Amed Kazandı, Bandırma Üzüldü
Bandırmaspor’un ne kadar önemli olduğu, görünüşe göre çok kaliteli olan stadı adeta tıka-basa dolduran belki de 10 bin seyirciden anlayabiliriz.Amed’in önceki maçlarda bukadar çok seyircinin gelmediğini belirten bir Amed FK seyircisi Bandırmaspor’u eski...

Bandırmaspor’un ne kadar önemli olduğu, görünüşe göre çok kaliteli olan stadı adeta tıka-basa dolduran belki de 10 bin seyirciden anlayabiliriz.Amed’in önceki maçlarda bukadar çok seyircinin gelmediğini belirten bir Amed FK seyircisi Bandırmaspor’u eski yıllardan beri, yani eski Diyarbakırspor olduğu yıllardan beri beri çok önemli bir takım olduğunu bildiklerini söyleyince bir an eski yıllara gittim.
Hatırladığıma göre; Ekim ayı 2013 yılında Bandırmaspor, Diyarbakırspor’un en kuvvetli olduğu yılda deplasmanda 3-1 mağlup etmişti.Bu maç da onlar için unutulmazlar arasına girmişti. Haberi de “Bandırmaspor Diyarbakır’da Maden Buldu” diye yazılmıştı...
Bugün ise ayni başarıyı maalesef gösteremedik.Yoksa biraz dikkatli olsaydık değil beraberlik galip bile gelebilirdik...
Çok ta kötü oynadık diyemeyiz....
Özellikle ikinci yarı daha iyi oynadık. Ama işte önceki maçlarda firikiklerden önündeki baraja rağmen topu doksana göderen Bacuna bu maçta 3 pozisyonda da vurduğu şutları kaleciye doğru vurmasa, henüz daha maçın başında öne geçebilirdik. Bu gol bana “bedavadan bir gol “gibi geldi...
39 golle ligde en çok gol atan takımlardan biri olan Amed FK’nin hızlı oyununu soğutmak amacıyla oyunu rolantiye almakta başarılı olduk ama yandan ortalanan topu çok rahat pozisyonda kaleye gönderen Diaa’ya,hemen 4 dakika sonra da kornerden atılan topa vuran Morena’ya dikkat etmeyince Bandırmaspor bir anda 2-0 mağlup duruma düşüverdi...
Yoksa yenilecek goller değildi bunlar...
İkinci yarıya daha etkili olduk. Golümüz de zaten bu sırada atıldı.Dikkatimi çeken bir nokta da, konuk ekip özellikle hücumlarını genelde kanatlardan gelerek yapıyor ve etkili de oluyordu ama Bandırmaspor böyle yapmıyor...
İki takım da karşılıklı kaçırdıkları pozisyonlarla dengeli geçen maçın hakkı bence beraberlikti...
Ne hikmetse bu maçta geçen maçın yıldızı Ndongala çok kötüydü. İki takım kalecisi de kurtardıkları gol pozisyonları vardı...
Tanque olsun, Emirhan, olsun Bacuna olsun kaçırdıklarıyla saç baş yoldurdular..
Amed F.K da bazı gol pozisyonlarını kaçırmıştı ama bu maçta kaçırmayan takım galip geldi.
Son diyeceğim maçın hakemi Gürcan Hasova...
Dikkat edilirse maçta sadece bir sarı kart vardı...
Sebebi de, öyle ufak tefek faullerde düdük çalmıyor, biraz sertliği fazla olan pozisyonlarda da kart yerine oyuncuları çağırıp nasihat ediyordu...
Böylece maç bir dostluk havası içinde geçtiğini söyleyebilirim. Diğer iki yan hakem de hiç hata yapmadı...
Bravo diyorum...
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı