7 Eylül 2026 Pazartesi
USD/TRY:48,44 ₺EUR/TRY:56,35 ₺ALTIN:6.838,91 ₺Bandırma:26,8 C
Son Dakika
Köşe Yazısı

KURESELCİ EĞİTİM SİSTEMİ

Geçmişten günümüze eğitim sistemimizdeki değişim en fazla konuşulan tartışmaların başında gelir. Eğitim süreci ne kadar düzgün yürürse yaratılış fıtratına uygun doğal hayatın içerisine süreklilik ve hayatiyet kazandırır. Eğitimde 3 temel öğe vardır. Öğrenme,...

Meliha ATEŞ
Meliha-Ates

Geçmişten günümüze eğitim sistemimizdeki değişim en fazla konuşulan tartışmaların başında gelir. Eğitim süreci ne kadar düzgün yürürse yaratılış fıtratına uygun doğal hayatın içerisine süreklilik ve hayatiyet kazandırır. Eğitimde 3 temel öğe vardır. Öğrenme, öğrenci ve öğretmen.. Amaç ise, toplumsal, bireysel, ekonomik ve siyasal 4 temel işlevdir.

Bireylerin yetersizlik nedeniyle yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak oynaması gereken rolleri gereği gibi oynamama durumudur.Turkiye'nin eğitim alanındaki en önemli sorunudur.Yine Türkiye'de ki okullar bilgi vermenin yanı sıra yaşam becerisi kazandıran en önemli kurum olmaktan çıkarak sınavlara giriş için gerekli olan belgenin alınacağı beton yığınlarından başka bir konumu yok maalesef.. Hâl böyle iken kazandırdığı tek sey yaşamlarını sürdürebilecekleri paradan başka bir şey ifade etmiyor. Topluma bir faydası olunmadığı gibi üreticiden çok tüketici rolü ortaya çıkıyor. Türkk eğitim müfredatını hem MEB hem de özel sektör tarafından hazırlanan, hazırlık sürecinde yazar,yazarlar, editörler dil uzmanları, görsel tasarımcı, program geliştirme uzmanı, ölçme ve değerlendirme ve rehberlik uzmanları görev alırlar. Bir yığın uzmanın ,bir o kadar da kapsamlı programlar hazırlamaları sonucunda yine elde var sıfır??? Pekâlâ! niye bu haldeyiz? Ya da sogulamamız gereken bu müfredatı hazırlayanlar kimler? Türk eğitim sisteminde 100 yıllık sorunlar ve hâlâ oturmamış bir yapı var. Değişen mufredatlar dünyanın koşul ve düzenine göre güncellenen sisteme tâbidir. Çünkü eğitim birden bire değişen bir yapı değildir. Reformlar üzere yapılan değişikliklere maruz kalmış ll.Mahmut devrinden itibaren bu yana modernize edilmiş bir eğitim sistemi kurulmaya çalışılmıştır. Özellikle tanzimat'tan sonra ivme kazanan sivil eğitimde ki modernleşme hareketleri, imparatorluğunun son günlerine doğru kayda değer bir gelişme kaydetmişti . Modern eğitim geliştirilmesi yolunda önemli adımlar atılırken son yüzyıllarda dünyada fikir ve bilim alanlarında meydana gelen gelişmeleri izleme yeteneğini kaybeden geleneksel eğitim kurumları ll.Meşrutiyet döneminde ki medreselerin ıslahına yönelik sonuçsuz reformlar hariç ihmal edilmisti. Böylelikle Osmanlı'da biri geleneksel diğeri modern ikili eğitim sistemi ortaya çıkmış ve geleneksel sistem "şeriye ve evkaf nezaretinin" yönetimi denetimi altına girmiş, modern sistem ise Mearif nezaretine bağlı ve yarı laikti. Ardından batı Avrupa'da ki gelişmeler mercek altına alındı. 1789 devriminden sonra biri İngiliz diğeri Fransız modeli ortaya çıkmıştı. Cumhuriyet kurulurken JAKOBENLER yerle bir edilen monarşi ve teokratik rejimi ayakta tutan geleneksel eğitim sistemini yıkmış onun yerine cumhuriyet ilkelerine dayanan laik sistemi kurdular.

Plan programa göre sistematik olarak bugünlerin alt yapısını milli ve manevi değerleri baltalayan "fulbright"antlaşması imzalandı Türkiye'de. Bu görüşmede ikili ilişkilerdeki tüm dalgalanmalara rağmen yeni yüzyıla taşınacak köklü ve güçlü bir kurumun habercisiydi, "TÜRK AMERİKAN ANTLAŞMASI..." 27 Aralık 1949 tarihinde iki tarafı temsil eden Dışişleri bakanı FAİK ZİHNİ AKDUN ve Amerikan büyükelçisi GEORGE WADSWORTH tarafından Ankara'da imzalanarak tarihin en büyük hatası yapıldı . 5'ci maddesin'de HARİCİYE TEŞKİLATININ MUVAZZAF MEMURLARINDAN OLMAK ÜZERE KOMİSYONDAKİ BİRLEŞİK DEVLETLER VATANDAŞLARINİ TAYİN VE TEBDİL ETMEK SELAHİYETİ HAİZ OLACAKTIR ibaresi ( Dışişleri bakanlığındaki kıdemli memurların dahil olduğu komisyona ABD'ninde memur ataması yapılarak Milli eğitimi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada yönetip bu milleti batıl davalarına alet edip kullanılmasıdır).

YAZAR: Meliha ATEŞ

Paylaş

Devamı

İlginizi Çekebilir

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

Köşe Yazısı

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

​Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

06 Eylül 2026 16:48
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Köşe Yazısı

MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

06 Eylül 2026 15:31
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Köşe Yazısı

BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Hasan Basri Akşener: ​Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

06 Eylül 2026 12:16
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Köşe Yazısı

Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

03 Eylül 2026 15:10
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

Köşe Yazısı

ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

​Neden İlkay Şimşek? ​Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

02 Eylül 2026 13:06
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

02 Eylül 2026 12:35
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Köşe Yazısı

SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

01 Eylül 2026 14:37
Eylül'de Gel

Köşe Yazısı

Eylül'de Gel

“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

01 Eylül 2026 13:41
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Köşe Yazısı

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

28 Ağustos 2026 16:39