ALGI, ALDI BAŞINI…
Algı aldı başını gidiyor. Öylesine ki asıl, algının yanında yok hükmün de. İzmir’de muhteşem bir Tarkan konseri vardı örneğin. Milyonlar meydanda toplanmıştı. Ve bu etkinlik, konserden çok Cumhuriyet değerlerine, Atatürk ilkelerine sahip çıkılan bir miting...

Algı aldı başını gidiyor. Öylesine ki asıl, algının yanında yok hükmün de.
İzmir’de muhteşem bir Tarkan konseri vardı örneğin.
Milyonlar meydanda toplanmıştı.
Ve bu etkinlik, konserden çok Cumhuriyet değerlerine, Atatürk ilkelerine sahip çıkılan bir miting havası taşıyordu.
Ama dikkatler bir anda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın konuşmasında yoğunlaştırıldı.
Trollerin ve yandaş medyanın tek ses çabaları ile Başkan Tunç Soyer’e bir saldırı başladı.
Oysa Soyer, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemdeki durumunu özetleyen güzel bir konuşma yapmıştı.
Gerçekten bundan yüz yıl önce Osmanlı sarayı gaflet, dalalet hatta ihanet içinde olmasaydı, İngilizler İstanbul’u; Yunanlılar İzmir’i ellerini kollarını sallaya sallaya işgal edebilirler miydi?
Lakin bu konuşma -sanki Osmanlı döneminde yaşamış olan tüm halk için yapılmış gibi lanse edilerek- farklı bir algı oluşturuldu.
Amaç: çağdaş Türkiye sevdalılarının buluşup gövde gösterisi yaptığı coşkulu kalabalığın halka verdiği umudu gölgede bırakmaktı.
Örneğin HDP; AKP’nin başlattığı barış süreci bittiğinden bu yana başlatılan ve sistemli bir biçimde dozajı arttırılan bir operasyon ile şu aralar “yaklaşma bitersin” durumunda.
Oysa HDP, yüzde onun üzerinde bir oya sahip. Bu da yedi milyon kişi demek.
Ama bu partiye selam vermek bile cesaret işi.
AKP’nin HDP ile açık görüş yaptığı, resmî TV kanallarında Apo’nun mektubunun okunduğu günlerde, yoktu böyle bir korku.
Hatta özellikle CHP’nin sol kanadı bu çabalara olumlu yorumlarla destek veriyordu.
Şimdi ne oldu?
AKP’nin algı yönetiminin sonucu bir başka yaklaşımla başarısı bu.
AK Parti kendisine oy vermeyeceği kesin olan HDP'nin muhalefet ile de işbirliği yapmasının önüne geçme gayreti içerisine. Daha öte bu durumu, yarattığı algı ile avantaja çevirmek üzere.
Ancak istesek de istemesek de şu bir gerçek: Cumhurbaşkanı seçiminde HDP oyları kilit konumunda.
Altılı masanın dışında herkes farkında bu denklemin. Bakalım algı mı kazanacak, gerçekler mi?…
Yazar: Levent Gündoğan
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı