AŞAĞI TÜKÜRSEM SAKAL,YUKARI TÜKÜRSEM BIYIK....
2023_2024 eğitim öğretim yılı kapıda. Okullara dönüş tüm sınıf ve kademelerde 11 Eylül'de başlıyor. Yeni çalışma dönemi hayırlı uğurlu olsun. Geleceğin teminatı çocuklarımıza başarılara imza atacakları bir dönem temenni ediyorum... Ekonomik krizin ardından...

2023_2024 eğitim öğretim yılı kapıda.
Okullara dönüş tüm sınıf ve kademelerde 11 Eylül'de başlıyor. Yeni çalışma dönemi hayırlı uğurlu olsun. Geleceğin teminatı çocuklarımıza başarılara imza atacakları bir dönem temenni ediyorum...
Ekonomik krizin ardından alım gücü düşen ve asgari maaşların yetersizliği velileri kara kara düşündürüyor. Alsanız bir dert, almasanız bin bir dert. Doluya koyunca almayan, boşa koyunca dolmayan yaşam mücadelesinde çaresizlikler bel büküyor. Anlayacağınız evdeki hesaplar çarşıya uymuyor maalesef.
Masaya yatırılarak üzerinde düşünülmesi gereken bir çok konunun başında geliyor alım gücü... Rekor artışlar dövize endeksli olduğu için hele ki ithal ürünlerde yüzde 100'un üzerinde boy gösteriyor. Kırtasiye, kıyafet alışverişi derken üst üste gelen zamlar içinden çıkılamaz bir döngüye giriyor. Birçok döviz karşısında düşüşe geçen lira cepleri yakmaya devam ediyor. İktisadi dahil dış güçlerin siyasi oyunları da ekonomiye balta vuruyor. Pandemi, depremler, seller, yangınlar eşittir yüksek enflasyon ve faiz sorunu ise sabırları zorlamaya devam etmekte.
Üretici olmaktan çok tüketici rolü ise, üretimin artmadan paramızın değerlenmesine izin tanımamakta. 1 liradan 5 liraya çıkan kurşun kalem fiyatını düşünürsek geçen sene ortalama 2000 liraya dolan çantalar artan zamlarla bu sene 5000 liranın kapısını aralayacak gibi.
Öğrencileri alışveriş heyecanı sararken, endişeli veliler bir nebzede de olsa nefesi ikinci el ürünlerde alıyor. Ülkemizin kalkınma ve gelişmesinde ki tek hedef üretmekten geçer. Tarım, hayvancılık, sanayi, madencilik, ormancılık, ticaret ülkemize biçilmiş kaftan iken, ÜRETMİYORSAK TÜKETMEYEDE MAHKÛM OLURUZ.
ÜRETMEK AYAKTA KALMAMIZI SAĞLAR…
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?