BU ÇOCUKLAR BİZİM
Kaldırın başlarınızı da çevrenizde olup bitene şahit olsun bir parça gözleriniz... Duyarsızlık kavramını çoktan gömmüşüz ruhsuz bedenlerimize. Boşluklarımızı televizyon başında bağımlılık yapan birbirinden gereksiz programlar izleyerek dolduruyoruz. Kanallar...

Kaldırın başlarınızı da çevrenizde olup bitene şahit olsun bir parça gözleriniz... Duyarsızlık kavramını çoktan gömmüşüz ruhsuz bedenlerimize. Boşluklarımızı televizyon başında bağımlılık yapan birbirinden gereksiz programlar izleyerek dolduruyoruz. Kanallar ise reyting uğruna akıl almaz, ahlak dışı programları ile rekor kırma yarışındayken farkındalıktan uzaklaştırılıyoruz. Bakmayı yeğliyoruz görmek adına...
ÇOCUKLARIMIZ, yarınlarımız, geleceğimiz.. Dünyanın dört bir köşesinden yankılanan feryatlarına kulak verin Allah aşkına. İnsanın düşmanı yine insanoğlu. Zulmün, günah tohumlarının tek sahibi..
ADNECHROM ,ORGAN NAKLİ, LGBT'NİN HEDEFİ ÇOCUKLARIMIZ...
2015'ten bu yana AB ülkelerinde 96000'den fazla kayıp mülteci çocukların öldüğü söyleniyor. Yalnızca bilinen kadarı. 6 Şubat depreminde çocukların kaybolduğu, enkazdan sağ çıkanların kimilerinin hastanelerde bulunamadığı öne sürülürken, 5 yaşında ki küçük bir Türk çocuğu ise Hollanda Maastricht kentinde ortaya çıkıyor. BBC'nin haberine göre sosyal hizmet uzmanlarına teslim edilen miniğin bir sığınma merkezine gönderildiği bildirilmiş. Bu çocuklar gözümüzün önünden nasıl ne ara kayboluyorlar?
0-9 yaş arası çocuklar kaçırılarak adrenalin sağlamaları için işkence yolu ile boyunlarından alınan kanları, zenginlerin ölümsüzlük iksiri. Çocukların beyinlerinde üretilen bu maddeyi elde etmek için öldürülüyorlar. Adrenochrom milyonlarca değerinde dünyanın en güçlü uyuşturucu ve adrenalin türevi bir ilaç olarak anlatılır. Oysa uyuşturucu ile alakasız adrenochrom bir sentez olarak yasal satılmakta.
ADNECHROM vücutta salgılanan adrenalinin( epinefrin) olarak da bilinir. Vücut bu kimyasalı korku ve heyecan sırasında gerçekleşen adrenalin patlaması ile salgılıyor. Kandaki adrenalin miktarına göre zenginleşen ve bağımlılık yaptığı için tamamen çocukların kanlarının akıtılması ile gerçekleşiyor. Bir çok ünlünün güzellik ve genç kalabilmelerinin sırrı da çocuklardan alınan derinin enjektesin de yatıyor.
Bir yandan da LGBT' nin en büyük hedefi haline gelen masum yavrular sanal medya ve çizgi filmler aracılığıyla zehirleniyor. Verilen gizli mesajlar çocuklarda cinsiyet kimliklerinde değişimlere davetiye çıkarıyor. Anlayacağınız her türlü tuzak ve komplo ile değişime çocuklardan başlıyorlar. Bazıları şehvetlere kurban giderken bazıları da Küreselcilerin maşası olarak kullanılıyor.
Çocuklarımızı koruyacak olan ebeveynleridir. Onlar ellerinizi bıraksalar bile siz onlarınkini asla bırakmayın.
YETER ARTIK
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı