Mutlu Son.. (1-0)
Galibiyete hatta beraberliğe bile hasret Bandırmaspor 8 maç sonra 1-0 galibiyetle tanışınca “MUTLU SON” böyle oluyormuş demek ki!... Kaçırdığımız gol pozisyonları olmasaydı rahat bir galibiyet alabilirdik; mesela ara transferde gol atsın diye alınan Diony 6...

Galibiyete hatta beraberliğe bile hasret Bandırmaspor 8 maç sonra 1-0 galibiyetle tanışınca “MUTLU SON” böyle oluyormuş demek ki!... Kaçırdığımız gol pozisyonları olmasaydı rahat bir galibiyet alabilirdik; mesela ara transferde gol atsın diye alınan Diony 6 pastan topu kale yerine havaya atınca gol sevinci yaşayamadık… Ah işte bir de İbrahim uzatmaların uzatmalarında 2 kes ayağına gelen kısmeti kale yerine kaleciye vurdurmasaydı daha çok sevinecektik… İstanbulspor savunmasını sağlama alan bir takım görüntüsünde ve kalemize kolay geliyorlardı ama tehlikeli pozisyonlarını boşa çıkaran kaleci Akın’ın gününde olmasına sevindim. Bir de savunmamız da bugün günündeydi…
Neyse böyle havalarda bundan fazla beklemek hele bir de galipsen öp de başına koy! Ağır sahada zaman zaman durgun, zaman zaman da hareketli geçen karşılaşmada şut kısırlığımız olmasaydı gol şansımız daha çok olabilirdi. Yine de yoğun yağış altında ve yer yer su birikintilerinin oluştuğu sahada oyuncular ellerinden gelen gayreti gösterdiler. VAR hakemlerini kutlamak gerek... Hata yaptıkları zaman nasıl tenkit etmişsek dikkatleri sayesinde ortaya doğru kararlar çıktıysa bunu da belirtmezsek bu sefer biz haksızlık yapmış oluruz…
İstanbulspor kalesi önünde meydana gelen karambolda eli açık oyuncunun topa eliyle müdahale ettiğini orta hakem kaçırdı VAR hakemleri kaçırmadı. Penaltı VAR sayesinde böyle geldi. İkinci olay, kelemize giren ve gol sevinci yaşayan konuk ekibin sevinci VAR hakeminin dikkati sayesinde yarım kaldı. Çünkü pası veren oyuncu topu dışarıdan çevirmişti. Ki görüntü, ağır çekim olmasa topun çizgi dışından çevrildiği görülmeyecekti. Ama VAR hakemleri dikkati sayesinde GOL haklı olarak GOL olarak sayılmadı. Çok değerli bir 3 puan kazanan Bandırmaspor haftaya MKE Ankara gücü ile deplasmanda karşılaşacak. Devamını dilerim.
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Paylaş
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
SİYASETİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK HİKÂYESİ: SERHAT GÜL
Velhasıl Gazetesi olarak ilkemiz ve vizyonumuz nettir: Bizim hiçbir siyasi partiyle doğrudan ya da dolaylı bir işimiz, angajmanımız olmaz. Gazetemizin sütunları siyasi rozetlere değil; insanlığa, vicdana, vatana ve millete karşılıksız hizmet eden değerlere açıktır. Yaşamıyla, duruşuyla ve kalbiyle toplumda iz bırakan, "önce insan" diyebilen her kimliği başımızın üstünde taşımak ve okurlarımızla buluşturmak bizim için bir sorumluluktur.

Köşe Yazısı
MÜKEMMEL FUTBOL FARKLI TARİFE: 6-0
Geçen hafta Antalyaspor’a 1-0 mağlup olan Bandırmaspor’da yedek soyunan Badji’nin neden ilk onbirde yer almadığını sorguladığım gibi sosyal medyada da bayağı eleştirilmişti. İşte neden eleştirildiği Bolu maçında daha iyi anlaşılacağını umarım.

Köşe Yazısı
BİR KELAMIYLA BİR DEVRİ ANLATAN ŞAHSİYET...
Hasan Basri Akşener: Bazı insanlar vardır; bir meclise girdiklerinde yalnız bedenleriyle değil, taptaze bir fikir rüzgârıyla gelirler. Henüz siz cümlenizi bitirmeden ne demek istediğinizi kavrayan o kıvrak zekâ, keskin bir mizah anlayışıyla birleştiğinde ortaya sıradan bir sohbet değil, âdeta tadına doyum olmaz bir edebî eser çıkar.

