CAMLAR ARKASINDA…
Sosyal medyadan izliyorum. Festival muhteşem. Etkinlikler her kesime hitap eder zenginlikte. Lakin, bu yıl bir kopuş var bende. Sosyallikten kaçış dense daha iyi. Bir yılgınlık. Bir boşvermişlik. Bir içine kapanış. Yoksa; sevgili Fehim Dikmen’in yaşarken...

Sosyal medyadan izliyorum.
Festival muhteşem.
Etkinlikler her kesime hitap eder zenginlikte.
Lakin, bu yıl bir kopuş var bende.
Sosyallikten kaçış dense daha iyi.
Bir yılgınlık.
Bir boşvermişlik.
Bir içine kapanış.
Yoksa; sevgili Fehim Dikmen’in yaşarken yazdığı ve bizzat oynadığı Susurluk’un spor tarihi etkinliğini kaçırır mıydım!
Ya da Dr.Burcu Özkan - Onur Uzer’in Atatürk söyleşisine katılmaz mıydım!
Kitap stantlarını dolaşıp ilçemizin birbirinden değerli yazarlarının imza günlerine gitmez miydim!
Gümbür gümbür başlayan ve rengarenk süren festival yürüyüşünde en başta yer almaz mıydım!
Her akşam ayrı bir konser vardı Atatürk Parkı'nda.
Hiç birini izlemedim.
O kalabalığa girmek zor geldi.
Belki o insanların coşkusunu kıskanmaktan korktum.
Bilmiyorum.
Bu festival, Susurluk için muhteşem; benim için alabildiğince sakin geçiyor.
Etkinliklerin tümünden haberim var.
Sağ olsun Belediye Başkan yardımcısı Sevgili Sibel Sarı Kent Konseyi grubunda tüm festival akışını saati saatine paylaşıp davet etti tüm konsey üyelerini.
Davete icabet etmeyi beceremedik.
Sadece festival de değil. Düğünleri de atladık, hediyelerini bir başka günde vermeyi düşünerek.
Koca yaz geçti.
Pelitköy falan yazıp aklınca dalga geçiyor ya birileri.
Orada da kalamadık şöyle gönlümüzce.
Ve yine yeniden sonbaharın gri gökyüzü geldi çattı işte.
Deniz, maviliğini bir başka yaza saklama telaşında.
Dalgalar kumsalı dövüyor.
Yağmur çiseliyor. Biliyorum sonbahar da geçecek hızla.
Önümüz kış…
MAHALLE OLDULAR, ŞÜKÜR(!)
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı