kaderini yeniden yazdığı gündü. Bu gün, Ege’nin mavi sularına doğru geri çekilen Yunan ordusunun son kez Türk topraklarında kurşun yağdırdığı, şehirleri ateşe vererek kaçışının sembolüdür.
Bandırma, işte bu destanî mücadelenin en kutsal hatıralarından birini taşır: Son Kurşun. Kuvâ-yi Milliye'nin cesur neferleri, düşmanın kaçarken arkasında bıraktığı yıkıntılara ve yangınlara rağmen, büyük bir fedakârlıkla vatan topraklarını savunmuşlardı. Bandırma’da atılan son kurşun, sadece bir işgal ordusunun geri çekilişini değil, bir ulusun küllerinden doğuşunu simgeliyordu. Bu topraklarda son kurşun sıkıldıktan sonra, Bandırma’nın bağrından yükselen bağımsızlık ateşi, tüm Anadolu’yu sardı.
Ne yazık ki, Yunan ordusu kaçarken geride sadece harabeler bırakmadı; şehirde büyük bir yangın başlatarak, hem halkı hem de direnişi ateşe atmak istedi. Fakat onlar yanılıyordu. Bandırma’nın kalbi, ne ateşle ne de kurşunla sönmeyecekti. Bu şehir, Kuvâ-yi Milliye'nin kanıyla sulanan o onurlu direnişin simgesi oldu. O gün, sadece Bandırma’nın değil, aynı zamanda tüm Türkiye’nin bağımsızlık umudu yeniden doğdu.
Bandırmalılar için 17 Eylül, sadece bir zafer değil, aynı zamanda bir milletin özgürlüğü için verdiği mücadelenin sembolüdür. Bu şehirde atılan son kurşun, Türk milletinin bir daha esaret altına girmeyeceğini tüm dünyaya haykırmıştı. Bandırma’nın bağrından yükselen bu bağımsızlık ruhu, bugün de bizim kalplerimizde yankılanıyor.
Yarın, 17 Eylül’ü bir kez daha gururla anarken, bizler de bu kutsal mücadelenin mirasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmakla yükümlüyüz. Bandırma’nın kurtuluşu, sadece bir şehrin değil, tüm bir ulusun yeniden doğuşunun hikâyesidir. Türk milleti, bu topraklarda sonsuza kadar hür yaşayacak; Bandırma’nın kahraman ruhu ise bu mücadelede daima yol gösterici olacaktır.
Bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün simgesi olan 17 Eylül, kutlu olsun!
YAZAR: Eyüp DEMİREZEN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
MADRA DAĞI'NIN AHI: KAÇ GRAM ALTIN BİR NEFES EDER?
Balıkesir'in göğsüne yine bir hançer mi saplanıyor?Gündeme düşen iddialar ve paylaşılan veriler, kan donduran cinsten. Madra Dağı'ndaki altın madeni kapasite artırımı projesi için tam 66 bin ağacın kesilmesi gündemde. 66 bin... Rakamla yazınca kolay geliyor, değil mi? Ama o rakamın arkasında onlarca yıllık bir ekosistem, binlerce canlı türü, toprağın tutunduğu kökler ve Balıkesir'in ciğerleri yatıyor.

Köşe Yazısı
TTM' DE GÜNEŞ ALTINDA KALAN SADECE VATANDAŞ DEĞİL, YEREL YÖNETİM ANLAYIŞIDIR!
Yazın kavurucu sıcağında Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi’ne TTM'ye yolunuz düştü mü hiç? Düşmediyse çok şey kaybetmediniz derdim ama aslında çok şey kaçırıyorsunuz.Halkın nasıl bir çileye terk edildiğini gözlerinizle görme fırsatını!

Köşe Yazısı