Köşe Yazısı
Siyasette Koltuk Kavgası, Muhalefette Umut Kaybı
Özgür Özel seçilmiş bir genel başkandı. Kabul. Kemal Kılıçdaroğlu ise bir mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri döndü. Buna da itirazım yok; ortada bir yargı kararı varsa elbette hukuki sonuçları tartışılabilir. Ancak mesele hukuktan ibaret değil. Yargının siyasallaştığını söyleyerek milyonların önünde “Adalet Yürüyüşü” yapan, bu yürüyüşle siyasi tarihimize geçen bir ismin, yine tartışmalı bir yargı süreci üzerinden genel başkanlık koltuğuna oturması hiç hoş olmadı.

Köşe Yazısı
ÇOK YAKINDA SİYASETTE HERKES BU İSMİ KONUŞACAK.
Neden İlkay Şimşek? Biz bağımsız bir yayın organı olarak ilkelerimiz gereği herhangi bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmuyoruz; tarafımız yalnızca milletimizin ve memleketimizin menfaatleridir. Ancak Türk siyasetinde iz bırakacak, samimiyeti ve birikimiyle fark yaratan, her siyasi partiden değerli ve müstesna şahsiyetleri kaleme almayı bir sorumluluk kabul ediyoruz. İşte bu yüzden, bugün merceğimize Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın ;İlkay Şimşek’i alıyoruz.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR ‘A NE OLDU?
Evet; adeta çökmüş gibi Bandırmaspor, kötü futboluyla hem de kendi evinde ilk yenilgisini aldı. Oyuna, geçen maçların aksine durgun ve isteksiz başlarken, Antalyaspor ise Soner’le güzel bir pas gösterisini gol ile süsledi... Hadi bakalım çıkarın şimdi bu sıcak havada da görelim...

Köşe Yazısı
SOKAĞIN SESİNDEN İDEALİST BİR KALBE, DR. GÖKHAN ŞAHİN...
Siyaset, fildişi kulelerden ya da steril salonlardan yapıldığında milletin derdine deva olmaz. Gerçek siyaset; sokağın tozunu yutmuş, halkın nefesini duymuş, cemiyetin ve siyaset sahnesinin nabzını tutabilmiş yüreklerin işidir. İşte Dr. Gökhan Şahin, tam da bu tanımın karşılığı olarak karşımıza çıkıyor . Sokağın bağrından gelen, hem hekimliğiyle hem siyasi mücadelesiyle hem de milli duruşuyla iz bırakan verimli ve üstün bir zeka.

Köşe Yazısı
Eylül'de Gel
“Eylül'de gel…” Eylül de geldi. Ayların en romantiği. Yaşı kemale ermişlerin geriye dönüp baktığı, hüzünlenip iç çektiği ve insanın kendi kendine, “Acaba daha kaç Eylül'de ağaçların yapraklarından arındığını görmek nasip olacak?” diye sorduğu ay. İnsanın boş vermişliği öğrenmesine, hatta boş vermişliğe alışmasına yardım ve yataklık eden mevsimin öncüsü… Bunaltıcı nemden yavaş yavaş sıyrıldığımız günlerin habercisi. Ağaçların üstünde hâlâ yeşilin durduğu, ama yeşilin altında altın renginin kendini göstermeye başladığı zamanlar…

Köşe Yazısı
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi
Türk Mektupları 4: Engizisyon Nostaljisi - Gazete Duvar’da yazarken, “hangi yüzyılda yaşıyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Siyasi, ticari, beşeri nitelikleri göz önüne aldığımızda ise Avrupa’nın 17. yüzyılına benzer bir çağda yaşamakta olduğumuza dair bir kanaate sahip olmuştum. Bunu gösteren pek çok kanıt olmakla birlikte 17. yüzyılda zirveye çıkmış olan bir nitelik var ki o da tam bizim memleket iklimine göre: Cadı Avları. Cadılar hemen her yerde… Özellikle son bir yıldır Halk Fırkasına dönük soruşturmalar içimdeki 17. yüzyıl nostaljisini daha da açığa çıkardı.