7 Eylül 2026 Pazartesi
USD/TRY:48,44 ₺EUR/TRY:56,35 ₺ALTIN:6.838,91 ₺Bandırma:26,8 C
Son Dakika
Köşe Yazısı

MASALLAR MASALLAR...

Murat Kula köşesinde yine masal anlatmış. Güya beni köşeye sıkıştıracak. Ama, bir arkadaşımın dediği gibi "masallar masallar..." Çünkü; Zaman gazetesine hiç abone olmadım. Ama olsaydım da gocunmazdım. Benim Murat gibi bir at gözlüğüm hiç olmadı.

Velhasıl Gazetesi
ATI ALAN…. CHP yerel seçim çalışmalarını askıya almış durumda. Belediye başkan aday adayı olmayı düşün

Ben felsefenin temel ilkelerini okumuş biriyim. Girdiğim ortamdan etkilenmem. O, ortam benden etkilenir.

Kazakistan'a 2011 yılında iyi niyetinden şüphe etmediğim arkadaşlarımlarım ile gittim. Türk oklularını da ziyaret ettim. Hepsinde Atatürk Köşesi vardı.

Yurt dışında Kazak çocukların okuduğu bir okulda Atatürk Büstü ve İstiklal Marşı'nın sözlerinin asılı olması beni çok mutlu etti. Hatta Atatürk Köşesinin önünde fotoğraf çektirip sosyal medyada da yayınladım.

Olimpiyatlara gelince; bir kez ,Balıkesir'de İsmail OK'un belediye başkanı olduğu dönemde, gitme şansım oldu. Ve yine Dünya'nın dört bir tarafından gelen çocukların Türkçe konuşması şarkılar söylemesi hoşuma gitmişti.

Ayrıca, o gece Ak Partili, MHP'li, CHP'li... siyasiler sahneye çıkıp Türkçe Olimpiyatlarına övgüler de düzmüştü.

Çünkü, kimse FETÖ'nün asıl amacının ne olduğunu bilmiyordu.

Örneğin: tüm CHP'Lilerin saygıyla andığı rahmetli Bülent ECEVİT de yurt dışındaki okulları ziyaret etmiş ve o okullar hakkında çok güzel şeyler söylemişti.

Dernek meselesine gelince; derneğin açıldığı yer (şimdiki Kafkas Derneği) bana aittir. Oraya bir dernek açmak istediklerini söylediler kabul ettim.

Adını da ben koydum: SUSİAD

Böyle bir hayalim vardı. Bunu da belki otuz yıl önce Kardeş'teki köşemde dile getirmiştim.

Derneğe üye olmaları için Susurluk'taki hemen tüm iş adamlarına çağrı yapılmasını önerdim. Ve ısrarla bunu dile getirdim.

Sonuçta derneğin benim istediğim amaca hizmet etmediğini görünce ilişiğimi her anlamda kestim. Zaten belli bir süre sonra kapandı. TUSKON'dan haberim yok.

Bunları anlatmama da gerek yok aslında.

Çünkü beni, benimle şahsi problemleri olan biri (adı bende kalsın) CİMER'e şikayet ederek; aynen şöyle yazmıştı: " Ben Levent GÜNDOĞAN'I Ramazan Kıral ile çay içerken gördüm. FETÖ'cü olabilir, araştırlmasını talep ederim"

O zamanlar kim kime kızıyor, ona FETÖ'cü damgasını yapıştırıyordu.

Mecburen savcılık soruşturdu. Araştırdı. Bir şey bulamadı ki kovuşturmaya gerek yok diye karar verdi.

Silah ruhsatını söylememin tek nedeni de soruşturmanın ciddiyetini vurgulamak içindi. Çünkü tabanca ruhsatı almaya, bırakın Fetöcülüğü, en küçük bir yüz kızartıcı suç bile engeldir. Bunun yanında sadece sabıka kaydına bakılmaz. KOM Daire Başkanlığı özel araştırma yapar.

Murat Kula bey hukukçuyum diyor, bilmesi lazım. Ama at gözlüğü takınca olmuyor işte. Bir de kalbi kötü sanki. Nerelere yormuş bu vurgumuzu.

Ha bu arada "aynı yerde otlamak", 'tıpkı at gözlüğü takmak' gibi bir deyimdir. İnsanlar için kullanılır. İnekler için değil.

Alınmasına gerek yok yani. Zaten ineklere, aynı yerde otluyorsun, desen de anlamazlar.

Kula beyfendiye diyeceğim, "Bırak artık bu Fetö, metö işlerini. Bak sen de Vatan Partisi'ndeydin. Ama sonra senin Perinçek Ak Parti'nin yedek lastiği olunca bıraktın. İyi yaptın. Keşke hiç girmeseydin. Perinçek'in ne mal olduğunu Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı...daha 70'li yıllarda söylemişti. Ertuığrul KÜRKÇÜ sağ ona da bir şekilde sorabilirsin. "

Kula Murat solcuyum diyor o da masal. İsterse bir ara onu da anlatırım uzun uzun, Diyalektik'den başlayarak.

Keskin ve en dürüst Murat'a tavsiyem: söylüyorum: " Bırak artık aynı yerde otlamayı" .

Ona bir şey daha söyleyeyim; Seni meclis üyesi yapması için Hakan'a ben önerdim. Dört veya beşinci soradan hem de. Ali BOZOĞLU'nu da ben sokmuştum Hakan'ın aklına. Kontenjan adayı olarak. Ali Hakan'ın kazanacağına inanmadığı için birinci sırada ısrar etti. Bozoğlu soyadını kullanarak. Tarih de Murat da bilsin. Ali biliyor.

Nurettin GÜNEY'i başarılı bulduğumu her platfırmda hatta CHP ilçe binasında da söyledim.

CHP'den meclis üyeliği olmak istememin nedeni CHP'ye daha yakın olmamdı.

Ve daha iyisini yapabileceğimize inanmamdı. Murat Kula , İnanıyorum ki, Hakan Nurettin Güney'den daha başarılı olacak.

Ve ben köşemden onu da alkışlayacağım...

Bakalım o zaman anlatacak masal bulabilecek misin????

YAZAR: levent GÜNDOĞAN

Paylaş

Devamı

İlginizi Çekebilir

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

Köşe Yazısı

SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL

​Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

06 Eylül 2026 16:48
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Köşe Yazısı

MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0

Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

06 Eylül 2026 15:31
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Köşe Yazısı

BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...

Hasan Basri Akşener: ​Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

06 Eylül 2026 12:16
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Köşe Yazısı

Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı

Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

03 Eylül 2026 15:10
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

Köşe Yazısı

ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.

​Neden İlkay Şimşek? ​Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

02 Eylül 2026 13:06
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Köşe Yazısı

BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?

Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

02 Eylül 2026 12:35
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Köşe Yazısı

SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...

Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

01 Eylül 2026 14:37
Eylül'de Gel

Köşe Yazısı

Eylül'de Gel

“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

01 Eylül 2026 13:41
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Köşe Yazısı

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi

Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.

28 Ağustos 2026 16:39