Mutlak Güç Ahlak ve Adalettir..
Bugüne dek birinin veya birilerinin ortaya çıkıp ta İsrail'e dur dediğini duymadık. İsrail demek = ABD değil mi? 20'nci yüzyılda güçlerin ve dengelerin değişimi 19'ncu yüzyılda İngilizlerden sonra siyonistlerin bir numaralı yeni silahı Amerika oldu.

Kendilerinin üzerindeki hakimiyeti de İsrail'in elinde bilinen bir gerçek. Chicago eyaletinde ki dev anıtı muhakkak görenler vardır film, gazete veya belgesellerden.. Amerika'yı kuranlar Ortada George Washington sağ ve sol tarafında ( yani baş başa, diz dize) Yahudi bankerler Robert Morris ve Haym Saloman dır.
Gazze'de insanlık bitti hâlâ neyin baskısı yapılıyor anlamıyorum? diyenler bilsinler ki! İran'ın misillemesine dur diyen Yahudilere destek veren batılı müttefiklerdir.. Anlayacağınız laf ola beri gele...
Bu arada İran, İsrail misillemeleri Gazze'de yapılan zulmü gölgeleyerek algıları muhtemel çıkması beklenen savaşa odaklandı. Davas'ın Çıkmayacağını biliyoruz Şimdilik, Tiyatrodan başka bir senaryo değil . İran'ın misillemesine dur diyen Batı müttefikleri İsrail'e desteğini esirgemiyor,destekleri de İsrail'in konumunu kollayarak değiştirmiyor, cephesi de hali ile genislemez..
Ümmetin vebali boyunlarının borcu küresel çete ise bu senaryoyu çok iyi kullanarak savaşı Amerikan politikasın da kendi menfeatleri doğrultusunda değerlendiriyorlar. AlPAC Başkanı Tom Dine Amerika'daki bütün Yahudileri perey'i dışlamak için birleştikleri Yedi'ot Ahoronat'a Jerusalem'de 1984 yılında anlatmıştı.
AlPAC Yahudiler'in ABD'de faaliyetlerini yapmak için kullandıkları teşkilatlar dan yalnızca biri. Amerika'nın başına gelmiş geçmiş başkanlar İsrail yanlısı tutumlarıyla Yahudiler'in hizmetine sebat edenlerden gibi görünüyor. Tevrat semavî kitaptan çıkarılarak ahlaksızlık ve sapıklıklarına esir olan mağlubiyetlerini Lucifer'e biati mübah göstererek Allah'a teslimiyeti hocamın yazdığı bir konu başlığı vardı "SUURSUZLUK" gölgesi altında mahrum ettiler.. Yahudiler'in var oluşundan bu yana İsrail'e hükmeden Hahamzadeleridir.. Oysa ki Tevrat'ın buyurduğu emirleri inkar edip kutsal kitabın DNA'sı ile oynadılar. Birde bunun öncesi olan Masonlar, kabbalistlerin izinden giden ruhban sınıfının çağdaş öğretisi şeytana bağlı büyü rabıtalı sınıftır. Kısacası hahamlar eklemeler yaparken Yahudiler'in krallıklarını kurup hakimiyetlerini sürdürecekleri büyük İsrail için 3'ncü dünya savaşının alt yapısını oluşturdular. Tevrat'ın yaratılış konularında bahseden ilk bölümünde 17/18 ( Ve senin gurbet Kenan diyarını sana ve senden sonra durriyetine ebedi mülk olarak vereceğim ve senin durriyetini göklerdeki yıldızlar gibi çoğaltacağım) Çıkış bölümünde ise 23/31 (Kızıldeniz'den Filistinlilerin denizine kadar ve çölden ırmağa kadar sana hudut koyacağım, çünkü memleketin ahalisini eline vereceğim). 1948'de İsrail devleti' nin kuruluşunun siyonistlerce uğruna uğraştıkları inançtır. Kin, nefret, öfke ve vahşetin sebebi inandıkları sapık fikirlerin aynasıdır.
Bu saatten sonra Siyon yıldızının içinde yer alan haritada siyonistlerin ele geçirmeye çalıştıkları Türkiye'yi de kapsayan vaadedilmis toprakları işaret eder.
Sonuç = Durmayacaklar ...
Madem öyle müslüman akıllı olur, uyuyan bir milletin uykusundan uyanma vakti gelmiştir. Ahlâk ve adalet düzeni 3 bin yıllık Siyonizm çalışmalarını baltalayacak mutlak güçtür...
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.