SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ..
Adamlar uyumuyor uyutuyorlar.. Gece gündüz, asırlar boyunca değerlerimizi yağmaladılar,maneviyatımız baltalandı. Okuyamadığımız kur'an'ı yalayıp yutarak onda ki hikmetleri değerlendiren, bizde kadri kıymete alınmayan hadisler ile çalışmalar yapılsın bizler...

Adamlar uyumuyor uyutuyorlar.. Gece gündüz, asırlar boyunca değerlerimizi yağmaladılar,maneviyatımız baltalandı. Okuyamadığımız kur'an'ı yalayıp yutarak onda ki hikmetleri değerlendiren, bizde kadri kıymete alınmayan hadisler ile çalışmalar yapılsın bizler hayatımızı Ashab-ı Kehf uykusunda geçirelim ..
Bugüne kadar bildiğimiz doğru ve yanlışlar ters köşeye yatırıldı. Fazla detaya girmeyeceğim, malum "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış". Kalemimiz sınırlı yazmak zorunda yoksa içeriye giren girene ceza alan alana. Yine laf dönüp dolaşıp Peygamberimiz (Sav) 'in hadis-i ile vuku buluyor; " Doğruyu söylemeyen dilsiz şeytandır".. Bizimde ne şeytanla ne de şeytangiller ile işimiz olur.
Cevaplanacak bir yığın sorular ve sorunlar var bir yerden de başlamak lâzım..
Dünyanın en iyi sülükleri Türkiye'de. PEKALA BU SÜLÜKLERİN İsrail'de NE İŞİ VAR...?
Yerli ve milli olan Bursa Ulubat'da dünyanın 1'nci derecede kaliteli sülükleri yetişiyor, biz toplayamıyor ve dokunamıyormuşuz.Yetkimiz yok, çünkü söz sahibi İsrail tamamını satın alıyormuş. Yoksa! bizim sülükler yurtdışına hicret eden, doktorlara mı özendiler? Kaçan kaçana. Amma velakin " Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır" hatırlatırım.
Sülükler dünyanın her tarafına yayılmişsada ℅70'i Türkiye'de yetişiyor. En değerli iki türüne ev sahipliği yapıyoruz. İbsila'nın Yeni Karpuzlu'da 2017'de kurulan, 2018'de faaliyete geçen MSLEECHES Sülük üretim tesisi'nde, yılda 3 milyon adet tıbbî sülük üretiliyor.800 çeşidi olan bunlardan10 ile 15'i tibbi alanda kullanılır, HİRODO MEDİCİNAL VE HİRODO VER BANA ülkemizde geniş bir dağılıma sahiptir.
Temel tartışmaların arasında yer alan kabul görmesede masaya yatırılması gereken Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıb'bın Alternatif tıb ile beraber çalışması gerekli.
-Mezopotamya uygarlıkları,
- Antik Mısır, - Hint tıbbı ( 5000 yıldır) süre gelen, - Geleneksel Çin tıbbı (3 asırlık GÇT, Klasik Çin Tıbbı) Sağlık sisteminin her seviyesinde birlikte uyguladığı tek ülkedir. Binlerce yıl boyunca geliştirilen hastalık tedavisine yönelik benzersiz bir teorik ve bir o kadar da akupunktur, akupresür, ve masaj ve maksa bulunur. Tüm bunlar sağlık hizmetinin yaklaşık%40'nı oluşturur. - İbn-i Sina Geleneksel tıp anlayışında, fiziksel ve ruhsal dengenin sağlanmasında, ağır metallerden temizlenmesi, kirli kanın atılımı.. Bunun üstüne Peygamberimiz(SAV) 'in 1446 yıl önce hadislerinden, yaşayış tarzından ve yapılmasına izin verdiği hususlardan kaynaklanan tıbba dair tavsiye ettiği TIB EN_NEVEBİ' de ki! Hacamat, çörek otu, misvak, bal şerbeti ve yakma gibi tedavi yöntemlerini es mi geçeceğiz?
Alternatif yani modern tıbbı geleneksel tıb ile çürütmek isteyen Küresel sentetik ilaç baronlarının insanlığa ihanetini neden ,kimse dile getirmiyor? En son 2 Aralık 2013''te 30'a yakın kanser uzmanının öldürüldüğü haberini 'Yap boz' programında dile getiren A Haber'de gazeteciler Bekir Hazar ve Ergül Diler'in aktardıkları akıllara zarar veren cinstendi.
Gelelim bizden sürgün sülüklerin uygulandığı hastalıkların tedavisine. - Kardiyovasküler Hastalıklar: Yüksek tansiyon, kalp damar tıkanıklığı, dolaşım bozuklukları, kalp kası iltihabı, inme ve arterven trombozu. - Nevrulolojik Hastalıklar: Beyin ve omurilik damar hastalıkları, sinir iltihabı, epilepsi ve sinir kökü iltihabı.
Bugün Çağ dışı sayılan, itibarsızsızlığa yol açan, şarlatanlık görülen hacamat ve sülük tedavi yöntemi neden bizde rağbet görmüyor? İsrail sülükler ile neyi amaçlıyor? Kanser hastalığı, otizmli ve diyabet hastaları az? Geleneksel tıbbın faydalarını Alternatif tıb'tan önde ve daha verimli olduğunun farkındalar.
Elimizdeki nimetlerin değerini bugün bizlere unutturanlar , Atalarımızdan bize emânet kadim bilgileri neden kendilerinin kullandıklarını anlasak mı?
YAZAR: Meliha ATEŞ
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.