BİT PAZARI
Bit pazarı için çocukken hep sorduğum soru insan niye bit satar? Çocukluğumun verdiği merakla hep saçma sapan sorularım olmuştur. O hafif küf ve mantar arasında olan koku bit pazarlarında insanların burnunu hem gıcıklayıcı hem de otantikliği ile değişik...

Bit pazarı için çocukken hep sorduğum soru insan niye bit satar? Çocukluğumun verdiği merakla hep saçma sapan sorularım olmuştur. O hafif küf ve mantar arasında olan koku bit pazarlarında insanların burnunu hem gıcıklayıcı hem de otantikliği ile değişik eşyalarıyla çoğu insanın ilgisini çeker. Bit pazarlarında ne aradığımı bilmeden ama görünce buna ihtiyacım olur deyip defalarca gereksiz eşyalar almışlığım vardır. Askeri su matarası buna verilecek en iyi örnek. Ne de olsa savaşta yada çölde lazım olur diye düşünmüşüm demek ki . Bandırma'da bildiğim kadarıyla 10 yıl öncesine kadar bit pazarı yoktu. Bir iki antika dükkanı ve bu işleri yapan bir kaç kişi vardı diye biliyorum.
Bandırma kapalı pazarının eski halindeyken başlayan bu bit pazarı geleneği bir kaç roman abimizin çöp konteynerlerinden hurda plastik ve konteynerlerin yanına atılmış öteberi ,elektronik ,takır tukur dediğimiz şeyleri biriktirip cumartesi günü eski Pazar yerinin arka çıkışına bir yerlere tezgah açarlardı. Ayrıca depo temizliği ve ev temizliğinden verilen eşyaları bu pazarda görmek mümkündü. Sonraları bu abilerimizin yanında tezgahların sayısı artmaya başladı. Ama ortaya şöyle bir sorun çıktı eskiciler satamadıkları eşyaları çöpe gitsin diye orada bırakmaya başladı. Soğuk havalarda ateş yakan arkadaşlarımız ve kendi aralarındaki samimiyeti çok fazla dışa vurunca haliyle pazaryeri eşrafı ve belediyeden tepkiyle kendilerini pazar yerinin yani mezarlığın arkasındaki sokakta buldular. Bir çatı altından mahrum kalan abilerimiz ablalarımız yazın sıcaktan kışın yağmurdan korunmanın yollarını branda ve şemsiyelerle bulmuşlar. Bugün yaklaşık 50 tezgahla bin bir çeşit eşya ile bit pazarında sabahtan öğlene kadar satış yapıyorlar.
Bazen yeni gibi orijinal ürünler bulunuyor. Hırdavattan elektronik eşyaya konfeksiyondan küçük ev aletlerine perdeden ayakkabıya kadar geniş ürün yelpazesi olan Bandırma bit pazarı genellikle Roman vatandaşlarımızın kurduğu tezgahlardan oluşuyor.
Sabah erken giden istediğini bulur
Saat sabah 7'de kurulmaya başlayan bit pazarı antika ve nadir satılan, üretimi durmuş ürünlerin alıcıları yani simsarları neredeyse sabit. Yedek parça olarak da kullanılan ürünlerin başında elektrikli ve elektronik aletler geliyor. Mesela bilgisayarınızın bozulan faresi için gidip 100 lira vermek yerine yenisi gibi bir fareyi bit pazarından 20 liraya alabilirsiniz. "Abi bunun tamiri olmaz. Astarı yüzünden pahalı, ayrıca bu parça Türkiye’de yok" denilen mutfak robotunuzu bu pazarda bulabilir, yok denilen parçayı kullanabilirsiniz ya da yıllardır koleksiyonunuzdaki eksik olan parçayı burada bulabilirsiniz.
Bit pazarları bu dönem insanların alım gücünün düşmesiyle ekonomik darboğazla birlikte popülaritesi artmış durumda. Neredeyse cumartesi pazarı kadar kalabalık olan bit pazarında çaycı ve aperatif yemek yapan bile var. Ancak ne hikmetse hala bir kaos ve çöp yığınları orada kalıyor.
Bence bu pazarın bir takım planlarla ve küçük bir bütçe ile daha düzenli hale getirip bir sisteme oturtmak farz oldu. Bandırma bit pazarı bir Bomonti antika pazarı, Dolapdere bit pazarı, Bursa ve Ankara bit pazarları kadar olmasa da, yine insan bir düzen ve nizam arıyor. Sağ olsunlar arkadaşlar, abiler, ablalar, emek harcıyor, çöpten sağa sola atılmış şeyleri tekrar kullanmak için oralara kadar getiriyor, temizliyor. Ekmek parası için, evinde sıcak bir aş yapabilmek için. Yapılacak bir düzenleme onlarında bu kazancına destek ve garanti olacaktır.
Her zaman dediğim gibi güzel ve kaliteli şehir, yapılan düzenle sağlanır.
MEDYA OKURYAZARI OLMAK ZOR DEĞİL
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?