ALGI OPERASYONU..
ALGI OPERASYONU.. Yaşatılan psikolojik savaştan başka bir şey değil.. Bu aralar bunun gibi raydan çıkmış konulara çok değinince adım felaket tellalcısı oldu. Bir tek yazılarım ile sınırlama yapmadan, önüme çıkanlara bahsetmeden geçemez oldum. Hipnotize ruhlar...

ALGI OPERASYONU..
Yaşatılan psikolojik savaştan başka bir şey değil.. Bu aralar bunun gibi raydan çıkmış konulara çok değinince adım felaket tellalcısı oldu. Bir tek yazılarım ile sınırlama yapmadan, önüme çıkanlara bahsetmeden geçemez oldum. Hipnotize ruhlar kol geziyor ortalıkta.
Sormaz olundu nedir? Neyin fesidir? Birbirinden beter yaşadıklarımızın hesabı. Güneşin doğduğu ama göremediğimiz, yağmurun yağdığı fakat hissedemediğimiz. Ne beyaz ne de siyah, grinin tonlarında arafta kalmışlığı kimliklerimiz. Kabul edilemez yanlışlıklara, sunulan tüm olumsuzluklara çarçabuk uyum sağlıyoruz.. Proje öyle etkili ki algı operasyonu karşındakini tanıyıp anladığınızda kişi üzerinde denge sağlamak için istenilen zamanda etkileyip şekillendirebilen bir yönetimdir.
Kişinin özellikleri, çevre alışkanlığı, ihtiyacı, duygu, dikkati ve psikolojik durumunu bilmeniz yeterlidir. Kısacası insanların algılarını yönlendirmek amacıyla yapılan stratejik haberleşme ve propaganda çalışması.
Asıl hedef birey yada kitleyi kendi rızası ile ikna ederek istenileni sağlamaktır bu da= psikolojik manipülasyon.. Temeli akıllı telefonlar ile atılan pandemide "hayat eve sığar" in gerçekleşmesi için olmazsa olmazı sanal uygulama. Oturduğunuz yerden dünyanın dört köşesine hâkim olabilme özelliği.
Yalnızca ufak bir deneyimdi onlar için. Boyun eğmeyi üstlenen insana bundan sonraki etapta kayıtsız şartsız her söyleneni kabullenecek kıvama getirmekti.
Geçen sene yazmıştım yeni bir o kadar da ölümcül kapanmalar vuku edecek ,önceki pandemi bir sonrakini arattıracak diye.
Nabızlar ölçüldü, şerbetler verildi ne derlerse kocaman bir o.. İlim bilim ve araştırma, geleceğin kendisidir. Gıdası da maneviyattır. Elimize alıp okumaktan kaçındığımız, duvar süsü olarak senelerdir asılı duran Kur-an-ı müslümanlardan çok herkes okuyor da bir biz kabullenemedik kitabımızdır diye.
Evrendeki düzen ve uyumla ilgili birçok ayetler varken, birileri çıkıyor "KARBON AYAK İZİ, YAPAY ET İÇİN BÜYÜK BAŞ HAYVANCILIĞIN ORTADAN KALDIRILMASI, SON 20 YILDA DÜNYANIN EKSENİNDE 80 CM KAYMAYI İKLİM KRİZİNE BAĞLIYORLAR.
Ayette "BİZ HER ŞEYİ ÖLÇÜYE GÖRE YARATTIK" Kamer suresi, ayet 48. Bir ölçü değil midir?
Hayvanlarda bizim gibi yeryüzünün sakinleri iken onları bahane edip yeni dünya düzeni için yok etmeleri ise haksızlıktan başka bir şey değildir.
Yine EN'AM süresinde "Yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi bir topluluktur " diye değinilecek birileri de aksini iddia edecek. Yaratılıştan bu yana mesut bahtiyar yaşıyorduk biz hep bir arada.
Karbon ayak izi savunucuları KÜRESELCİLER banka kartlarıyla yapılan alışverişlerle ödemeleri başlattılar bile. Bundan sonraki salgın için şimdiden tedarik edilen aşılar, ardından beynimize takılacak çipler ise yolda. Biz ise hala uyumaya devam edelim.
Birbirinden faydasız TV dizileri, kadın kuşağı programları, tik toku, Facebook'u derken üzerimize oynanan oyunlardan habersiz, b ana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen zihniyet bu devrin zincirsiz köleleridir.
Eylül ayının zam şampiyonu “üniversite eğitimi” oldu
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı