Dilde Müslümanlar...
Sabrın da bir sınırı var ! Had'ler aşıldı, nefesler tutuldu... Ne ile sınandığımızın farkında olmadığımız kesin. "SUURSUZLUK" idraki ele geçirmiş olduğu alenen belli. Duymayan kulaklar görmeyen gözlere sahip bir benlik ortalarda cirit atıyor. Hak ve hukuku yerine getirmek insanlık görevidir. Hele ki! Müslümansanız? Bir değil yeri gelecek 40 kere düşüneceksiniz!!!

Müslümanlık Kur'an'ın hükmü, Resûlullah'in sünneti doğrultularında yerine getirmenin adıdır ADALET... Değerlerine sahip çıkmanın, zulme "DUR" demenin dimdik "Elif " duruşudur ADALET...
SENKRETİK dine dönüşmeye başlayan bir din modeli şekline bürünen adı dilde MÜSLÜMANLAR, SUSYALİSTLER, SÜSLÜMANLAR...
DÜNYA ayağa kalktı boy gösteriyor .Soykırımın başladığı an itibari ile bugüne dek yapılan yürüyüşlerin batıda ki! Rolünü görebilseniz keşke!! Tüm üniversitelerde Filistin'e destek eylemi sürerken, boyunlarında kefiye, ellerinde "KELİME-İ TEVHİD" bayrakları pankart açarak protesto ediyorlar çekinmeden cefa, eziyet çekerlerken farkındalığı onlar algılıyorlar bizdekiler de ise kulak ardı malesef.. Filistinlilerin inançları uğruna verdikleri mücadeleyi görüp iman ile şereflenenler "LEBBEYK" diyerek bölük bölük İslam'a giriyorlar.
Toplumumuz da dahil İslam alemince topyekün " CRYONİCS" dirilme projesinin parçası haline gelmişiz. Hisleri, düşünceleri, dondurulmuş şuursuzlara dönüştük? Ne ara pas tuttu vicdanımız? Ne zaman yitirdik değerlerimizi?
Bir yandan Türkiye'nin yıllık 39,3 milyar dolarla islami giyim harcamalarında baş rolde olduğumuzu biliyormusunuz? 25 milyar dolar üzeri tüketim.. Normaldir çünkü, muhafazakârlığın yerini etraf SUSLUMANLAR , SUSYALİSTLER aldılar...
Saldık çayıra mevlam kayıra. Keyif üzerine keyif. Her yer güllük gülistanlık ya! Maşallah...
Kış ayı bitmeden yaz tatili için rezervasyon yaptırmak bizde, Kendi peygamberinden haberi yok, İsa( a.s)'in doğum günü olan Noel'i kutlamak yine bizde. Camiye, mescite girmekten korkarlar, kiliselere mum yakmak için sıraya girenlerde bizde. Senede bir defa anasını telefonda sormayan sorumsuz zihniyeti anneler günü ile telafi ettiren kutlamalar da bizde. Anliyacağınız bizde yok yok...
Karnı aç ,susuz kalan yetimin durmayan göz yaşının hakkını savunamaz. Nefsimizin malayanisi ile dans ederken , Allah'a teslimiyeti bırakıp batıla biat edenlerin imanlarından şüphe ederim...
Naçizane merakımdan soruyorum!
" MİRAÇ" mucizesinin hadisesi gerçekleşen, beş vakit namaz o gece emir olunan , Müslümanların ilk kıblesi Mescid-il Aksa'nin muhafızları bizler değilmiyiz?
Yok öyle ! Müslümanım elhamdülillah... Hakkını vereceksin yeri geldiğin de ödeteceksin..
Vesselam....
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.