Aslında...
ASLINDA…. Ak Parti’yi eleştiriyorsan “ya Fetöcüsün ya da PKK’lı “ demişti çok önceleri Ak Parti il yönetiminde görev almış bir dostum. Şu aralar PKK’lı olma tehlikesi bitti . Fetöcülük Demokles’in kılıcı gibi sallanmaya devam ediyor. O da sona erer bir gün....

ASLINDA….
Ak Parti’yi eleştiriyorsan “ya Fetöcüsün ya da PKK’lı “ demişti çok önceleri Ak Parti il yönetiminde görev almış bir dostum.
Şu aralar PKK’lı olma tehlikesi bitti.
Fetöcülük Demokles’in kılıcı gibi sallanmaya devam ediyor. O da sona erer bir gün.
Geriye bakıldığında herkesin kabul ettiği “emperyalizmin doymaz açlığı çıkar” görülür.
Aslında PKK’yı da FETÖ'yü de örgütleyenin aynı el olduğunu anlaşılır.
Başka belalar başka kutuplaşma nedenleri icat eder tekelleşip az gelişmiş ülkelerin kaynaklarından hatta kanından beslenen doyumsuz devletler.
Çünkü o devletler dünyayı kendi aralarında paylaşmış dev şirketlerin egemenlik araçlarıdır.
Kendi halklarına sus payı verirler.
Veremedikleri zaman sıkıntı başlar.
Dünyanın bugün geldiği nokta budur.
Paylaşım bozuldu.
Pastadan sessiz sedasız pay alan ve her gün payını büyüten ülkeler boy göstermeye başladı.
Ve bundan en çok rahatsız olan devlet ABD. O yüzden saldırıyor.
Venezüella’yı ben yöneteceğim diyecek kadar da fütursuz.
İran’da CİA devrede. Bir zamanlar kuklası olan Şah’ın oğlunu getirecek İran’ın başına.
Asıl hedef Çin. Bu da bir Dünya Savaşı demek. ,
Öylesine bunalmış ki emperyalizm bir Dünya savaşının sonucunda kazananın olmayacağını bile bile devam ediyor isteklerine.
Kudurmuş köpek gibi duyularını yitirmiş.
Önceden Sosyalist Blok vardı. O da insanlığın hırsına yenik düştü. Dağıldı gitti.
Ufak tefekleri de bir bir esir alınıyor.
Ne olacak? Ne yapmalı?
Bilmiyorum.
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı