Felçli Hastaya Umut Olan Aparat: Uzman Fizyoterapist Esila Bağdatlı Başardı
Kütahya’da iş kazası sonrası tetrapleji (dört uzuv felci) gelişen bir hastaya umut olan kişiye özel yardımcı aparat, uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın öncülüğünde geliştirildi. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde yürütülen...

Kütahya’da iş kazası sonrası tetrapleji (dört uzuv felci) gelişen bir hastaya umut olan kişiye özel yardımcı aparat, uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın öncülüğünde geliştirildi.
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde yürütülen multidisipliner rehabilitasyon çalışması kapsamında tasarlanan aparat, hastanın uzun süre sonra yeniden kendi başına yemek yiyebilmesine imkan sağladı.
Kütahya Yoncalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde tedavi süreci devam eden hastanın rehabilitasyonunda aktif görev alan uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı, hastanın günlük yaşam aktivitelerine yeniden adapte olabilmesi için yoğun çalışma yürüttü. Hastanın fiziksel kapasitesini detaylı şekilde analiz eden Bağdatlı’nın yönlendirmeleri doğrultusunda, hastaya özel yardımcı aparat geliştirildi.
İş kazasının ardından boynundan aşağısında ciddi hareket kaybı yaşayan hasta, uzun süre yalnızca destekle yaşamını sürdürebildi. Tedavi sürecinde ilk olarak oturma dengesi, tansiyon kontrolü ve temel hareket becerileri üzerinde çalışıldı. Sürecin ilerleyen aşamalarında ise hastanın günlük yaşam aktivitelerine yeniden katılımı hedeflendi.
Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın hasta üzerinde yaptığı detaylı değerlendirmeler sonrası, KSBÜ Engelsiz Yaşam Merkezi ile koordineli çalışma başlatıldı. Hastanın elini ağzına götürme açısı, kavrama kapasitesi ve hareket kabiliyeti analiz edilerek 3D yazıcı teknolojisiyle tamamen kişiye özel bir aparat tasarlandı.
Geliştirilen aparat sayesinde hasta, uzun süredir gerçekleştiremediği yemek yeme aktivitesini yeniden bağımsız şekilde yapmaya başladı. Aynı zamanda kitap okuma gibi günlük aktivitelerde de önemli ilerleme sağlandı.
KSBÜ Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Afşar, hazırlanan aparatın tamamen hastanın fiziksel ihtiyaçlarına göre üretildiğini belirterek, “Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın hasta üzerindeki değerlendirmeleri doğrultusunda birebir özel tasarım oluşturduk. Hastamız artık temel ihtiyaçlarını daha bağımsız şekilde karşılayabiliyor” ifadelerini kullandı.
KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin ise sağlık alanında akademik bilgi ile teknolojinin birleşmesinin önemine dikkat çekerek, hasta yaşam kalitesini artıran uygulamaların desteklenmeye devam edeceğini söyledi.
Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın ön plana çıktığı çalışma, Kütahya’da rehabilitasyon alanında gerçekleştirilen hasta odaklı yenilikçi uygulamalar arasında dikkat çekti.
Meliha ATEŞ ( Kaynak: Kutahya Bulten)
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
Bir Linç Daha mı? Susurluk Ne Kaybediyor, Biraz Düşünelim
Son günlerde Efe Dinlenme Tesisleri üzerinden yürütülen tartışmaları dikkatle izliyorum. Bir işletmede tuvalet kullanımından ücret alınması üzerinden başlayan bir tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiye dönüştü.

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?