7 Eylül 2026 Pazartesi
USD/TRY:48,45 ₺EUR/TRY:56,35 ₺ALTIN:6.872,35 ₺Bandırma:22,8 C
Son Dakika
Köşe Yazısı

KAN KAYBEDİYORUZ…

Ulu Önder Atatük’ "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Bu eşsiz vatan toprakları ve üzerinde yaşayan aziz milletine özgürlüğün gölgesinde adaletin eşitliğinde yaşanacak bir ülke...

Meliha ATEŞ
Meliha-Ates

Ulu Önder Atatük’ "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Bu eşsiz vatan toprakları ve üzerinde yaşayan aziz milletine özgürlüğün gölgesinde adaletin eşitliğinde yaşanacak bir ülke bırakmıştır.’ Ümidim gençliktedir, Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz. ‘ diyerek geleğin gençlerine öğütler vermiştir.  Uluslar eğitim ve ahlaki değerleri ile vardırlar eksikliği vücut bulursa toplum çöküşe geçer. Bizlere atalarımızdan emanet kalan bu vatanı neslimizin devamı gençliğimize bırakmak zorundayız.

Siyonizm’in yüzyıllardır baltaladığı odak noktasıdır değerlerine sahip çıkan nesiller. Gelişmekte olan toplumların çöküşlerini inançları olan din ve milliyetçilikleri üzerinden parçalarlar, tam bir nokta atışı ile sonuçlanır beş yıldız on numara. Allah’ın önceliği, ahlak ve adalet insanlığın yapı taşı toplumunda temeli, birbirlerinden ayrılmaz bütünlüğün özü ve sözüdür. Oyun büyük ve tehlikeli ortada bir neslin yok oluşumuna giden yol ayrımı var. Önlemini alacak olanda koruyup muhafaza edecek bizlerden başka kimse değil. Kurulan dönme dolaplar dünyaya hükmü ve hakimiyeti tek ulus olan Türk milletinin sonu olacak. Yitirdiklerimiz kaybedeceklerimizin esareti, kanayan yaramızın dinmeyen acısıdır. Gelinen durum öyle vahim ki! Başımızı yastığa koyabilmemiz de düşünülmesi gereken ayrı bir yol ayrımı.

Bu ülkenin dini İslam’dır öyle de kalacaktır. Maalesef inancımızı kullanarak dinimizi bu milletin musallatı olarak lanse konumuna sokanlar ne yaşanmasına ne de yaşatılmasına izin verdiler. Bugün mescitlerin önünden geçmeye korkanlar, dua etmek için soluğu kiliselerde alıyorlar. İnançların imandan yoksun türlü türlü dinin türediği şeytana kurban adayan evlatlarımızı siyonizmin kucağına sürükleyenler nesillerimizin katilidir. Ne zaman uyanacağız koca bir soru işareti ama düşman uyumuyor. İsrail’in başkenti Tel Aviv’de 1956 yılında kurulmuş olan Tel Aviv İslam Üniversitesi var. Yaklaşık 65 yıldır eğitim vermeye aralıksız devam ediyor. Bu Üniversitede Kur’an, hadis, siyer, arapça, psikoloji, sosyoloji dersleri okutulur. Öğrencilerse Yahudi çocuklardan seçilir, Seçilen çocuklarda Müslüman din adamı olarak yetiştirilir. Mezun olanlarda aramıza girerler bu saatten sonra ayıklayın princin taşını.

Anlayan kaile var mı bilmiyorum? ümmet adına durum kritik . Müslümanlar arasındaki mezhepler yol ayırımına ,Kur’an ayetlerinde tefsir yerine mezheplere göre uyarlama ve asılsız hadisler ihtilafa düşürüyor. Böylelikle insanın inancı ve fıtratında kaygı ve tereddütler doğuruyor. Ham maddemize karıştırılan fitne fesat tohumları ile büyüyen çocuklarımız psikopat gençlere dönüşüyor. Eğitim sistemimiz bile 1869’dan bu yana Fransız eğitim sistemi model alınıyor. Dünya Harbinde olduğu gibi bir İngiliz Askeri olan İstihbarat Şubesinde görev yapan Thomas Edward Lawrence Arap yarımadasına istihbarat faaliyetlerini sürdürmesi için gönderilen bölgede Osmanlı Devletine Arapları kışkırtan İngiliz casusuydu. Hatta Müslüman rolüne o kadar alışmış ki! hiç bir gece teheccüd namazını bırakmamış… Siyonizm sistemini kurarken hiçbir noktayı atlamaz sistemin alt yapısı yüzyıllara dayanan gizli özel bir teşkilattır, onlar için bir hedef haline gelen ölümüne görevdir.

Şükürsüzlük ve ahlak yoksunluğu toplumların çöküşünü hazırlar eğer düşmanın zaafını bilirseniz istediğiniz şekillemeyi yapar ve ileriye dönük imarın temelini atarsınız. Lazım olan işini hakkı ile yapacak müteahhitler.

Bu gençler hepimizin ,gençleri sorgulamadan önce vicdanınızı sorgulayın…

YAZAR: Meliha ATEŞ

Paylaş

Devamı

İlginizi Çekebilir

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

Köşe Yazısı

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

​Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

06 Eylül 2026 16:48
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Köşe Yazısı

MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

06 Eylül 2026 15:31
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Köşe Yazısı

BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Hasan Basri Akşener: ​Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

06 Eylül 2026 12:16
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Köşe Yazısı

Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

03 Eylül 2026 15:10
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

Köşe Yazısı

ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

​Neden İlkay Şimşek? ​Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

02 Eylül 2026 13:06
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

02 Eylül 2026 12:35
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Köşe Yazısı

SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

01 Eylül 2026 14:37
Eylül'de Gel

Köşe Yazısı

Eylül'de Gel

“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

01 Eylül 2026 13:41
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Köşe Yazısı

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

28 Ağustos 2026 16:39