ESKİ HAMAM ESKİ TAS!
Daha önce de yazmıştım 2 yıl önce ama aradan geçen 2 yıl sonra görüyorum ki değişen bir şey yok; yani Türkçesi “eski hamam eski tas”. Bandırma´da son 20 yılda yıkılanların yerine hiç birşey yapılmayınca toprak ve enkaz yığınları arasında yaşamaya başladık....

Daha önce de yazmıştım 2 yıl önce ama aradan geçen 2 yıl sonra görüyorum ki değişen bir şey yok; yani Türkçesi “eski hamam eski tas”. Bandırma´da son 20 yılda yıkılanların yerine hiç birşey yapılmayınca toprak ve enkaz yığınları arasında yaşamaya başladık. Hatta hatta şimdi de Ticaret Lisesi, İmam Hatip Lisesi ile ŞMG Lisesi binaları da yıkılmaya başladı. Yerlerine yenileri yapılmazsa enkaz yığınları genişleyecek demektir.
Tam da kent merkezinde yıkılan Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu enkaz görüntüsünü gören yabancılar sanıyor ki, bugün yıkıldı yarın yapılacak... Aslında hiç de öyle değil. Çocuk Sarayı ile Evyapan Ortaokulu yıkımı 3 yılı geçti, yerine ne yapılacağı ve ne zaman yapılacağı belli değil. Sadece Çocuk Sarayı 3 bin 200 metrekare, Ortaokul ile birlikte 4 bin metrekare. Sadece enkazın bir bölümünü kaldırdılar ama toprak yığınları hâlâ duruyor. Yani sadece yıktık. Yıkılıp enkazı kaldırıldıktan sonra başka var mı toprak yığınlı yerler?...
Evet var; 3 okul bir de Dr. Güven Karahan Devlet Hastanesi ve hele Meteoroloji İstasyonu; belki de 10 seneden beri enkaz yığını ortada...7 yıl önce de Ordu Caddesi ile Menderes Meydanı’ndaki Tekel binaları yıkılmıştı. Şimdi oraları otopark olarak kullanılıyor. Daha önce de Toprak Mahsulleri Ofisi depoları da yıkılmıştı. Onların yeri de otopark ile Batı Garajı araçları için kullanılıyor.

Tarihi Pertevniyal Bandırma Hastanesi de yıkılmadı ama yıkılmaktan beter oldu. 12 yıl önce terk edilmişti? Kimse ilgilisi ve yetkilisi de ilgilenmeyince kendi kendine enkaz haline geldi. Bugün yarın yapılıyor derken “eski hamam eski tas” yerinde saymaya devam ediyor…. Acınacak durumda…
Yıkıldıktan sonra toprak yığını olmaktan kurtarılan yerler örnek olmalı. Bunun için biran önce karar verilip projelendirilmesi gerekir. Mesela; Atatürk Caddesi´ndeki Sanat Enstitüsü ile hemen yanındaki Hürriyet İlkokulu yıkılmasının ardından zaman geçmeden yerlerine yine okul yapılmasıyla bölge moloz yığını olmaktan kurtarıldı. Fena mı oldu? Eski 17 Eylül Stadyumu 20 yıldan beri otopark olarak kullanılıyor.
Fakat kent merkezinde yıkılan Çocuk Sarayı ile hemen yanında bulunan Evyapan Ortaokul binaları yerle bir oldu şimdi ise toprak yığınları öylece duruyor. Son gelişmelere göre; 3. Noter’e kadar olan alan kamulaştırılıp katlı otopark yapılacakmış. Yeri olanlarla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi yetkililer görüşerek anlaşmaya varılmış… Bekledik; biraz daha bekleyelim belki görürüz!
YAZAR: Erdem ÖZCAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı