SAVAŞ DAHA YENİ BAŞLIYOR..
I. BÖLÜM Amerika'nın şımarık çocuğu Netanyahu'ya farzı misal İran'dan "HODRİMEYDAN DAYAĞI"... Eeee ... alma mazlumun âhını çıkar aheste aheste. Gündem konusunu bekleyip gidişata dair yazdığınızda nabza göre şerbet verirseniz yerinde ve tadında olur. Çünkü...

I. BÖLÜM
Amerika'nın şımarık çocuğu Netanyahu'ya farzı misal İran'dan "HODRİMEYDAN DAYAĞI"...
Eeee ... alma mazlumun âhını çıkar aheste aheste.
Gündem konusunu bekleyip gidişata dair yazdığınızda nabza göre şerbet verirseniz yerinde ve tadında olur. Çünkü piyonlar her an değişikliğe maruz kalan taşlardır.
İran ve İsrail, karşılıklı iki tarafında etkili vuruşları var o kesin. Savaşı'n 8'nci günü sayısal anlamda İran'ın hayfa limanına yaptığı saldırısı İsrail'in aldığı en büyük darbeye yol açtı, bugüne nazır en güçlüsüydü. İsrail ağır hasar aldı siccil füzesi ise hayfa'yı felç etti.
İran saldırılarını gerçekleştirirken İsrail gibi sivil tesisleri değil askerî hedefleri , lojistik üsleri ve komuta merkezlerini vuruyor. İran gece vuruşlarının seyrini değiştirerek artık gündüzlerini de değerlendiriyor.Bunun anlamı ise SAHALARDA olduklarının rajonu. "Men dakka dukka Çalma kapıyı çalarlar kapını" ... Bırakıcaktınız İran " Ya sabır" tesbihine devam edecekti. Uyuyan devi uyandırdınız. Çomağı sokmayacaktınız kovana.
İran savaş'ın ilk günlerinde "Fettah 2 " füzelerini kullandı. Menzili diğerlerine göre kısa, haliyle patlayıcı özelliği daha az olanıydı. Ardından "Hürrem Şah", sonrası " Siccil" bugün ise "Kadir ve İmad " füzeleri ile devam etti. Hafiften ağıra ilerleyerek elindekini ardına koymayacağa benziyor. "Dinsizin hakkından imansız gelirmiş" atasözü ise yeri itibariyle vücut buluyor. "Kadir" Füzesi 9 mahla gidiyor, hız olarak potanın üzerinde 1950 km'lik menzile sahip. "İmad" Füzesi ise 2 binkilometre menzilli. İmad'ın patlayıcısı, ağırlığı, mühimmatı daha fazla. " Siccil ve Hürrem şah 4" Füzelerini kullanıyor. Kullandıkları ilk hipersoniklerdi. Hipersonikler, durdurulması imkansiz,çok yüksek hızda ve çok ciddî hasar veren,tesir yarı çapı yüksek donanımlı. Özellikle "Hürrem" İle başladılar sonra " Siccil"e yönlendirme yaptılar. Devrim muhafızları 14.'ncü dalgada bunları kullandıklarını her gelecek dalga ise daha şiddetli ve hasar oranı en üst seviyede olanı kullanacaklarını açıkladılar.
İran en uzağa, en hızlı gidebilen en ağır yıkıcı füze sistemine sahip. İran İsrail'i kendi taktiği ile vururken kedinin fare ile oynadığı gibi de kullanıyor.
Bir animasyon yayımladı. Biraz alay vari misillemede diyebiliriz. Deve yapılan zulmü unutmaz kini için hörgücünde ki sudan bile olsa intikamını alırmış. İsrail bölgesini genişletmek " Ard_ ul mevud" İçin ilerledikçe İran'da anasından emdiği sütü siyonizmin burnundan getirir. Çoğu meslektaşım İran için konuşmaktan başka bir şey yapmadıklarını ima etmişlerdi. Karşınızdakini iyi tanıyın ki kim olduğundan haberiniz olsun. Herkesin ikinci bir yüzü vardır, damarıma basmanız yeterli.
İran yayınladığı animasyonda İsrail'in üs olarak kullandığı bire bir benzeri İsrail'in Gazze'de yaptığı kılıfına uydurduğu taktiğini bire bir kullanarak kendi oyunu ile İsrail'de ki hastaneyi vurdu. Çünkü İsrail hastaneyi üs olarak kullanıyordu. ' Yani bizim bir sebebimiz vardı buna dayanarak oraya saldırdık" ayakları cevabını verdi. Zaten bu binanın hemen yanı duvarları oraya bulunan istihbarat binası alt bodrum ile birleşik. İran'ın yansıttığı animasyon yerli yerinde olmuş.
By Hameyni; " İSRAİL CEZALANDIRILACAK" dediyse bilanço ağırlaşacak. İran tehdit edilecek bir ülke değildir, hiç bir şekilde de geri adım atmaz. İsrail'in savunma sistemleri yeterliliğini ve elinde ki mühimmatı kaybetmiş durumda. İran bu saaten sonra ne savaşı ne de barışı kabullenir..
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.