BÖLGESEL GÜÇTEN KÜRESEL AKTÖRLÜĞE
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi sıralarında akademik teorilerini tartıştığımız "Uluslararası İlişkiler" kavramı, bugün anavatanımız Azerbaycan’ın bizzat sahada yazdığı bir tarih kitabına dönüşmüş durumdadır. Zafer kazanmış bir milletin evlatları olarak,...

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi sıralarında akademik teorilerini tartıştığımız "Uluslararası İlişkiler" kavramı, bugün anavatanımız Azerbaycan’ın bizzat sahada yazdığı bir tarih kitabına dönüşmüş durumdadır.
Zafer kazanmış bir milletin evlatları olarak, olaylara sadece duygusal reflekslerle değil, stratejik akılla bakmak boynumuzun borcudur. Bugün sizlere, Rusya ile değişen dengelerden Ermenistan ile barış sürecine ve Erivan’daki havaya dair bir perspektif sunmak istiyorum.
1. Kuzey Komşumuz Rusya: Kopuş Değil, "Denge" Politikası
Son dönemde sıkça "Rusya'nın etkisi azalıyor" yorumlarını duyuyoruz. Evet, Karabağ’daki Rus Barış Gücü’nün (surotvorets) görev süresi dolmadan bölgeden ayrılması, Azerbaycan’ın egemenliğinin kesin tescilidir. Ancak bir Uluslararası İlişkilerci gözüyle şunu net görmeliyiz: Coğrafya kaderdir ve Rusya bu coğrafyanın büyük bir gerçeğidir.
Devlet Başkanımız Sayın İlham Aliyev’in yürüttüğü politika, Rusya’yı tamamen karşıya alıp bir "batı uydusu" olmak değil; egemenliğimize gölge düşürmeden, ticari ve lojistik ortaklığı sürdürmektir. Bugün Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi dev projelerde Rusya ile ortaklığımız devam etmektedir. Yani "organik bağlar" kopmamış, sadece şekil değiştirmiştir. Rusya artık "karar verici abi" değil, masada eşit şartlarda oturduğumuz "büyük bir komşudur".
Bu dengeyi korumak, devlet aklının bir gereğidir.
2. Ermenistan ile Barış: İmzalar Atılsa da Zihniyet Değişir mi?
Masadaki barış görüşmeleri, Azerbaycan’ın dikte ettiği "5 Temel Prensip" üzerinden ilerliyor. Ermenistan Başbakanı Paşinyan, ülkesini ekonomik darboğazdan kurtarmak için Türkiye ve Azerbaycan sınırlarının açılmasına mecburdur. Ancak biz şunun farkındayız: Bu barış, Ermenistan'ın bizi çok sevmesinden değil, Azerbaycan'ın "Demir Yumruğu"nun yarattığı yeni jeopolitik gerçeklikten kaynaklanıyor.
Barış antlaşması imzalansa bile, bu bir "bitiş" değil, yeni bir sürecin başlangıcıdır. Zengezur Koridoru’nun açılması, sadece bizim değil, tüm Türk dünyasının bekasıdır. Bu yüzden süreç, bizim şartlarımızla ilerlemektedir.
3. Ermeni Medyası ve Kamuoyu Ne Diyor?
Sizler için Erivan merkezli medyayı (Hraparak, Armenpress vb.) incelediğimde karşıma "bölünmüş" bir tablo çıkıyor:
Realistler (Mecburiyetçiler): "Türkiye ve Azerbaycan ile ticaret yapmazsak aç kalacağız. Rusya bizi sattı, Batı ise sadece konuşuyor. Tek çare sınırların açılması" diyenler.
Rövansişter (İntikamcılar): Özellikle Diaspora ve Kilise destekli bu grup, "Paşinyan ülkeyi Türkleştiriyor", "Bakü ne derse onu yapıyorlar" diyerek halkı kışkırtmaya çalışıyor.
Bu tablo bize şunu gösteriyor: İmzalar atılsa bile, karşı tarafta "Türk düşmanlığı" zehriyle beslenen ciddi bir kitle her zaman olacak.
SONUÇ: Dostluk Başka, İyi Niyet Başka
Bizler, tarihten ders alan bir nesiliz. Biliyoruz ki; devletler arasında ebedi dostluklar değil, ebedi çıkarlar vardır. Karşı taraftan "samimi bir dostluk" beklemek saflık olur. Ancak biz, bölgenin lider devleti olarak "İyi Niyet" elimizi uzatıyoruz. Çünkü biz kendimize güveniyoruz.
Biz barış istiyoruz; çünkü güçlü olan biziz. Ama bir elimiz barış için uzanırken, diğer elimiz her zaman tetikte, gözümüz her zaman açık olacaktır. Bandırma’daki Azerbaycanlı gençler olarak, devletimizin bu ince siyasetinin arkasında, bilgi ve şuurla durmaya devam edeceğiz.
YAZAR: Elshan Nasirov
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı