GÖREN GÖZ KILAVUZ İSTEMEZ...
Bundan önce ki yazılarımda dile getirmiştim bakmayı değil görmeyi bilmenin yeterli olacağını. Ne Suriye'ye güneş doğar, ne de Gazze sabahı görür. Kollar çoktan sıvandı. Küreklere yüklenen yüklenene . Amerika Birleşik Devletleti'nin kurduğu 80 yıllık diplomasi...

Bundan önce ki yazılarımda dile getirmiştim bakmayı değil görmeyi bilmenin yeterli olacağını. Ne Suriye'ye güneş doğar, ne de Gazze sabahı görür. Kollar çoktan sıvandı. Küreklere yüklenen yüklenene.
Amerika Birleşik Devletleti'nin kurduğu 80 yıllık diplomasi imarı By Trump tehlikeli yaklaşımları ile çökertiyor.. Avrupa'ya aldiğı tutum, NATO'nun varlığını sorgulaması, Zelenski ve pasifik'teki müttefiklerini dünyanın gözü önünde azarlayıp aşağılaması,Ortadoğu'da Suudi Arabistan'ı aracı seçmesi, gerilimi tırmandırıyor. Avrupa başta olmak üzere Amerika'ya olan güvensizlik Çin'e karşı müttefiklerini yitirmesine yol açar. Pekala! savaşa Putin'le mi girecek..? Trump'ın siyasetteki amacı ne? Bunlar sorgulanması gereken hususlar fakat karşınızdaki By Trump olunca dikkate alınması yönetim tarzı cevapsız sorular uyandırıyor..
Gelelim PKK'nın silah bırakması Suriye'yi nasıl etkiler? ABD Ortadoğu'ya müdahale etme planını İsrail üzerinden yapıyor. Bugün de PYD üzerinden genişletiyor. Örgütlerin kapasiteleri daralmaya başlıyor. Burada Hizbullah'ın etkisinin azaldığını da görüyoruz.
Bir yandan İran ve İsrail'in birbirlerine yarayacak hamleleri Suriye- İran beraberliğinin olduğunun işareti. Ortak çıkarları Suriye'nin bölünmesi PKK ve YPG'yi destekliyor. İsrail eline geçen fırsatı değerlendirecek dürzilerin olduğu bölgede Suriye'nin 3 yıldızlı bayrağı indirildi. Akabinde dürzilere ait bir bayrak çekildi. PKK'nın üst düzey yöneticisi Mazlum Abdi" Kim olursa olsun bize yönelik saldırıları engelleyebilir ve halkımızın öldürülmesini durdurabilirse bunu memnuniyet ile karşılar ve taktir ederiz. Bu desteği almak bize moral kaynağı olur." dedi. ABD basınına göre israil, Suriye'nin güneyindeki dürzi topluluğun kazanması için lobi faaliyeti yürütüyor. Tel Aviv Dürzi gruplara 1 milyar dolardan fazla harcama yapmayı planlıyor. Ali Hamaney'in danışmanı bir tehdit de bulunmuştu"Suriye'nin geleceğini şimdiden kestirmek imkansız ama ortaya çıkan bulgular ve dile gelenler, Suriye'de parçalanma hazırlıklarının başladığını gösteriyor" demişti. Herkes bu fırsatı değerlendirecek gibi.. Bir yandan İran boşa atmayı sever. Ama politika olarak uyguluyor mu bunu? evet uyguluyor.. Bir tarafta 1979 İran devriminden bu yana iran- Amerika savaşı çıktı mı çıkacak iddaları konuşulurken, diğer yandan da ESAD REJİMİ ASKERLERİ YENİDEN ÖRGÜTLENİYOR MU?
Daha bize yazacak çok şey var bu konuda bir daha ki yazımda görüşmek üzere..
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.