7 Eylül 2026 Pazartesi
USD/TRY:48,44 ₺EUR/TRY:56,34 ₺ALTIN:6.861,92 ₺Bandırma:25,9 C
Son Dakika
Köşe Yazısı

İçimizden Biri

BİLMİYORUM “BELKİ BEN YANILIYORUM” Hemen hemen herkes şikâyetçi ülke gidişinden. Ancak; “neden ve çözüm konusunda yeni şeyler söyleyen yok pek.” Bir “vatan millettir gidiyor…” Niye? Birincisi birilerinin dağlaşan sorunlara çözüm üretme becerisinden yoksun olmalarından. Çözüm üretemeyince ne yapacak.? Sorunları önce dış güçlere bağlayacak, sonra da destansı sözlerle halkın duygularını okşayıp günü kurtaracak…

Levent GÜNDOĞAN
SUSURLUK’TA SİYASET.. Susurluk’ta siyaset yapmak zor. Belki de tam tersi.

ikincisi, halkın aslında ne istediğini bilmemesinden. İnsan ne istediğini bilmezse ne yapacağını hiç bilmez. Önce şunu vurgulayalım: “Vatan millet sevgisi hiç kimsenin tekelinde değildir. Kimin vatanını, milletini daha çok sevdiğine ya da kimin vatanı, milleti için daha sağlıklı öneriler getirdiğine ileride tarih karar verir. Daha açıkçası hiç kimse “ben vatanımı milletimi seviyorum öyleyse ben doğru söylüyorum” deme gibi bir hakka sahip değildir Bir başka yaklaşımla “vatanını, milletini aynı ölçüde seven insanlar da farklı düşünebilir. Sorunlara farklı öneriler getirebilir.” Farklı düşünceleri dinleyebilmek farklı önerileri ciddiyetle yaklaşabilmek de vatan millet sevgisi ile doğru orantılıdır. Her şeyin en doğrusunu ben bilirim mantığı ile hiçbir yere varılmaz. Örneğin; ben, vatanımı, ulusumu seviyorum ama vatanını milletini gerçekten sevdiğine inandığım birçok kişiden farklı düşünüyorum. Örneğin; ben devletimiz organlarının yasalara eksiksiz uymasından yanayım. Çünkü ben, hukuk devletinden yanayım. Çünkü ben, toplumun kamplara bölünmesine karşıyım, çünkü ben polisin “kan içerek beslenen teröristlerden” farklı olması gerektiğine inanıyorum. Bilmiyorum. Belki yanılıyorum. Belki ülke devlet çıkarları söz konusu olduğunda demokrasi askıya alınmalı, belki devlet zorlandığı konularda duygu sömürüsü yapabilmesi, belki devletin kolluk güçleri gerektiğinde teröristleri yıldırmak amacıyla bir takım şeyleri yargıya bırakmamalı. Bilmiyorum. Belki ben yanılıyorum. Bildiğim bir tek şey var: “Ben benim gibi düşünmeyenlere hiç ama hiç kızmıyorum” benim öfkelendiğim tek konu birilerinin kendisi gibi düşünmeyenlere vatan, millet sevgisini tekeline alarak tavır koymaya kalkması. (07.08.1996) "22 yıl önce yazmışım. Değişen hiçbir şey yok. Burjuva demokratik devrimini yapamamış ülkelerin ortak sorunu bu."

YAZAR: Levent GÜNDOĞAN (26,09,2018 - KARDEŞ)  )

Paylaş

Devamı

İlginizi Çekebilir

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

Köşe Yazısı

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

​Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

06 Eylül 2026 16:48
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Köşe Yazısı

MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

06 Eylül 2026 15:31
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Köşe Yazısı

BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Hasan Basri Akşener: ​Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

06 Eylül 2026 12:16
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Köşe Yazısı

Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

03 Eylül 2026 15:10
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

Köşe Yazısı

ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

​Neden İlkay Şimşek? ​Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

02 Eylül 2026 13:06
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

02 Eylül 2026 12:35
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Köşe Yazısı

SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

01 Eylül 2026 14:37
Eylül'de Gel

Köşe Yazısı

Eylül'de Gel

“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

01 Eylül 2026 13:41
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Köşe Yazısı

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

28 Ağustos 2026 16:39