GÖNLÜM DEĞİŞİMDEN YANA
28 Mayıs seçim, 29 Mayıs’a yazı. Gazetelerin böyle bir sorunu var. Seçim öncesi değerlendirmesi için çok geç. Seçim sonucu değerlendirmesi ise olanaksız. O nedenle ben baskı gazeteciliği sektörünün misyonunu tamamlamak üzere olduğuna inanıyorum. Sadece köşe...

28 Mayıs seçim, 29 Mayıs’a yazı. Gazetelerin böyle bir sorunu var. Seçim öncesi değerlendirmesi için çok geç. Seçim sonucu değerlendirmesi ise olanaksız.
O nedenle ben baskı gazeteciliği sektörünün misyonunu tamamlamak üzere olduğuna inanıyorum. Sadece köşe yazısı açısından da değil. Haberler de bayatlıyor basılmayı beklerken.
Dijital ortamda anında buluşuyor okuyucuyla.
Hem haber hem yorum yazısı paylaş tuşuna basmak kadar hızlı. Ve günlükten de öte anlık güncel.
Seçimden girdik, seçimle devam edelim. 14 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun seçimi alacağından çok umutluydum.
Olmadı.
Dünyanın sonu da gelmedi.
28 Mayıs’ta pek umudum yok.
Yazı 29’unda yayınlanacağı için açıkça yazmakta sorun da yok. Hani deniyor ya, bir daha seçim olmaz. “Köprüden önce son çıkış” falan diye.
Ben inanmıyorum. Yüz yıllık Cumhuriyet bize çok şey kattı. En önemlisi sandık. Bundan kimse vazgeçiremez hiç kimseyi.
“Geri gideriz. Kurumlara güvensizlik doruğa çıkar. Ekonomi yabancı yatırımcısız kalır. Enflasyon dizginlenemez bir hal alır. Liyakatsizlik sürer… “
Tamam, belki ama sandık kalkar, seçim biter, babadan oğula dönemi başlar. Bunlar olacak şeyler değil.
Günlerdir süren gerginlik de bitecek 29 Mayıs sabahı, göreceksiniz.
Sağı solu; Kürdü, Türkü hepsi bu ülkenin birer vatandaşı oldukları gerçeğinde birleşecekler yine.
Eminim.
Hatta siyasetçilerin zarar verdiği dostluklar yeniden kurulacak.
Aklı başında ve bu ülkeyi seven her birey, siyaset bitti, şimdi eskisi gibi kardeşlik zamanı noktasında kucaklaşacak. Hiç kuşkum yok bundan.
Seçim mi ne olur?
Gönlüm değişimden yana.
Gönlüm demokrasinin eksiksiz pratiğe geçmesinden yana.
Gönlüm liyakatin esas olmasından yana.
Gönlüm hukukun üstünlüğünden yana.
Gönlüm tüm kurumların güven endeksinin hızla yükselmesinden yana.
Kim kazanırsa kazansın, değişimden yana…
DOKUZ CANLI
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı