HALKA RAĞMEN
Gürsel Tekin'in ne Gür'lüğü kaldı; ne Tekin'liği. Tüm güvenirliği kendi yarattığı "selde" eriyip gitti. Yazık etti yıllardır biriktirdiği siyasi karıyerine. Ancak şu da bir gerçek: Giderayak bir hastalığı ortaya çıkardı. Dededen kalma CHP'liliği ile övünen...

Gürsel Tekin'in ne Gür'lüğü kaldı; ne Tekin'liği. Tüm güvenirliği kendi yarattığı "selde" eriyip gitti.
Yazık etti yıllardır biriktirdiği siyasi karıyerine.
Ancak şu da bir gerçek: Giderayak bir hastalığı ortaya çıkardı.
Dededen kalma CHP'liliği ile övünen Gürsel Tekin , koltuk uğruna tüm CHP tabanının nefretini kazanmaktan çekinmedi.
Ne yazık ki koltuk kavgalarının sürekli yaşandığı partiletin başını çekmekte CHP.
Lakin bu çok büyük kayıplar oluşturmadı hiç bir dönem. Çünkü CHP tabanı ; bir başka yaklaşımla demokratik bilinci almış eğitimli insanlar için, liderden çok fikirler ağır basıyor.
Yani, onlar için asıl önemli olan, asıl sahip çıkılması gereken hukuk, bağımsızlık, demokrasi...
CHP'nin başını çektiği muhalif halkın çok büyük bir bölümü -şu aralar- muhalefetin özellikle CHP'nin yargı eliyle dizayn edilmeye çalışıldığına inanıyor.
Ortada böyle bir durum söz konusu iken bırakın Gürsel Tekin'i Kemal Kılıçdaroğlu'nu dahi bir kalemde silip atacak bir kitleyi bu şekilde bölmek hayal.
Bölünse bölünse partiyi kişisel çıkarları doğrultusuna kullanma peşinde olan üç beş bilindik isim bölünür ki; o da başta CHP olmak üzere tüm muhalif gurupların hayrına olur.
Örneğin Gürsel Tekin'in kayyumluğa soyunması ve boyunun ölçüsünün fazlasıyla alması CHP'nin hayrına bir gelişmedir...
Herkes şunu hiç unutmamalıdır: " Halka rağmen, alınacak hiç bir karar; hiç bir kurgu başarılı olamaz..
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
Devamı
İlginizi Çekebilir

Köşe Yazısı
POLEMİK SİYASETİ BİTTİ ÇÖZÜM DOĞRU YOL'DA...
Ankara koridorlarında veya ekran ekran dolaşan polemik dizilerinde siyaset, uzunca bir süredir gerçek işlevinden koparılıp bir illüzyon şovuna dönüştürüldü. Ana muhalefet liderliğinin "İktidarı rahatsız ettik" cümlesini bir başarı kriteri gibi kamuoyuna sunması, mevcut siyasi akıl tutulmasının en yalın özetidir. Rakiplerin sinir uçlarıyla oynamayı, toplumsal sorunların çözümünün önüne koyan bu mantık; siyaseti icraat makamı olmaktan çıkarıp bir "psikolojik harp" alanına indirgemektedir.

Köşe Yazısı
ZEHİRDE SENSİN, PANZEHİRDE. NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERME ZAMANI
Masum, ruhu saf dupduru kalbi yüreği kadar güzel yarının umut dolu genç kadeşlerim. Hayat dediğin işte tamda bu. Nefes alıp vermenin dışında yaşanmışlıkları nasıl yorumladığın, yorumlarında kendini nereye koyduğun. Kimse yanmadığı ateşin dumanının onun ruhunda bıraktığı izin derinliğini bilemez, yanış olarak görünen, yanan beden gibi görünsede eksilen ruhdandır.

Köşe Yazısı
GÜZEL BAŞLANGIÇ
2026/27 sezonu start verdi ve bizim için keyifli bir başlangıç oldu. Güzel oyun, güzel skor getirdi. Yapılması gereken şeyleri doğru yaptığınız zaman sonuç elde etmemeniz imkansız. Beni en çok sevindiren şey kadroda ki genç ve tecrübeli oyuncuların beraber kullanılmasıydı.

Köşe Yazısı
Yeni Parti'ye Saldıranlara Bakmayın
Yeni Parti'ye saldırı başladı. Gerekçe malum: Çerçeve Yasa'ya evet demesi. İktidar yine bildiğini yapıyor. Satranç tahtasını kuruyor, taşı öyle bir yere koyuyor ki, bütün gözler o hamleye kilitleniyor. Ve her seferinde başarıyor.

Köşe Yazısı
BANDIRMASPOR TAM NOT
İlk maçında, acaba nasıl bir Bandırmaspor izleyeceğiz derken, ilk 15 dakikaya 2 gol sığdıran Bandırmaspor’a maçın sonunda gerçekten tam not...

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı
Aynı Film, Farklı İsim Olmasın
Yeni Parti kuruldu, umarım CHP'nin kötü bir kopyası olmaz. Düşünceye saygı duymayan, kendisi gibi düşünmeyeni ilk fırsatta ötekileştiren, etiketleyen bir siyaset dili olmasın yani. Çünkü bu dil milleti yordu.

Köşe Yazısı
EGE SESSİZ DEĞİŞİM KÜLTÜREL MİRAS MI, EGEMENLİK AŞINMASI MI?
Ege kıyılarında son dönemde gözlemlenen hareketlilik, ilk bakışta sadece yaz turizminin ya da komşuluk ilişkilerinin doğal seyrinden ibaret görülebilir. Ancak Ayvalık ile Midilli hattındaki yoğun gidiş gelişler, bölgedeki tarihi ibadethanelere yönelik adımlar ve geçmişte kalmış idari unvanların yeniden gündeme taşınması, konuyu basit bir kültürel etkileşimin çok ötesine taşıyor. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları ve uluslararası antlaşmaların çizdiği sınırlar açısından bakıldığında, yanıtlanması gereken kritik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde kurgulanan bu diplomatik ve dini hamleler Türkiye’ye ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?

Köşe Yazısı